Eski TÜBİTAK Başkanı'na çete davası

Eski TÜBİTAK Başkanı'na çete davası
Eski TÜBİTAK Başkanı'na çete davası
Eski TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Yücel Altunbaşak'ın da aralarında bulunduğu 4 kişi hakkında 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan dava açıldı.

RADİKAL-   Hürriyet ’ten Mesut Hasan Benli’nin haberine göre eski TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Yücel Altunbaşak’ın da aralarında bulunduğu 4 kişi hakkında ‘silahlı terör örgütüne üye olma’ suçundan dava açıldı.
 
İddianamede, 2011 yılında TÜBİTAK Başkanlığı’na getirilen ve Nisan 2015’te görevden ayrılan Altunbaşak ve diğer şüpheliler, personel alımını durduran bakanlık genelgesine aykırı davranarak, 145 Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesini işe almakla suçlandı.   Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, 17-25 Aralık operasyonlarının ardından Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı’nın değiştiği, yeni bakanın genelge yayınlayıp, kurumlara personel alımını durdurma talimatı verdiği anlatıldı. 

GENELGE UYGULANMADI

Ancak genelgenin TÜBİTAK’ta uygulanmayarak 145 kişinin işe alındığı ifade edildi. Eski Başkan Altunbaşak, Başkan Yardımcısı Hasan Palaz, Osman Kulak ve Murat Aydın hakkında ‘silahlı terör örgütüne üye olma’ ve ‘görevi kötüye kullanma’ iddiasıyla dava açıldı. İddianamede, “Arkalarındaki örgütün gücüne güvendikleri, kaotik ortamda hükümetin devrileceğini ve örgüt güdümlü bir siyasal iktidarın işbaşına geleceğini, dolayısıyla genelgeye uyulmamasına ve FETÖ’nün üyelerinin kadrolaşmasına kimsenin ses çıkarmayacağını düşünerek genelgeye aykırı olarak işe almaya devam ettikleri anlaşılmıştır” denildi. 

İŞE İADE DAVASI, DELİL 

İddianamede, işe başlayan kişilerin sözleşmelerinin sonradan ‘vasıfsız olmaları, genelgeye aykırı işe alınmaları’ gerekçesiyle feshedildiği belirtilerek, “İşten çıkartılanlar bu defa yine örgüt talimatlarına uyarak işe iade ve tazminat davası açmış, TÜBİTAK maddi zarara uğramıştır” değerlendirilmesi yapıldı. Altunbaşak için iddianamede şu ifadeler yer aldı: “Şüpheli Yücel Altunbaşak’ın da örgüt tarafından yurtdışına gönderilip parlatıldığı, örgütle ABD ’de organik ilişkisinin bulunduğu, bazı okulların kuruluşunda görev ve sorumluluk aldığı, önemli bir bilim adamı gibi tanıtılıp TÜBİTAK’ın başına örgüt tarafından operasyonla yerleştirildiği, TÜBİTAK’ın örgüt tarafından kontrol altına alınıp sahte delillere bilimsel raporlar hazırlayan bir kurum haline dönüştürüldüğü...”