F tipi haberleşme

Sessizlik sürüyor
F tipine karşı altı aydır süren ve 14 kişinin can verdiği ölüm oruçlarını bitirmeye yönelik gelişme sağlanamazken; cezaevlerinin halini gösteren bir 'iletişim örneği' ortaya çıktı: Emin Aras, Radikal yazarı Türker Alkan'a 23 Şubat'ta Edirne F Tipi'nde mektup yazdı.
Acele Posta Servisi
Aras, 'Ölümler başlamadan bir şeyler yapılmalı' içerikli mektubun Acele Posta Servisi (APS) ile yollanmasını talep etti. Ancak 30 Mart'ta postaya verilebilen mektup muhatabına ulaştığında ölü sayısı 14'e ulaşmıştı.
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi

ANKARA - Edirne F Tipi Cezaevi'nde süren ölüm orucundaki tutuklulardan Enis Aras'ın, 23 Şubat'ta yazdığı ve 'Acele Posta Servisi' (APS) ile gönderilmesini istediği mektubun, 30 Mart tarihinde postaya verildiği ortaya çıktı. Ölüm oruçlarının sürdüğü F tipi cezaevlerinde tutuklu ve hükümlüler, özellikle gazeteci-yazarlar ile baro ve tabip odaları gibi kitle örgütlerine yazdıkları mektupların ya hiç gönderilmediğini ya da aylarca sonra, hem de sansürlenerek postaya verildiğini belirtiyor. Bu yüzden de makûmlar, eylemlerini sona erdirmek için talepleri arasında haberleşme özgürlüğünün tam sağlanmasını da koydu.
Ölümler başlamamıştı
Edirne F Tipi Cezaevi'nde kaleme alınan bir mektubun başına gelenler ise mahkûmların bu yakınmalarını doğruladı. 1996 yılındaki Gazi katliamını protesto eylemlerinde gözaltına alınan ve halen Edirne F tipi cezaevinde kalan tutuklu tıp öğrencisi Enis Aras, 23 Şubat 2001 tarihinde Radikal yazarı Türker Alkan'a bir mektup yazdı. Aras, ölüm orucunun 70'inci gününde yazdığı mektubun hızla yerine ulaşması için Acele Posta Servisi (APS) ile gönderi yapılmasını istedi. APS, gönderilerin en geç birkaç gün içinde yerine ulaştırılması için uygulanan ve buna göre ekstra ücret alınan bir sistem.
Ancak Aras'ın mektubu, APS gereği bir-iki gün içinde değil tam 36 gün sonra 30 Mart 2001'de postaya verilmiş. Posta zarfı yine istendiği gibi APS mührü taşıyor. Aras, mektubunda, o tarihte henüz cezaevlerindeki eylemlerde bir ölüm olmadığı için, insani yaşam koşulları sağlanmazsa eylemlerin süreceği, dolayısıyla peş peşe ölümlerin gerçekleşeceğine dikkat çekiyor. Aras, Alkan'dan düşünceleri farklı olsa da bu konuyu tartıştırmasını istiyor. Mektup şöyle sona eriyor: "Ölümlerin ardından söylenecekler, kimseyi rahatlatmayacaktır ve rahatlatmamalıdır".
Aras'ın mektubu yerine ulaştığında, bu öngörüleri doğru çıkmış, 14 kişi ölüm oruçlarında yaşamını yitirmişti. 'Adalet Posta Servisi' kötü bir sürprize de yol
açabilirdi, ama 'çok şükür', mektubun yazarı Aras henüz hayattayken, yazdıkları yerine ulaşabildi.


    ETİKETLER:

    Ankara

    ,

    TÜRKER ALKAN