Estetikle 25 yaş gençleşenler var

Yaşlanmanın yol açtığı kusurların estetik ameliyatla düzeltilebildiğini söyleyen Prof. Onur Erol, "Siz dış görüntünüzü istediğiniz kadar değiştirin, pırıltısız bir insan güzel olamaz" diyor.
Haber: NEŞE DÜZEL / Arşivi

NEDEN? Onur Erol
Birçok insan yüzlerinde ya da bedenlerinde doğuştan var olan kusurlarla bir ömür uğraşmak zorunda kalır. Kimileri bu kusurları takıntı haline getirdiği için acı çeker, kimileri de yaşlandığı için. Ama şu var ki insanoğlu, gücü yettiğince doğayla çatışmaktan, doğaya müdahale etmekten ve doğanın kendinde yarattığı bedensel kusurlarla dövüşmekten hoşlanır. Estetik ameliyatlar da bu mücadelenin bir sonucudur. Bu ameliyatların ve ameliyatlarda kullanılan malzemelerin ucuzlamasıyla, estetik operasyonlar artık her kesimin ilgisini çekiyor. Bugün televizyon programlarında hem botoks uygulamaları yapılıyor, hem de bu programlara katılanlar estetik ameliyatlarla güzelleştiriliyor. Neredeyse bir
'güzelleşme ve gençleşme salgını'yla karşı karşıyayız. Estetik konusu hızla erkeklerin dünyasını da kaplıyor. Hatta geçen hafta genç bir delikanlının, arkadaşlarına da haber vererek, çok sıradan bir işmiş gibi gittiği hastanede, burnunu düzelttirirken öldüğünü duyduk. Estetik ameliyatların zararları nelerdir, bu ameliyatlarla neler yapılabilir, ne kadar gençleşilebilir, ne kadar güzelleşilebilir, güzelleşeyim derken çirkinleşmemek için nelere dikkat edilir, bütün bu konuları ünlü estetik cerrah Prof. Onur Erol ile konuştuk.



Televizyonda yeni bir programbaşladı. Başvuranları estetikameliyatlarla'yeniden' yaratıyorlar. Bu program, insanların ne kadar çok değişebileceğini gösterdiği gibi, insanların kendilerinde ne kadar çok kusur bulduğunu da gösteriyor. İnsanlar, kendilerinde bu kadar çok kusur bulur mu gerçekten?
Buluyorlar tabii.
Kusurlarını bir takıntı haline getirirler mi?
Getirirler. Gerçekçi bozuklukları takıntı yapanlara yardım ediyoruz. Kocaman memeleri olan genç erkekler var. Biz bu bozukluğu düzeltiyoruz.
Ama takıntıları gerçekçi olmayanlar var ki, bunlar psikiyatrik kişilerdir.
Peki kusurlarına akıllarını takan insanlar için estetik operasyon aynı zamanda bir psikolojik tedavi anlamına da geliyor mu?
Tedavi değil de, psikolojik yardım oluyor. Kusurundan kurtulduğunda kendini daha mutlu hissediyor. Hayret edersiniz, yeniden doğmuş gibi oluyorlar. Okulda, işte başarıları artıyor. Erkek ya da kız arkadaş ediniyorlar.
Kadınlar en çok hangi kusurlarını takıyorlar akıllarına?
Erkek-kadın, 17, 18 yaşından başlayarak birinci sırada hep burun geliyor. Yapılan estetik ameliyatların yüzde 50'sine yakını burundur. İkinci sırada da yağ aldırma gelir.
Türk ırkının burnu çirkin mi ki herkes burnunu değiştirmenin peşinde böyle?
Türkiye'de değişik etnik gruplar var. Bu farklı etnik gruplarda burnu çok çirkin olan insanlar var. Gaga burun, kalın burun... Ama gene de kişi, o burunla mutluysa ona hiçbir şey yapılmamalı. Burnu kafasına sokulmamalı.
Kadınlar burundan sonra en çok hangi kusurlarını aklına takıyor?
Estetik ameliyatlar yaşa göre değişiyor. Gençlikte kadınlar burundan sonra memeye takıyor. Genç kız gelişmemiş memeyi problem yapıyor ve büyütmek istiyor. Üçüncü sırayı da liposuction alıyor. Düzensiz vücut şekillerine karşı en radikal önlem olan 'liposuction'ı yaptırıyor. Yağ alınarak vücudunun şekilleri veriliyor.
Kadınlar orta yaşta en çok hangi kusurlarına odaklanıyor peki?
30'lu yaşlara gelince, yüzde yorgun bir ifade, hafif hafif çökmeler, kaşlarda sarkmalar başlar gibi oluyor. O zaman da gençliklerini korumak için bize geliyorlar. Botoks yaptırıyorlar. Kendi dokularını ya da yabancı maddeleri yüzdeki çöken bölgelere enjekte ettiriyorlar. Botoks hariç, kişinin kendi dokusunun dışındaki yabancı cisimleri yüze sıktırması doğru değil. Silikonlar, vitaminler adı altında yüze enjekte edilen 150 kadar uydurma madde var. Bu madde 'yeni' diyorlar ve hadi herkes onu kullanmaya başlıyor.
O yüzler bunlarla mı şişiyor?
Evet. Farkında değiller, doku, o enjeksiyonlarla tahrip oluyor. Daha çok yaşlanıyorlar. Normal dokuya bir sürü yabancı şey sıkıyorsunuz. Bunlar yüzü önce ablak yapıyor, sonra da yüzün dokusunu bozarak iniyor.
30'undaki kadın botoksun dışında başka neler yaptırıyor?
Genç kızken meme büyütmek için gelirken, bu sefer memelerini dikleştirmeye geliyorlar. Eğer o çağa kadar küçük memeyi sorun etmiş, ama büyütmemişse, onlar da büyütüyor. Bu arada yağ aldırma operasyonları devam ediyor. Kaş asma, botoks, lazerli operasyonlar ve doku enjeksiyonlarıyla kendilerini zinde tutmaya çalışıyorlar. Doğum nedeniyle karnında çatlaklar olabiliyor, karnı sarkıyor. Karın germeyle bunları düzelttiriyor.
Kadınlar 40 yaşını geçtikten sonra hangi estetik operasyonlara kalkışıyor peki?
Yaşam süresi 70'lere, 80'lere uzadığından, 40-60 yaş arasına artık yaşlı denmiyor. 'Orta genç' deniyor. Bu grup bize gençleşmek için geliyor. Göz kapağı ve kaş kaldırma, doku enjeksiyonunun yanı sıra yüz germe ameliyatlarıyla gençleşmeye çalışıyorlar.
Yaşlanmanın yol açtığı tüm kusurları düzeltebiliyor musunuz?
Kafanın içindekini değil. Ama dıştaki kusurların bir çoğunu düzeltiyoruz. Estetik cerrahi büyük aşama kaydetti. Ama bu arada sigarayı bırakmalarını, sağlıklı beslenmelerini, spor yapmalarını, yeteri kadar su içmelerini de öneriyoruz. Ama bol su derken, iki litreden fazla su içmek de doğru değil. Kişi çok boylu bosluysa günde üç litre su içebilir ama bazen insanlar abartıp altı litre su içiyor. Böbrekleri lüzumsuz yere çalıştırıyorlar.
Estetik cerrahinin düzeltemeyeceği kusurlar hangileri?
Düzeltemeyeceğimiz kusurlar tabii ki var, olmaz olur mu. Cildi çok kötü olmuş birine yeniden bir cilt yapamıyoruz. Çıbanlı, izli yüzleri anadan doğma bir cilde kavuşturamıyoruz. Kırışıklığın aşırısını yüzde 100 düzeltemeyiz ama yüzde 90 düzeltiriz.
Estetik ameliyatla bir insan kaç yaş gençleşebilir?
Bu, kişiye göre değişiyor. Öyle hasta var ki, sadece beş yaş gençleşiyor. Bazısı da 25 yaş gençleşiyor.
50 yaşındaki bir kadın, estetik ameliyat sonucunda 25 yaşında görünebilir mi yani?
65 yaşındaki 40 yaşında görünebilir. 50 yaşındaki de belki 27'sinde görünür. Ama herkeste bu sonuç olmuyor. Eskiden sadece yüzü yandan kulaklara doğru germe vardı. Şimdi doku enjeksiyonlarıyla yüze kontür yani kıvrımlar da veriliyor ve o kişi 25 yaş gençleşebiliyor.
Güzelliğin ölçüsü oran mıdır?
10 sene önce, 'Güzellik yüzde 99
orandır' derdim. Ben bilgisayarda hastaların yüzünü ekranda ikiye bölüyorum. Hepimiz asimetriğiz. Yüzün iki sağını ya da iki solunu bileştirirseniz, çok çirkin oluyor. Hafif asimetri, yüze güzellik katıyor. Eğer bir kusur kişiye yakışıyorsa dokunulmamalı.
Estetik ameliyat bir tür bağımlılık yaratıyor mu insanda? Yaptırdıkça daha fazla mı yaptırmak istiyor insan?
Bunu hastalarımdan söyleyen oldu. 'Doktor bey adeta alıştım bu işe. Çünkü çok hoş oluyorum. Mutlu oldukça estetik yaptırmak istiyorum. Üstelik çok zor da değilmiş' diyen var. Kişi, kötü sonuç almadıysa estetik operasyonlara devam etmek istiyor. Buna 'alışkanlık' mı deriz, yoksa iyi bir deneyimi tekrarlamak mı deriz, bilemiyorum.
Estetik cerrahı Prof. Fethi Orak, bir röportajda bana bu konuyu çok güzel özetlemişti. 'Estetik işinde obur olmayacaksınız. Estetiğin sınırlarını belirlemek zorundasınız. Çok fazla değişmek isteyenler aslında ne istediğini bilmeyen kişilerdir. Şunu da yaptırayım, bunu da yaptırayım derken işin dozu kaçıyor' demişti. Öyle mi?
Böyle insanlar var tabii. Kişinin burnu güzel olmuş. İlle 'Şurasını da, burasını da düzelt burnumun' diyor. Bu, sağlıklı değil. Estetik olma konusunda aşırı isteğe sahip olan kişilere mutlaka sınırlama koymak lazım. Hayalller kurup, realitenin dışında bir şeyler olmak isteyenler, 'Oramı da, buramı da yapın', 'Buramı da, oramı da çekin' diyenler var. Bunlar patolojik grup. Bizim için doğru hasta grubu değil. Beklentileri anormal yüksek. Psikiyatrik olarak değerlendirilmeleri gerekir. Biz bunları hemen ekarte ederiz, çünkü bunlara ameliyat yaparsanız mutlaka problem vaka olurlar.
Bazen çok tuhaf sonuçlar veren ameliyatlar da görüyoruz. Bazen bakıyorsunuz ameliyattan önce çok güzel olan bir genç hanım, kocaman dudaklarıyla ve iki ucu havaya kalkmış tuhaf burunlarla çıkıyor ortaya. Bunlar ameliyat hatası mı yoksa kadınların kendileri mi istiyor bu tuhaf görüntüleri?
Dudakların öyle patlıcan gibi, yamyam gibi şiş olması, bence o kişilerin biraz akıl yoksunu olmasıdır. Kusura bakmasınlar, hiç güzelleşmiyorlar. Silikon ve bazı yabancı cisimlerin enjeksiyonuyla acayip bir şey oluyorlar. Niye bu akılsızlığı yaptım diye pişman olan çok kişi olduğu gibi, dudak şişirtmelere, öyle burun küçültmelere hâlâ devam eden çok kişi de var.
Bunlar kendi dudaklarına sonra tekrar kavuşabiliyorlar mı?
Silikonlarını aldırtmak için yalvaran, ağlayan hastalar var. Çıkaramıyorsunuz. Çünkü meme silikonu gibi değil. Sıvı silikon dokuların içine giriyor, her şeye yayılıyor. Şişiyor, kaşıntı, alerji yapıyor. Kortizon almak zorunda kalıyorlar. Tanıdığım birine 'Londra'ya gidiyorsun, sakın yaptırma' dedim Ama beni dinlemedi, üç sene ördek gibi gezdi. Bereket sıvı silikon değildi. Parça silikonlar sıkılmıştı da düzeltildi.
Gençleştirme operasyonları yüzlere biraz yapay bir ifade katmıyor mu? Doğal görüntüyü bozmadan gençleştirebilir misiniz?
Eskiden yaşlanma sadece yüzü germeyle giderilirdi. Yüz kulaklara doğru çekilirdi. Sadece çekme ameliyatı, doğallığı kaybettiriyor. Ama şimdi hem deri geriliyor hem de doku veriliyor.
Peki ameliyat izi kalıyor mu?
Karın germede ve meme küçültmede muhakkak iz kalıyor. Ne kadar güzel dikerseniz dikin, estetik ameliyatın sonucu hastaya göre değişir. Kiminde iz incecik bir çizgidir, kiminde bir parmak kalınlığındadır.
İnsanlar artık botoksu ya da diğer enjeksiyonları aspirin alır gibi yaptırıyorlar. Hatta bazı televizyon programlarında canlı yayında botoks yapılıyor. Botoks zararsız bir şey mi? Herkes kendine botoks yapabilir mi?
Botoks, dozu azaltılmış bir zehir. Uzman olmayan bir kişi botoksa elini süremez. Botoks milimetrik bölgelere yapılacak bir şey. Yanlış yaparsanız göz kapağınız sarkar. Bereket kalıcı değil de, 4-6 ay öyle dolaşırsınız. Eğer botoks yanlış yerlere zerk edilirse, mesela boyna yanlış verilirse nefes kesilebilir. Gözde travmalar olabilir.
Botoks nereye yapılmaz?
Ben sadece gözlerin kaz ayaklarına ve alına izin veriyorum. Botoks ağız çevresine de yapılır, ama bir taraf fazla, bir taraf az tutarsa, bir süre çarpık çurpuk dolaşır insanlar. Botoksta amaç kırışıklığı yok etmek değil, kasların aşırı çalışmasını durdurmak ve o kırışıklığın derinleşmesine mani olmaktır. Doku enjeksiyonunda amaç ise kırışıklığın içini doldurmaktır.
Baktığınız her yüzde düzeltilmesi gereken bir hata görür müsünüz?
Hatayı görürüm. Hatanın düzeltilmesi isteği hastadan gelmeli. Kişi o kusurla mutluysa, kafasına estetik fikri sokulmamalı. Kızcağız kocaman burnuyla mutlu. Niye kafasına burnunu sokayım ki. Ben bir burun desem, bitti. O gün olmasa, üç ay sonra burun problemiyle gelecek.
Gençleşmek için ilk estetik ameliyat ne zaman yaptırılmalı?
İlk büyük ameliyat olan yüz germe operasyonu, yüzde 'sarkma' olduğunda yapılmalı. Sarkma dediğim, burnun, çenenin kenarındaki dokuların, yanağın, kaşların sarkmasıdır. 40 yaşında da başlayabilir, 60 yaşında da. Yıpranmaya. Üzüntü geçirmiş olanlar daha çabuk yıpranıyor.
Yaşlanmak sadece sarkmak ve kırışmak mıdır?
Kesinlikle değil. Yaşlanmak, beynin, anatomik yapının, ruhun ve gözün de yaşlanmasıdır. Dış görüntünüzü istediğiniz kadar düzeltin, pırıltısız bir insan güzel olamaz. Çok çirkin hatları olan biri ise pırıltısıyla güzelleşir. Kişi, o pırıltıyı, ışığı kendisi kazanır.
Başka bir kadını kıskandığı, kocasının kendisini genç bir kadınla aldattığını düşündüğü için estetik yaptıran kadınlar var mı?
Maalesef var. Halbuki estetik yaptırmak, kadına kocasını kazandırmaz. Estetik, kadının kocasıyla arasını düzelten bir araç değildir.
Estetik ameliyat olmak için gelenler kimler genellikle?
Her yaştan, her kesimden, her sınıftan kadın ve erkek geliyor. Gecekondudan da geliyor, Anadolu'dan da... Sadece sanatçılar estetik yaptırıyor sanılıyor. Kaç tane sanatçı var ki... Sanatçı, estetik yapıldığı zaman halka bir nevi model olarak basın tarafından gösterilen bir örnek. Aslında biz halka estetik yapıyoruz. Ekonomik durumu zayıf olanlar estetik işini mesleğe daha yeni başlamış olanlara çok daha ucuza hallettirmeye çalışıyor. O hekim arkadaş da pratik kazanmak zorunda. Biz de eskiden, hastanede hemşireleri çevirip ameliyat etmeye uğraşırdık. Başka nasıl öğreneceğiz, mecburuz buna.
Tesettürlü hanımlar geliyor mu?
Tabii, bolca geliyorlar. Çarşaflı da geliyor. 50 hastadan bir-iki tanesi bunlardan olabiliyor.
Hep kadınları konuştuk. Erkekler de estetik yaptırıyor. Onlar en çok nerelerini değiştirmek istiyor?
Burun onlarda da ilk sırada geliyor. 18 yaşını bitirdi mi burnunu ameliyat ettiriyor. Öbür estetik operasyonlarda belki 100 hastadan 10'u erkekken, burunda 100 hastadan 18'i erkek. Erkekler kepçekulağı da değiştiriyor. Kepçekulağın ilkokuldan önce hallolması daha iyi çünkü arkadaşları çok dalga geçiyor. Yok yere yazık oluyor kepçekulaklı çocuklara. Memesi büyük olan erkeklere de 15, 16 yaşında liposuction yapılıyor. Çünkü meme, erkekte psikolojik çöküntü yaratıyor. Erkeklerin yaşla, meme, bel ve göbek bölgesi yağ topluyor. 25'inden sonra yağ aldırıyorlar. Ayrıca erkekler kaş kaldırtıyor ve gıdık da aldırıyor.
Siz hiç estetik yaptırdınız mı?
Kaş astırdım. Kaşlarım gözümün üstüne biniyordu. Ayrıca göz üst kapağımdaki fazlalığı aldırdım. Kaşımın arasına ve alnıma botoks yaptırdım.