Faiz, Diyanet'e haram değilmiş

Diyanet İşleri, fetvalarıyla değilse bile, fiilen faize onay verdi. Kurumun bünyesinde yer alan Diyanet Vakfı, 2002'de faizden 6 trilyon lira, 2003'te de 2 trilyon lira gelir elde etmiş.
Haber: AHMET KIVANÇ / Arşivi
ZİHNİ ERDEM / Arşivi

ANKARA - Diyanet İşleri Başkanlığı'nın camilerde okunması için yayımladığı hutbe ve çeşitli basılı eserlerinde faizin haram olduğu dile getirilirken, aynı kuruluş bünyesindeki Diyanet Vakfı, faizden trilyonlarca lira kazanmış.
TBMM Kamu Vakıflarını Araştırma Komisyonu'nun talebi üzerine 2002 ve 2003 yılı hesaplarını gönderen Vakıf, 2002'de 5 trilyon 975 milyar lira, 2003'te de 2 trilyon 102 milyar lira faiz geliri olduğunu beyan etti. Vakfın faiz kazancı, 2002'deki 51.3 trilyon liralık toplam gelirinin yüzde 11.7'sini, 2003 yılındaki 63.4 trilyon liralık toplam gelirlerinin de yüzde 3.3'ünü oluşturdu. Vakfın faiz geliri, 2003'te faiz oranlarında yaşanan düşüşe paralel olarak azalmış.
Diyanet Vakfı'nın 2003 gelirlerinin kalanı ise kira (6 trilyon 365 milyar), bağışlar (8 trilyon 34 milyar), mevzuat gereği alınan paylar (157 milyar), işletme/iştirak kazançları (261 milyar), hac (20 trilyon 657 milyar), şubeler için yapılan bağışlar (21 trilyon 39 milyar) ve diğer gelirlerden (4 trilyon 822 milyar) oluştu. Diyanet Vakfı'nın giderleri ise 2002'de 18.1 trilyon, 2002'de de 25.1 trilyon lira oldu. Böylece vakfın gelir fazlası 2002'de 33.2 trilyon, 2003 yılında da 38.3 trilyonu buldu.
Diyanet Vakfı'nın 2003'teki giderlerinin 2.4 trilyonu eğitim, 622 milyarı yurtdışı din görevlileri ücreti, 236 milyarı seminer, 326.6 milyarı ataşelik harcamalarından; kalanı ise başta bina bakım ve onarım giderleri olmak üzere demirbaş alımı, haberleşme, ısıtma-aydınlatma, kırtasiye, temizlik gibi kalemlerden oluştu.
'Gasp, faiz, kumar...'
Diyanet Vakfı, gelirinin önemli bir bölümünü faizden sağlarken, Diyanet İşleri Başkanlığı'nca hazırlanan hutbelerde faizin haram olduğu vurgulanıyor. Diyanet'in 6 Şubat 2004 Cuma günü camilerde okuttuğu 'helal kazanç' hutbesi özetle şöyle: "İslam, hırsızlık, gasp, faiz, kumar, rüşvet ve şans oyunları; kamu mallarını zimmete geçirmek, yolsuzluk, hileli alışveriş, birinci kalite diye ikinci kalite mal vermek, eksik tartıp ölçmek, malı fahiş fiyatla satmak, işçi ve memurun görevini ihmal ve terk etmesi, işverenin çalışanlara hak ettiği ücretlerini, vergisini, fakire zekâtını vermeden ve kalitesiz mal satarak elde ettiği servet gibi gayri- meşru kazancı yasaklamıştır."