F tipine 30. kurban

F tipi cezaevlerine karşı yürütülen ölüm
orucunun 288'inci gününde, Kocaeli Devlet Hastanesi'nde kalan Muharrem Horoz yaşamını yitiren 30'uncu kişi oldu.
Haber: SONER ARIKANOĞLU / Arşivi
AHMET ŞIK / Arşivi

ANKARA / İSTANBUL - Ölüm orucu eylemlerinin sürdüğü cezaevlerinden 30. ölüm haberi, Kocaeli'den geldi. Adli Tıp'ın 'Tahliye edilsin' raporu verdiği 28 yaşındaki Muharrem Horoz, mahkemenin tahliye istemini reddettiği gün hastanede yaşamını yitirdi.
Eski Çankırı Valisi Ayhan Çevik'e yönelik bombalı suikasta katıldığı gerekçesiyle Ankara 2 No' lu DGM'de yargılanan Muharrem Horoz, ölüm orucuna 10 Aralık 2000'de başlamıştı. 19 Aralık'ta yapılan 'Hayata Dönüş Operasyonu'nun ardından Kandıra F Tipi Cezaevi'ne nakledilen Horoz, kısa bir süre önce Kocaeli Devlet Hastanesi'ne kaldırılmıştı. Horoz, önceki gece hastanede yaşamını yitirdi. Adli Tıp Kurumu, Horoz'un tahliye edilmesi yönünde rapor vermiş, ancak Ankara 2 No'lu DGM, tahliye başvurusunu önceki gün reddetmişti.
DGM'lerden farklı karar
Avukat Zeynel Polat, müvekkilinin 'Anayasayı silah zoruyla değiştirmeye teşebbüs etmek' suçlamasıyla TCY'nin 146/1. maddesinden idam istemiyle yargılandığını belirterek,
"Mahkeme, iddia itibarıyla tehlikeli bir suçlu olduğu değerlendirmesiyle tahliye talebimizi reddetti. Oysa ki İstanbul DGM'de benzer tahliyeler yaşandı. Mahkemeler arasında çifte standart var" dedi. Horoz'un cenazesi bugün İstanbul'da Yenibosna Cemevi'nde yapılacak törenin ardından Kocasinan Mezarlığı'nda toprağa verilecek.
Öte yandan İHD Ankara Şube Sekreteri İlhami Yaban, dün Ankara'da düzenlediği basın toplantısında, ölüm orucundaki mahkûmların bir kısmının tahliye edildiğini hatırlatarak "Ancak tahliye edilenlerle ilgilenen bir tek yetkili yok. 'Alın evinize götürün' mantığı uygulanıyor" dedi.
Yaban, Radikal, Cumhuriyet ve Evrensel gazetelerinin geçen hafta Sincan F Tipi Cezaevi'nde dağıtılmadığını da belirterek,
"Bu hafta da bu üç gazeteyi bazı bölümlerini kestikten sonra mahkûmlara vermişler" diye konuştu.
Tahliye olanlar anlatıyor
Yaban'ın basın toplantısına, tahliye edilen yedi ölüm orucu eylemcisi de katıldı. Hayata Dönüş Operasyonu'nu Ceyhan Cezaevi'nde yaşayan Mehmet Örnek, "19 Aralık'ta koğuşumuzun kapısı açıktı. Buna rağmen üzerimize gaz bombası attılar" iddiasında bulundu. Operasyonu Ümraniye Cezaevi'nde yaşayan Hatice Köşker "Dört gün silahla tarandık. Gaz bombaları, kimyasal silahlar attılar. Bombalardan biri, arkadaşımızın bacağını kopardı" dedi.
Sevgiye bile yasak
Operasyonu Ulucanlar Cezaevi'nde yaşayan Deniz Bakır ise ölüm orucuna başlama gerekçesini, "Kız kardeşimin bana gönderdiği mektuplardaki 'Seni seviyorum'
cümleleri bile karalanıyordu. Bu cümleye bile düşman ortamda yaşamaktansa ölmeyi tercih ettim" diye açıkladı.