F Tipi'nde katliamı anma cezası

F Tipi'nde katliamı anma cezası
F Tipi'nde katliamı anma cezası
Tekirdağ F Tipi Cezaevi'nde kalan Serdar Karabacak, Hayata Dönüş operasyonlarını anmak istemesi başına dert açtı
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İSTANBUL - Tekirdağ F Tipi Cezaevi’nde kalan Serdar Karabacak, son dört yılda on kez telefon , havalandırma ve ziyaretçi yasağına çarptırıldı. Cezalardan ikisinin gerekçesi ise 1996 yılındaki Ümraniye Cezaevi ve 2000 yılındaki Hayata Dönüş Operasyonu’nun yıl dönümünde yapılan katliamların anılması oldu. Bu arada, infaz hakimliğini bir disiplin cezasını haksız bulması üzerinde savcılığın, “Diğer tutuklulara haksızlık olur” diye itiraz ettiği ve cezayı uygulattığı belirtildi.

Tekirdağ 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde hükümlü bulunan Serdar Karabacak, gönderdiği mektupta, Mart 2009’dan bu yana günde yalnızca bir saat havalandırma hakkı kullanabildiğini, tek başına kaldığını, yan hücredeki İnan Gök’ün de aynı koşullara bulunduğunu ifade ediyor. Karabacak, 2 Kasım 2009’dan 2 Mart 2012 tarihli arasında; ikişer ya da üçer aylık telefon, ziyaretçi ve havalandırma yasağı şeklinde, on kez disiplin cezasına çarptırıldığını kaydediyor. Cezalardan birinin 1996’da Ümraniye Cezaevi’ne yapılan operasyonda dört kişinin ölmesine ilişkin anma etkinliğinden ötürü verildiği belirten Karabacak, “O tarihte ben de oradaydım. Dört arkadaşımız katledildi. Biz yaralı olarak hastaneye kaldırıldık” dedi. Karabacak, bir diğer cezanın da, Hayata Dönüş Operasyonu’nun yıldönümünde yapılan anma etkinliği nedeniyle verildiğini kaydederek, “O günü Bayrampaşa Cezaevi’nde yaşayanlardan biriyim. Katledilmedik ama anma programına karşılık soruşturmalar açılacak. O günleri unutmamız isteniyor” diye yazdı.

Karabacak ayrıca, 12 Nisan-12 Haziran 2011 tarihleri arasında uygulanan iletişim yasağının infaz hakimliği tarafından iptal edildiğini, savcının “Diğer tutuklulara haksızlık olur” diyerek, itiraz ettiğini ve böylece iptal kararının kaldırıldığını ileri sürdü. Karabacak, bu kararı, “İnsanın gözleri yaşaracak gibi oluyor. Sen açık bir hukuksuzluğu yok sayıp hakkını zerre kadar gözetmediğin tutsakların durumunu böylesi anda kullanmaya çalışacaksın, bunun adı da eşitlik ilkesi, hak hukuk olacak!” diye eleştiriyor.