'Evlilikten korktuğum kadar savaştan korkmuyorum'

'Evlilikten korktuğum kadar savaştan korkmuyorum'
'Evlilikten korktuğum kadar savaştan korkmuyorum'
Dünyanın önde gelen savaş muhabirlerinden biri olarak gösterilen Fransız gazeteci Patrick Chauvel "savaştan evlilikten korktuğu kadar korkmadığını" ifade etti

ANKARA - Chauvel, Anadolu Ajansı (AA) Haber Akademisi'nin düzenlediği "Savaş Muhabirliği Sertifika Programı" kapsamında AA Konferans Salonu'nda muhabirlerle bir araya gelerek deneyimlerini aktardı.

Konferansın ilk bölümünde Vietnam, Mozambik, Kamboçya, Eritre, İrlanda, Lübnan, Nikaragua, Afrika, Salvador, Afganistan, Filistin, Yugoslavya, Haiti, Somali, Çeçenistan, Tayland, Bangkok, Libya, Brezilya ve savaşın yaşandığı diğer ülkelerde çektiği fotoğraflardan örnekler veren Chauvel, fotoğraf çekmenin bazen savaş bölgesindeki cesetleri toplamaktan daha önemli olduğunu çünkü bu fotoğrafların oradaki durumu dünyaya anlatan bir sembol olduğunu ifade etti.

"FOTO MUHABİRİ FOTOĞRAF ÇEKERKEN YALNIZDIR"

"Angaje olmuş gazetecilik" konusunda görüşü sorulan Chauvel, savaş bölgesinde taraflardan biriyle hareket etmenin bir sakıncası olmadığını vurguladı. Bunun "taraf olmak" anlamına gelmeyeceğini savunan Chauvel, fotoğrafın sahada çekildiğinin ve foto muhabirinin bunu yaparken yalnız olduğunun altını çizdi.

Barışı sağlamanın savaşmaktan çok daha zor olduğunu söyleyen Chauvel, savaşı engellemek için de onu bilmek gerektiğini belirtti. Chauvel, şöyle devam etti:
"Her zaman için umut var. Savaş her zaman olacak. Biz tarih için şahitlik yapıyoruz. Bu fotoğrafları torunumun torunları da görecek. Bu sayede siyasiler daha dikkatli olmak zorundalar. Çünkü yanlarında her zaman bir şahit olacak."

"GAZETECİLERİN OLDUĞU BİR DÜNYADA BİLMİYORDUM DİYEMEZSİNİZ"

Bugün gazeteciler sayesinde bilginin her yere yayıldığının altını çizen Chauvel, şunları kaydetti:

"Ben bir gazeteciyim evet ama işim orada sadece haber yapmak değil. Ben tarihe tanıklık ediyorum. Gördüklerimi anlatmam, tüm dünyaya göstermem lazım. Çünkü artık bir sorumluluk taşıyorum, çünkü biliyorum, çünkü gördüm, çünkü oradaydım. İşte o zaman siyasetçiler attıkları adıma dikkat etmek zorunda kalıyor. Mesela 40'lı yıllarda politikacılar bilmiyorduk deme hakkına sahipti. Bugün, gazetecilerin olduğunu bir dünyada ise bilmiyorduk diyemezler, sadece bilmek istemiyoruz diyebilirler."

"EVİME DÖNDÜĞÜMDE, KIRMIZI IŞIKTA BEKLEDİĞİM İÇİN BİLE SEVİYORUM"

Savaş bölgesinden Paris'e döndüğünde en basit alışkanlıklardan bile keyif almaya başladığını vurgulayan Chauvel, mesleği sayesinde yaşamdaki küçük detaylardan mutlu olmayı öğrendiğini anlattı.

Chauvel, "Savaş bölgesinden evime döndüğümde, kırmızı ışıkta beklemekten, kaldırımda yürümekten, ellerim cebimde dolaşmaktan öyle keyif alıyorum ki. Günlük hayatta hiç dikkat etmediğimiz rutin işleyişi yeniden yaşama şansına eriştiğim için çocuk gibi seviniyorum" diye konuştu.

Evliliğin mesleğine engel olmadığını belirten Chauvel, 4 kez evlendiğini, aslında "savaştan evlilikten korktuğu kadar korkmadığını" ifade etti.

Chauvel, çocuklarından birinin savaş muhabiri olmak istemesi durumunda ne yapacağı sorusu üzerine ise "Kesinlike karşı çıkardım. Şaka tabi. Memnuniyet duyarım aksine. Sonuçta sadece savaşta değil, tehlike her yerde. Yolda gidiyorsunuz bir adama araba çarpıyor, ölüyor. Ölmeniz için illa savaşa gitmeniz gerekmiyor. Unutmayın risk almazsanız hayatta hiçbir şey başaramazsınız. O yüzden gitsin risk alsın."

"TARAFSIZ OLMAK İMKANSIZ"

Savaşta doğası gereği insanın kendini bir tarafa daha yakın hissettiğini belirten Chauvel, şunları kaydetti:

"Tarafsız olmak imkansız. Tabi ki taraf tutacaksınız ama burada ince çizgi, işinizi olabildiğince tarafsız yapabilmeniz. Çektiğiniz fotoğraf olabildiğince tarafsız olmalı. Mesela bugün Suriyede rejimin askerleriyle de konuşmak, röportaj yapmak istiyorum. Çünkü hep muhaliflerin gözünden bakıyoruz. Evet ben de muhaliflerin tarafındayım ama rejimin askerleri neyle motive oluyor, neden kendi halkını öldürüyor, neden kendi ülkesine bu kadar zarar veriyor bilmek istiyorum. Unutmayın, gazeteci taraf tutar ama fikrini de kendine saklar."

Anadolu Ajansı'nın savaş muhabirliği eğitimiyle aslında çok büyük bir hizmet verdiğini vurgulayan Chauvel, bu eğitimle savaşın kodlarının öğretildiğini söyledi. Chauvel, "Savaşta askerler genelde gazetecileri yanında istemez çünkü sizi ayak bağı olarak görürler. Ama bu eğitimle savaşta bir asker nasıl düşünür, nasıl davranır, bunları öğreniyorsunuz. İlk yardımdan, silah kullanımına birçok ders alıyorsunuz. Savaş bölgesinde bunların hayati bir önemi var. O yüzden sizlere bu imkanı tanıyanlara bir kez de ben teşekkür etmek istiyorum" dedi.

SAVAŞ MUHABİRLİĞİNDE YAŞAYAN EFSANE

Gençliğinden bu yana bağımsız savaş foto muhabiri olarak çalışan Chauvel, aralarında Vietnam Savaşı'nın da bulunduğu 20'den fazla savaş ve çatışma bölgesine gitti. Aynı zamanda belgesel ve kitapları da bulunan Chauvel, ABD'nin 1989'da müdahalede bulunduğu ve 3 bin sivili katlettiği Panama'da ölümcül bir yara aldı. Chauvel, 1995'te World Press Fotoğraf Ödülü'nün de sahibi oldu.(aa)