Facia da ders olmadı

On binler yolda

Doğu ve Güneydoğu'dan Karadeniz'e giden yollarda insan yüklü binlerce minibüs ve kamyon var. Bunlar, fındık işçilerini taşıyor.


'Dua ediyoruz'
Fındık işçilerinin Doğu ve Güneydoğu'dan Karadeniz'e ölümcül seyahati sürüyor. Bir işçi, "Yol boyu dua ediyoruz. Biz de tehlike yaşamak istemeyiz, ama çaremiz yok" diyor. Daha önceki gün Sivas'ta 23 kişi can vermişti. Dün de Niğde'de bir kişi öldü.
Uyarılar işlevsiz
Emniyet sürekli uyarıyor. Trabzon Valiliği de 'güvenli seyahat' emri çıkardı, ama bunlar, 'çare yok' sözünün karşısında işlevsiz. 'Çare yok'un anlamı şu: Kişi başı günlük gelir 20 YTL. Yol ucuza gelsin diye tutulan minibüsü aşırı yolcu ve yük tabuta çeviriyor.

ŞANLIURFA - Rengârenk giysileriyle genç yaşlı onlarca Şanlıurfalı kadın dün küçük bir minibüse sığmaya çalışıyordu. Kapının yanında yığılı yağ tenekelerinin, denklerin üstünden atlayıp oturacak yer aradılar. Küçükler annelerinin kucaklarına oturdu. 17-18 kişilik bu minibüse 35-40 kişi sığacaklardı. Önlerinde 20 saate yakın bir yol vardı. Günlüğü ortalama 20 YTL'ye fındık toplamak için 'kelle koltukta' Karadeniz'e gidiyorlardı.
Adıyaman'dan Giresun'a fındık toplamaya giderken çoluk çocuk balık istifi doluştukları minibüste can veren 23 kişinin dramı, kimseye ders olmadı. Doğu ve Güneydoğu'dan her gün binlerce kişinin kamyon kasalarında, kiralanan 'ucuz minibüslerde' Karadeniz'e tehlikeli yolculuğu sürüyor.
Ordu Ziraat Odası Başkanı Ali Tezcan'ın verdiği bilgiye göre bu sezonda sadece Ordu'ya Diyarbakır, Şanlıurfa, Gaziantep, Siirt, Batman ve Mardin gibi illerden 10 bin 450 fındık işçisi gitti. Bu hafta sayının daha da artması bekleniyor.
Dün Şanlıurfa'dan da bir grup tarım işçisi, otobüse verecek paraları olmadığı için ailece kiraladıkları küçük minibüse neredeyse 40 kişi binerek yola çıktı. Kadınlar iki gün önce kendileri gibi tarım işçilerini taşıyan minibüsün kamyonla çarpıştığını ve araçta 23 kişinin öldüğünü duymuş, çok üzülmüşlerdi. Ama ekmek parası için ölüm tehlikesini göze almışlardı. "Yollarda kazalara şahit oluyoruz. Başımıza bir şey gelmemesi için yol boyunca dua ediyoruz" diyorlardı.
Minibüsün içi gibi üstü de yatak, giysi ve yiyecekle dolmuştu. Eşyalarını yerleştiren 59 yaşındaki İsmail Sapa, fındıktan sonra sıranın pamuk toplamak için Çukurova yolculuğuna geleceğini söylüyordu:
"Ben de kızlarımın yollarda böyle rezalet çekmesini istemem. Sivas'taki kazayı duyup çok üzüldük. Çok korkuyoruz ama yine de gitmeye mecburuz. Burada iş bulsak ya da köyde toprağımız olsa biz de bu sıkıntıyı çekmeyiz."
Niğde'de de kaza
Tarım işçileri yılın 10 ayını pancar sökmek, pamuk ve fındık toplamak, çapa yapmak için başka illere giderek geçirirken, yollardaki tehlikeli manzaralar bitmek bilmiyor. Emniyet yetkilileri, tarım işçilerini, mümkün olduğu kadar kamyon kasalarında ve çok sayıda kişinin bindirildiği minibüslerde yolculuk yapmamaları konusunda uyarırken, dün bir kaza haberi de Niğde'den geldi. Şırnaklı tarım işçilerini Adapazarı'na götüren Abdulvahap Öğer yönetimindeki minibüs Niğde'nin Ulukışla ilçesinde dinlenme tesislerine girmek için kontrolsüz şekilde karşı şeride geçince otobüsle çarpıştı. Kazada minibüsteki 10 yaşındaki Vahib Bingöl öldü, dördü ağır 20 kişi yaralandı.
Kusur kamyonun çıktı
Sivas'ta 6 Ağustos günü toplam 24 kişinin öldüğü kazaya ise kamyonun yol açtığı anlaşıldı. Yetkililer kaza sonrası minibüsün hatalı sollama yaptığını söylemişti. Trafik ekiplerinin incelemesinde kamyon sürücüsü Mehmet İspir'in minibüsün şeridine girdiği ortaya çıktı. Fazla yolcu alan minibüs de tali kusurlu bulundu. 17 kişilik minibüste 23 kişi vardı. Kazada minibüsteki 21 işçi ve iki sürücü ile kamyon şoförü ölmüştü.


Büyütmek için tıklayınız

Şanlıurfalı tarım işçilerini taşıyan kamyonlar 2 Ağustos'ta polisçe durdurulmuştu. Sadece dört gün sonra Adıyamanlı işçileri taşıyan minibüs 23 kişiye mezar oldu.

40'a yakın Şanlıurfalı dün çoluk çocuk (sağda altta) küçük bir minibüse doluşup yola çıktı. Sivas'taki kazayı duymuşlardı, "Çaresiziz. Yol boyu kaza olmasın diye dua ediyoruz" dediler.



FOTOĞRAF: TUNCAY TÜRKGÜLÜ / AA, ERAYDIN AYTEKİN / DHA, ALİ LEYLAK / DHA
(Radikal, dha)