Etkili çalışmanın püf noktaları

'Sınavlarda başarılı olmak' adı ile başladığımız yazılarımıza bugünkü yazımızla devam ediyoruz. Bir üst okula hazırlıkta, adaylar ya kendi başlarına ya da bir dershane yardımı ile çalışma yapıyor.
Haber: OĞUZHAN EYİLİK / Arşivi

'Sınavlarda başarılı olmak' adı ile başladığımız yazılarımıza bugünkü yazımızla devam ediyoruz. Bir üst okula hazırlıkta, adaylar ya kendi başlarına ya da bir dershane yardımı ile çalışma yapıyor. ÖSS ya da OKS'ye hazırlık yapacak olan adaylar nasıl bir hazırlık dönemi geçirecekler ise ona göre program belirlemeli. Dershanede ya da kendi başına hazırlık yapacak olan öğrencilerin hepsi için olmazsa olmaz çalışma davranışları vardır.
Çalışma Ortamı: Çalışma ortamının yeterli aydınlık ve sıcaklıkta olması hem verim almak hem de sağlık durumunun devamı için gereklidir. Çalışma genelde evin herkes tarafından kullanılan yeri olmakta ve de bu durum başarılı bir bilgi edinimi zorlaştırmaktadır. Aile bireylerinin çok fazla girip çıkmayacağı ve de ders çalışacak kişinin hoş gelebilecek bir yer seçilmelidir. Tüm bunların söz konusu bile olamayacağı ortamlarda ders çalışmak durumunda kalındığında mümkün olduğunca kendimiz için uygun ortamı oluşturmaya, aramaya çalışmalıyız.
Evinde ders çalışma ortamı olarak ciddi anlamda sorunlar yaşayan bir öğrenci okul-dershane kütüphanesi, devlet-belediye ya da özel kurumların kütüphanelerini rahatlıkla kullanabilir. Ders çalışmak için ayrılan zaman doğru şekilde kullanılmış ve bilgi öğrenilmiş ise evdeki zaman dinlenmek, soru çözmek ya da tekrar etme çalışmaları için ayrılabilir. Evde ders çalışılacak ise televizyon sesi ve görüntüsünden, aile bireylerinin günlük konuşmalarından mümkün olduğunca uzak durulmalıdır ki, öğrenci tüm duyularını derslerine yoğunlaştırabilsin.
Müzik ve televizyon: İnsan beyni belli sınırları olan bir yapıdadır. Biz istesek de istemesek de birkaç şeyin bir anda yapıldığı durumlarda beynimizin algılaması uyarıcılardan bazılarını seçecek ve diğerlerini göz ardı edecektir. Televizyon, herkesin çok fazla derecede zamanını işgal etmekte. ÖSS ya da OKS hazırlık döneminde öğrencilerin televizyon alışkanlıklarını mümkünse tamamen bırakmaları gerekmekte. Birey illa ki televizyon izleyeceğim diyorsa bu noktada çok ama çok seçici olmalı. Unutulmamalıdır ki bizim televizyon izlediğimiz zamanları ders çalışarak geçiren rakiplerimiz var. Müzik ile ders çalışmak noktasında alışkanlığı olan bireylerin bu alışkanlıklarını kolay kolay değiştiremiyoruz. Bu tarz bir alışkanlık gerçekleştirmemiş olan adaylar müzik ile ders çalışmaktan uzak durmalı. Müzik ile ders çalışan öğrenciler sadece müzik aletleri ile yapılan enstrümantal müzik parçaları ile çalışırlar ise daha başarılı olabileceklerdir.
Çalışma masası: Okulda, dershanede sırada öğrendiğimiz, evde masada tekrar ettiğimiz bir bilgiyi, sınav anı geldiğinde sınav salonundaki sırada daha rahat bir şekilde hatırlayıp, cevap verebiliriz. İşte bunun için evimizde mümkün olduğunca koltukta, yerde ya da yatakta çalışmaktan kaçınmak gerekli. Masanın verdiği psikolojik hazırlık öğrenmelerimizi kolaylaştıracaktır. Masada o an ne çalışılıyorsa sadece o dersle ilgili bilgi ve materyaller olmalıdır. Ders çalışma dışında başka şeylere yönlendirecek her şeyden soyutlanıp öyle masaya oturmalıdır.
Hazırlık zamanını planlamak: Planlama yaparken uzak ve yakın hedeflere göre hareket edilmelidir. Uzak hedef dediğimiz şey uzun vadede ya da sınav sonucunda varmak istediğimiz yer. Yakın hedef ise uzak hedefe kilitlenmiş kişinin aşama aşama geçecek olduğu merhaleleri işaret etmektedir. ÖSS ve OKS adayı her öğrenci bir uzak hedefe sahip olmalı ve tüm hareket mekanizmasını yakın hedeflerini ona göre düzenlemeli.
Türkiye derecesi yapacağım ama günde en fazla iki saat çalışabilirim düşüncesi hedefi olmak anlamına gelemez. Hedef ve planlama yaparken gerçekçi olmak gerekir. Dinlenme, okul, sosyal yaşam, uyku, aile, tekrar, sınavlar, tatiller hepsi yazılı hale getirilmeli. Maksimum 10 günlük bir çizelge hazırlayıp ona göre hayatın akışını sürdürmeliyiz. Yazılı bir programa sahip olmak demek rakiplerimize göre bir adım önde olmak demek.
Sosyal yaşam: Sınavlara hazırlanılan yaşlar ise ciddi anlamda bir sosyalleşmenin olduğu dönemlerdir. Sosyal hayatımızı yazılı olarak ortaya koyduğumuz programın içinde yaşamalıyız. Her günün belli saatlerini sosyal paylaşım için ayırabilceğimiz gibi haftada bir günü sosyal çevremize ayırabiliriz. Unutmayalım ki başarı ciddi anlamda fedakârlık gerektirmektedir. Çevremizdeki arkadaşlarımıza, ailemize ve kendimize hayır demeyi öğrenmeliyiz.
Fizyolojik yaşam: ÖSS ve OKS'ye hazırlanan birey ve aileler gelişim evresi olarak içinde bulunulan durumun gerçekliğini görüp ona göre hareket etmeli.
Uyku zamanlarına dikkat edilmeli, gecenin ilerleyen saatlerinde ders çalışmak gibi bir alışkanlığın içine girilmemeli. Günün yedi sekiz saatlik dilimi gece uykusu ile geçirilmelidir ki vücut sağlığı devam edebilsin. Beslenme ile ilgili olaraksa hiçbir şekilde taviz verilmemeli. Bu dönemde mümkünse rejim ya da belirli gıdalar ile ilgili kısıtlamalara gidilmemeli. Öğün atlamadan günde üç kez yemek önemli. Fast food denen ayaküstü yiyecekler yerine ise ev yemekleri yemeye özen gösterilmeli.
Üniversite sözlüğü
Yükseköğretim: En az dört yarıyılı kapsayan eğitim-öğretimin tümü. Yükseköğretimde ön lisans, lisans ve lisansüstü düzeylerde eğitim yapılmaktadır.
Yüksekokul: Belli bir mesleğe yönelik eğitim-öğretime ağırlık veren yüksek-öğretim kurumu. Cumhuriyet Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu gibi.
Ön lisans: Dört yarıyılı kapsayan, ara insan gücü yetiştirmeyi amaçlayan yani lisans öğretiminin ilk kademesini oluşturan eğitim.
Lisans: En az sekiz yarıyıllık (dört yıl) programı kapsayan bir yükseköğretimdir. Lisans düzeyinde örgün, açık ve dışarıdan (ekstern) eğitim verilmektedir.
Örgün eğitim: Öğrencilerin eğitim-öğretim süresince ders ve uygulamalara devam etme zorunluluğunda oldukları bir eğitim-öğretim türü.
Açık öğretim: Radyo, televizyon ve eğitim araçlarıyla yapılan eğitim türü.

Oğuzhan Eyilik, MED Dershanesi rehberlik uzmanı. Sorularınız için: oguzhaneyilik@meddershanesi.com