Eylem sırası çiftlik sahiplerinde

Kimi elbiseleriyle denize atlamış, elindeki pankartı suyun üzerinde tutmaya çalışıyor, kimi teknesinde Türk bayrağını sallıyordu. Eylem sırası bu kez, daha önce, 'denizi kirlettikleri' için çevrecilerin ve turizmcilerin protestolarına hedef olan...
Haber: SERKAN OCAK / Arşivi

ÇEŞME - Kimi elbiseleriyle denize atlamış, elindeki pankartı suyun üzerinde tutmaya çalışıyor, kimi teknesinde Türk bayrağını sallıyordu. Eylem sırası bu kez, daha önce, 'denizi kirlettikleri' için çevrecilerin ve turizmcilerin protestolarına hedef olan kültür balığı üreticilerindeydi.
Kültür balıkçıları, 17 Mayıs'ta, balık çiftliği sorununa çözüm bulunması için Çevre ve Orman Bakanlığı yetkilileri, bilim adamları ve üreticilerce bir komisyon oluşturulması talebiyle Çeşme'nin Ildırı Köyü'nde eylemdeydi.
Taşınmaları için bakanlık tarafından yeterince süre tanınmadığını söyleyen üreticiler, "Bakanlık bize gidin diyor ama nereye gideceğimizi söylemiyor" iddiasında. Ege İhracatçı Birlikleri Su Ürünleri Komisyonu Başkanı Nedim Anbar, Danıştay'da çiftliklerle ilgili 80 davanın olduğunu ve yargının kendilerini mağdur etmeyeceğine inandıklarını söylüyor. Anbar'ın sözleri, çiftliklerin denizi kirletmediği yönünde:
"Hangi bilimsel verilere dayanarak bunlar söyleniyor? Gelip inceleme yapsınlar. Bir saat içinde yasaya eklenen bir maddeyle balık çiftlikleri durumu bu hale geldi. Bir el kültür balıkçığını engellemek istiyor.
Üreticiler bilmiyor, bilim adamları bilmiyor, sadece Çevre Bakanlığı mı biliyor?"
Anbar, Türkiye'de çiftliklerin 20 kilometrelik bir kıyı bölgesini kapsadığını, mevcut 8 bin 333 kilometrelik sahilden kendilerine yer gösterilmediğini söylüyor.
'İtalya'dan yer kiraladık'
Balık çiftliklerinin bir kozu, yatırımlarını yurtdışına kaydırma yönünde. Anbar'ın anlatımına göre Yunanistan ve diğer Avrupa ülkelerinde kültür balıkçılığına destek verilirken Türkiye'de tam tersi tavır sergileniyor: "Türkiye denizlerinde bir dönüm için 4 bin 400 YTL kira bedeli alınıyor.
İtalya'da ise dönümü 10 avro. İtalya'da 26 bin 400 metrekare yer kiraladık. Yatırımlarımızı yurtdışına kaydırıyoruz. Bu durumdan Türk balıkçılığı zararlı çıkacaktır."
Doğa Savaşçıları Derneği Başkanı Zafer Murat Çetintaş da, balık çiftliklerinin kaldırılması halinde kaçak balıkçılığın artacağından, bazı popülasyonların yok olacağından ve Türkiye'nin balık ithal eder duruma düşeceğinden endişeli. Çetintaş, "Çiftlikler görsel açıdan kirlilik yaratabilir, akıntı olmayan koylarda deniz kirliliğine de yol açabilir, ancak Muğla'da kaldırılması düşünülen çiftliklerin olduğu bölgeye, 350 otel yapılması düşünülüyor. Bu yapıların getireceği kirlilik, çiftliklerden çok daha fazladır."
Uluslararası alanda balıkçılık yapan Akua-Group Yönetim Kurulu Üyesi Erdal Seferbay da balık çiftliklerinin denizleri yalnızca yüzde 3 oranında kirlettiği, kalan kirliliğin belediyeler ve kıyılardaki yapılaşmadan kaynaklandığı görüşünde. Seferbay, balık çiftlikleri sorununun çözümü için, sivil toplum kuruluşlarına, su ürünleri fakültelerine ve üreticilere danışılmadığını söylüyor. Balık üreticisi Seferbay bir yandan da sorunun ekonomik yönüne değiniyor:
"Balık çiftliklerinin 430 milyon dolar ihracat, bir milyar dolar da katma değeri var. Bu çiftliklerde 10 bini doğrudan toplam 25 bin kişiye de ekmek sağlanıyor."
Çeşme'nin henüz serin suyu eylemcileri titretirken, balık çiftlikleri sorunu bir süre daha gündemde kalacak gibi görünüyor.
166 çiftlik için kapatma kararı çıkmıştı
Çevre ve Orman Bakanlığı'nın mart ayında yayımladığı tebliğ uyarınca, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından belirlenen ya da belirlenecek olan doğal ve arkeolojik sit alanlarında bundan sonra balık çiftlikleri kurulamayacak. Derinliği 30 metre, kıyıdan yaklaşık 1100 metre uzaklıkta, akıntı hızı 0.1m/sn olan yerlerde balık çiftlikleri kurulmasına izin verilirken, mevcut çiftliklere 13 Mayıs 2007'ye kadar süre tanınmıştı.
Çevre ve Orman Bakanlığı, kıyı ve deniz kirliliğine neden oldukları, önemli turistik kentlerde turizm faaliyetlerine zarar verdikleri, görsel ve çevresel kirliliğe neden oldukları gerekçesiyle, söz konusu tebliğ hükümlerine uymadığı belirlenen 166 balık çiftliğinin kapatılması işlemlerinin başlatıldığını açıklamıştı. Balık çiftliklerine bir günde 'kilit' vurmak mümkün değil, halen yetiştirilen balıklar var. Ancak üretimin devamını engellemek için, tesislere yeni yavru konulmayacak.
258 çiftlik var
Türkiye'de, Muğla, Aydın, İzmir, Antalya, Trabzon, Ordu, İstanbul, Mersin, Rize, Edirne, Hatay, Balıkesir ve Çanakkale'de toplam 258 balık çiftliği bulunuyor.
Bu arada Avrupa Birliği (AB), çipura ve levrek pazarının yüzde 25'ine sahip olan Türkiye'de balık çiftliklerinin kapatılmasının, hem ihracatı hem iç pazara yönelik balık arzını tehlikeye sokacağını belirtiyor.