Evine baskının ayıbı unutulmayacak

Çok değil, beş hafta önceydi. Ergenekon Soruşturması'nın 12. dalgası 13 Nisan sabahında 'patlamıştı'. Aslında böylesi bir operasyon bekleniyordu. Ancak polisin elindeki 63 isimlik listede, öyle bir adres vardı ki, oraya gidileceği kimsenin aklına gelmezdi: Prof. Dr. Türkan Saylan'ın Arnavutköy'deki evi...


İSMAİL SAYMAZ 

Saylan’ın evi yedi saat boyunca aranırken, genel başkanı olduğu ÇYDD’nin genel merkezi ve 19 şubesi de polis baskınına uğradı. Saylan için yalnızca arama kararı vardı ancak, kimi yönetim kurulu üyeleri ve şube başkanları gözaltına alındı. Arama kararında, gerekçe olarak, ‘Silahlı terör örgütü üyeliği’ şüphesi yazıyordu. İlişkilendirilen olaylar; Danıştay suikastı, Cumhuriyet’e el bombalı saldırı, Başbakan’a suikast girişimi gibi, Ergenekon’a atfedilen eylemlerdi. Operasyonda polisin “Kopyalamaya vakit yok” diyerek 56 bin bursiyere ait bilgileri alması, ÇYDD’yi zora zoktu. Öğrenciler burslarını alamadı.
Arama sonrası Saylan pencereye çıkıp, destek için gelenlere el salladı. Sonra gazetecileri evine çağırıp soruları yanıtladı. Evinden neler mi alındı? Saylan, “Polislere ‘İnşallah aşk mektuplarımı almadınız’ dedim şaka olarak. Birçok makalemi aldılar yazılmış, ‘Basılmış kitap var, uğraşmayın’ dedim. Yarım çuval tuttu” diye anlattı.
Bu baskın, kamuoyunda şok yaratmıştı. Çünkü Saylan, Ergenekon’dan tutuklu yargılanan kimi ulusalcı isimlerle hayli uzaktı. Çağlayan’da yapılan Cumhuriyet Mitingi’nde ‘Darbeye hayır’ dediği için İzmir Cumhuriyet Mitingi’nde konuşması engellenmişti. Kimi ulusalcılar da Saylan’ı Avrupa Birliği’ni destekleği için kendilerinden saymıyordu.
Tepki öyle büyüktü ki, AKP’liler bile ilk kez operasyonu eleştirdi. Kanal D’de Mehmet Ali Birand, ana haber bülteninde derneğe yardım kampanyası başlattı. Ve kampanya sayesinde kısa sürede 1 trilyon lira bağış toplandı. Bu, ÇYDD’nin, yaralarını sarması için ilk adımdı.