Eylemci, dikkat!

Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin, AİHM içtihatları doğrultusunda toplu düşünce açıklamalarına ceza verilmesine karşı çıktığı örnek kararının ömrü uzun olmadı.
Ceza Genel Kurulu, protesto eyleminden Selüloz-İş yöneticilerine verilen hapis cezalarını 'Demokratik hak kullanımı' diye bozan daire kararını iptal etti.

ANKARA - Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin içtihatları doğrultusunda verdiği örnek karar, uzun ömürlü olmadı. Dalaman'da SEKA fabrikasının özelleştirilmesini protesto eden Selüloz-İş Sendikası'nın sekiz yöneticisine verilen hapis cezalarıyla ilgili bozma kararı, önce Yargıtay Başsavcılığı'na, sonra Yargıtay Ceza Genel Kurulu,'na takıldı. Göstericilere yeniden 18'er ay hapis yolu göründü.
Dalaman'da SEKA fabrikasının özelleştirilmesini protesto kararı alan Selüloz-İş Sendikası, yürüyüş yapmış ve bir süre kente giriş yolunu trafiğe
kapatarak gösteriyi sürdürmüştü. Bunun üzerine Dalaman Asliye Ceza Mahkemesi'nde Sendika Genel Başkanı Ergin Alşan ile Mehmet Halik Alkaç, Tufan Zehir, Mehmet Madenci, Cemil Karaduman, Muhammet Altın, Ercan Demir, Abdül Ece ve Mehmet Faruk Alkaç hakkında dava açıldı. Sanıklar, 'Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası' uyarınca 1 yıl 6'şar ay hapis ve 91 milyon 260 biner lira ağır para cezasına çarptırıldı. İyi hal indirimi yapmayan mahkeme, cezaları erteledi.
Karar Yargıtay 8.Ceza Dairesi'nde ele alındı. 2'ye karşı 3 oyla ceza kararını bozan 8. Daire ise protestonun polisin hoşgörüsü altında gerçekleştiğine, ihtara rağmen dağılmama gibi suç unsurlarının oluşmadığına işaret etti. Daha da önemlisi kararda, sanıkların, sendikalarını doğrudan ilgilendiren bir konuda düşünce açıklamalarının
'demokratik bir tepki' olarak görülmesi istendi. 'Demokratik tepkiye hoşgörü' isteyen kararı düşünce özgürlüğüne yargının katkısı olarak birçok yerde örnek gösterildi.
'Aniden' olmamış, planlı!
Ancak dairenin bu kararı uzun ömürlü olmadı. Yargıtay Başsavcılığı,
"Yaklaşık altı saat süren gösteri, atılan sloganlar ve taşınan pankartların içerikleri itibarıyla aniden oluşan doğal bir tepki değildir. Aksine eylem planlı, programlı ve önceden organize edilmiş bir gösteridir. Tüm ikazlara rağmen devlet karayolunun trafiğe kapatıldığı, devlet aleyhine sloganlar atıldığı, diğer vatandaşların seyahat özgürlüğünün kısıtlandığı, kamu düzeninin tehlikeli biçimde bozulmasına neden olunan olay 'demokratik tepki boyutunu' çok çok aşmıştır" diyerek Yargıtay 8. Dairesi'nin kararına itiraz etti. Başsavcılığın itirazı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nda karara bağlandı.
Kurul, 11'e karşı 13 oyla Başsavcılığın itirazını kabul etti ve 8. Daire'nin bozma kararını kaldırdı. Kurul, mahkemenin iyi hal indirimi yapmamasını ise eleştirdi. Kurul kararı bağlayıcı olduğu için, mahkemelerin
benzer suçlarda ceza verme oranları yükselecek.