scorecardresearch.com

Eymür 'sohbetini' bilecek kadar yakın

Eymür 'sohbetini' bilecek kadar yakın

Tuncay Güney?in MİTelemanı olduğu öne sürülüyor.

28/11/2008 02:00
Tuncay Güney ile tanışmadığını söyleyen Mehmet Eymür, yeni ortaya çıkan MİT?belgesininin içeriğini sekiz yıl önce internet sitesinde yayımlamış ve 'çift meslekli gazeteci' olduğunu uzun uzun anlatmıştı
Haber: TOLGA AKINER / Arşivi

ANKARA - Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) 1997 sonunda lağvettiği Kontr Terör Merkezi’nin ikinci adamı Mehmet Eymür, “Tuncay Güney’i tanımıyorum, hiçbir tanışıklığım, görüşmüşlüğüm yok” dedi. Güney’in MİT için çalışıp çalışmadığını bilmediğini belirten Eymür, internet sitesinde Güney’i isim vermeden ‘Çift Meslekliler’ diye yazdığını kaydederken, “Bu kişinin gerçekten MİT’in elemanı olduğunu bilsem yazmam da, söylemem de” dedi. Eymür’ün  bahsettiği yazı www.atin.org adresli web sitesinde 4 Haziran 2000’de yayımlandı. Güney’in ‘Tunca’ kod adıyla nitelendiği yazıda, o dönem ikinci meslekleri gazetecilik olan iki kişi arasındaki konuşmada JİTEM için çalıştığını söyleyen ‘Tunca’, Susurluk’la bağlantılı özel tim mensuplarının Abdullah Çatlı’yla birlikte çekilmiş fotoğrafları basına kendisinin sattığını anlatıyor. Eymür’ün yazısında yer alan bu bilgiler Güney ile ilgili ortaya çıkan MİT?belgesinin içeriğini oluşturuyor. 
www.atin.org.tr adlı Eymür’e ait internet sitesinde 4 Haziran 2000 tarihli ‘Çift Meslekliler’ başlıklı yazıda Güney ile ilgili ifadelere ‘Tunca’ adıyla yer verilmiş ve Güney’in MİT’in elemanı olduğu üstü örtülü bir şekilde vurgulanmıştı. Eymür söz konusu yazısı şu şekildeydi:

“Yıl 1997. İki gazeteci aralarında konuşuyor. Bir başkası ise onlara kulak kabartmış. Gazetecilerden birini Tunca, diğeri Baha diye adlandıralım. Bahsi geçen diğer gazetecileri ise Hasan ve Fırat. Daha çok Tunca konuşuyor, Baha ise dinliyor. İkiside aynı gazetede çalışırken muhabir olan Tunca daha sonra ayrılmış.
Tunca: Hasan, Özel Timcilerle Çatlı’yı birlikte görüntüleyen sünnet düğünü resimlerini Kanal D’ye iki milyara sattı. Kanal D ile randevuyu ben ayarladım. Resimler yayınlanınca Özel Tim’ciler Hasan’ın peşine düştüler ve her yerde aramaya başladılar. 
Baha: Şimdi sıkıntıda yani
Tunca: Çatlı ile Mesut Yılmaz’ın birlikte olduğu resmi bir DYP milletvekiline ben sattım. Daha sonra Emniyet Genel Müdürlüğü laboratuarından resimlerin montaj olmadığına dair rapor aldı.
Baha: Haa...
Tunca: Basında çıkan Jitem’le ilgili haberlerden dolayı sıkıntıdayım. Biliyorsun ben de oraya bağlı çalışıyorum. Hanefi Avcı’nın ifadesi ile Jitem zor durumda kaldı. Yapılanlar ortaya çıkarsa Cem Ersever’in öldürülmesi olayı da açığa çıkacak.
Baha: Evet olay büyüyecek gibi.
Tunca: Bizim gazetede iki sene bir arada çalıştığımız Fırat da bana sorun olmaya başladı. Hakkı olmadığı halde fotoğraf satışlarından 2.5 milyar lira pay istiyor. Ben Fırat’a mesleğinden ayrılması kaydıyla JİTEM’in merkezlerinden birisinde maaşlı iş teklifinde bulundum. Ancak dedim bizde, yani Jitem’de dik başlılığa yer yok. Burada ilişkiler katı bir emir komuta zinciri ile yürür. Fuat teklifimi kabul etmedi.
Baha: Yaa...
Tunca: Gazete ...’de çalışmak üzere iş teklifi aldım. Bu fotoğrafları sattığım milletvekili de partisinin propogandasını yapacak bir dergi çıkartmayı teklif ediyor. Bu iş için ayda 10 milyar katkıda bulunabiliriz diyor. Bu teklife daha sıcak bakıyorum. Vallahi para gelsin de porno dergisi bile çıkartırım.
Baha: Ha ha...
Tunca: Milletvekiline sattığım resimleri JİTEM’den temin ettim. Halihazırda Tansu ile Oral Çelik’in birlikte görüntüleyen fotoğraflar var. Arada komutan olduğu için bunları alamadım. Bunlar da iyi para getirirdi.

Çift meslekli gazetecilerin, resim satışlarından bir hayli para kazandığı anlaşılıyor. Acaba bu gazetecilere, ikinci mesleklerinde ne kadar maaş ve ‘resim satışı’ dışında, başka ne gibi görevler veriyorlar?. Biz merak ediyoruz.”
Ortaya çıkan Güney ile ilgili çıkan MİT?belgesinin içeriği de bu yazıyla örtüşüyor. Sabah gazetesinde önceki gün yayınlanan haberde MİT belgesi şöyle anlatılmıştı:?“Mesajın içeriğinde ise Güney’in başka bir gazeteciyle konuşmasından bahsediliyor. Konuşmada Güney, kendisinin komutanı olan Veli Küçük hakkında,?Abdullah Çatlı ile bağlantılı olduğu yolunda bir çok haberin kamuoyunda yer aldığını, Hanife?Avcı’nın ifadesiyle Veli Küçük’ün zor durumda kaldığı, adı geçen generalin yaptıklarının ortaya çıkması halinde kendisinin bu durumdan etkileneceğini,  Ersever’in öldürülmesi olayının da ‘vuzuha kavuşacağını’ anlatıyor. “
Eymür dün Radikal’n sorularına yanıt vermedi. Eymür, Hürriyet’e özetle şöyle dedi: “Güney bir sürü laf ediyor, (Belge topladım MİT’e verdim) diyor. MİT bu sözlerle ilgili bir açıklama yapmazken, yaptığı açıklamada da beni neden işaret ediyor anlamadım. Bu belgeleri inceleyen birisi Eymür’ün bu konularla bir alakasının olmadığını bilir. Güney’i tanımıyorum, hiçbir tanışıklığım, görüşmüşlüğüm yok. Güney, MİT’e bilgi verdiğini daha önce açıkladı. Kendi açıklamasına göre MİT’e çalıştığı belli. MİT’e çalışıp çalışmadığını da bilmiyorum. Yıllar önce Güney’i isim vermeden ‘Çift Meslekliler’ diye ben yazdım. Gerçekten MİT’in elemanı olduğunu bilsem yazmam da, söylemem de. Güney’in bulunduğu yerler, sıradan bir kişinin bulunacağı yerler değil. Güney, (Bilgileri Eymür’ün adamlarına veriyordum) diyor. Benim adımı niçin kullandığını bilmiyorum. MİT denilince aklına adım gelmiş olabilir.”

‘MİT’e çalışmadım, Eymür’ü tanımam’

Tuncay Güney, dün gece 32.Gün proramında Mehmet Ali Birand ile Rıdvan Akar’ın sorularını yanıtlarken, Mehmet Eymür’e çalıştığı iddiasını reddetti. Mehmet Ali Birand (MAB), Rıdvan Akar (RA) ile Tuncay Güney (TG) arasında şu diyaloglar yaşandı:

MAB: MİT’e çalıştınız mı?
TG: MİT yanıt verdi. Sayın Mehmet Eymür ile hiç bir araya gelmedim. Hiç görüşmedim. Kendisini tanımıyorum. Bu gazetedeki yayınları da anlamış değilim. MİT’e çalışmadığımı daha önce de birçok kez belirttim. MİT’in açıklamasına da saygı duyuyorum. Türkiye’nin saygın kurumlarından birisidir.
RA: Siz emniyetteki ifadenizde Mehmet Eymür ekibinden birilerine Fethullahçı cemaatinin yaşayışı ile ilgili içeriden bilgiler verdiğinizi söylediniz. Şimdi söyledikleriniz bununla çelişiyor. Bunu izah eder misiniz?
TG: Daha önce de söylediğim gibi emniyetteki ifadelerimi kabul etmiyorum. Bu konudaki muhatabım, eski işkenceci emniyet müdürü Adil Serdar Saçan’dır.
MAB: Amerika’ya gidişinizde MİT’in desteği, rolü oldu mu? Mesela eskaza bir hamburgercide Mehmet Eymür ile karşılaştınız mı? Ya da Mehmet Özbay ile? Yoksa ben bunları hiç görmedim, hiç tanımıyorum mu diyorsunuz. Çünkü MİT öyle kritik bir açıklama yaptı ki sizin ilişkiniz olduğu izlenimi çok arttı.
TG: Bakın ben Manhattan’da The Marmara Oteli’nde kaldım. İki hafta kadar. İlk gittiğimde kaldım. Sayın Eymür’le hiç yüz yüze gelmedim. Fakat sayın Mehmet Özbay’ ı tanırım. Ancak birini tanımak, yemek yemek hukuki açıdan bir suç değildir. New York’ta kendisini tanırım. Bunun altında bir şey aramak için bir neden görmüyorum. Yani normal bir insandır. Fakat Mehmet Eymür’ü tanımıyorum.
Geçmişte bana CIA ve MOSSAD diyenler bugün çıkıp MİT diyorlar. Ben de diyorum ki artık bir karar versinler. Eğer ben üç tane istihbarat teşkilatının elemanı isem, o zaman ben Türkiye’den değil, dünyadaki bütün istihbarat teşkilatlarından Nobel bekliyorum.

ETİKETLER:

haber

http://www.radikal.com.tr/9104799104791

YORUMLAR
(1 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

UĞUR MUMCU - Hevwelatî

değerli gazeteci uğur mumcu olayı çözülseydi.şimdi bu ergenekon veya eymür yok tuncay güney mit tenmi söylemleri olmayacaktı.ben bir uğur mumcu hayranı idim.hemen hemen tüm yazı ve kitaplarını okudum.vardığım sonuç uğur bey bu bilgileri nerden alıyordu diye çok düşünüyordum.yani mit in bilgileri idi.uğur beyden sonra doğu perinçek ve aydınlık dergisinde yayınlanan yazılar,ancak bu bilgiler mit te olabilirdi.tahmin ediyorsam bir ara mesut yılmaz beyin hükümet dönemi kesintiye uğradı.ben ergenekonu soruşturan hakim ve savcılara haddim olmayarak söyleyeceğim,bu ülkede kürt sorunu na el atılmadıkça bu ergenekon bu sistem çözülmez.o kadar suça bulaşmış bir devlet yapımız varki herhalde bu suça bulaşmış kurumları hepten kapatmak gerekir diye düşünüyorum.