@ismailsaymaz

'Ete'den şanslıyım, çünkü ölebilirdim'

Posta Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Mehmet Coşkundeniz, kız arkadaşı Derya Özel'in kullandığı araçla bir eğlenceden dönüşte kendilerini durduran trafik polisi tarafından yere yatırılıp kelepçelenene kadar, göreceği şiddeti tahmin edemezdi. Özel, alkollü çıkmış, polis araca el koymak istemişti.
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İSTANBUL - Posta Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Mehmet Coşkundeniz, kız arkadaşı Derya Özel'in kullandığı araçla bir eğlenceden dönüşte kendilerini durduran trafik polisi tarafından yere yatırılıp kelepçelenene kadar, göreceği şiddeti tahmin edemezdi. Özel, alkollü çıkmış, polis araca el koymak istemişti. Coşkundeniz, "Evimiz yakın, bırakın gidelim" deyince elleri kelepçelendi, kız arkadaşı Özel'in gözleri önünde tekme ve yumruklarla dövüldü. Üstelik dayakçı polis, Coşkundeniz'den şikâyetçi oldu.
'Basın kartı hiddetlendirdi'
Mehmet Coşkundeniz, gecen cuma günü birlikte eğlenmeye gittiği arkadaşı Özel'le saat 02.30 sularında evine dönmek üzere yola çıktı. Coşkundeniz'in aracını Özel kullanıyordu. Levent'e girişteki Koç Köprüsü'ne gelince trafik polisleri, trafik ve alkol kontrolü için aracı durdurdu. Özel, alkollü çıkınca ehliyete ve araca el konuldu.
Coşkundeniz, araçtan inip, "Arabayı çekmeyin, evimiz yakın" deyince, arkadaşlarının 'Deniz' diye seslendiği bir polis, "Seni döverim" dedi. Coşkundeniz, "Dövemezsin" dedi. Bu konuşma tekrarlanınca polis, zorla kelepçe taktığı Coşkundeniz'i yere yatırarak dövmeye başladı: "Ellerim kelepçeli halde beni yıkınca sol omzumun üzerine düştüm. Tekme ve tokatla dövüyordu. Sonra ayağa kaldırdılar. Polis tekrar gelip hayalarıma tekme attı, yüzüme vurdu. Basın kartımı gösterince 'Demek sarı basın' diye kinlenerek vurmayı sürdürdü. Diğerleri engel olmadı. Kelepçeli olduğum için müdahale edemiyor, kendimi koruyamıyordum."
Coşkundeniz, Levent Polis Merkezi'ne götürülürken, inmesine izin verilmeyen Özel, aracın içinde Coşkundeniz'in dövülmesini izledi. Dayakçının da bulunduğu dört trafik polisi ise Coşkundeniz'in ardından karakola geldi. Çoşkundeniz'den şikâyetçiydiler: "Birini getirdiler. Genç bir polis. Dediler ki, 'Sen de bizim arkadaşımızın kolunu çıkarmışın.' Oysa benim ellerim kelepçeliydi."
Coşkundeniz de dayakçı polis hakkında şikâyetçi oldu, savcılık işlem başlattı. Coşkundeniz, daha sonra sağlık kontrolüne götürüldü. Omuz eklemindeki burkulma ve gerilme yüzünden ödem oluşan kolu askıya alındı.
Mehmet Coşkundeniz, gördüğü polis şiddetine rağmen, polis tekmesiyle ölen Feyzullah Ete ve İzmir'de polis kurşunuyla komaya giren Baran Tursun'a göre endini şanslı hissediyor: "Ne zaman elimi kelepçeleyip yere düşürdüler, anladım ki canım tehlikede. Kafamı betona çarpabilirdim. Adam bilinçsizce vuruyordu. Bir şeye dikkat ediyorlar; yüzüne vurmuyorlar."