Fatih Hilmioğlu için bir araya geldiler

Fatih Hilmioğlu için bir araya geldiler
Fatih Hilmioğlu için bir araya geldiler
İstanbul Tabip Odası ve Sanatçılar Girişimi'nin de aralarında bulunduğu çeşitli sivil toplum kuruluşu üyeleri Ergenekon Davası'ndan tutuklu bulunan ve Siroz ile karaciğer kanseri başlangıcı teşhisi konulan Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu'nun sağlık durumuna dikkat çekmek için Taksim Hill Otel'de bir araya geldi

İSTANBUL - Toplantıda konuşan Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Özdemir Aktan, Fatih Hilmioğlu'nun hekim, rektör ve akademisyen olduğunu söyleyerek, "Hilmioğlu'nun durumunda olan ve bir çok sağlık sorunu yaşayan tutuklular hala cezaevlerinde. Yeterli sağlık hizmeti almamakla karşı karşıyalar" dedi. Fatih Hilmioğlu'nun ilk tutuklandığında da hasta olduğunu Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde tedavi gördüğünü belirten Aktan, "İstanbul Tabip Odası olarak biz kendisi ile görüştük. Sağlık durumunu o günden bugüne sürekli olarak izlemekteyiz" diye konuştu.

"TÜRK TABİPLER BİRLİĞİ ÜZERİNE DÜŞENİ YAPACAKTIR"

Ergenekon soruşturmaları sırasında işadamı Kuddisi Okkır'ında hayatını kaybettiğini anlatan Özdemir Aktan, " O zaman İstanbul Tabip Odası, Kuddisi Okkır olayını çok yakından inceledi. Bununla ilgili bir rapor yayınlandı ama maalesef Kuddisi Okkır neredeyse hastalığıyla birlikte neredeyse hapishanede öldü. Çünkü çıkarıldıktan bir kaç gün sonra hayatını kaybetti. O süreçteki raporda şu ortaya çıktı ki , tutukluların sağlık hizmetleri çok kötü bir sekilde veriliyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün ve Dünya Tabipler Birliği'nin tutukluların sağlık hizmetiyle ilgili yayınladığı çok net raporlar var. Türkiye 'de bunlar maaalesef gözardı ediliyor, uygulanmıyor" dedi.

Fatih Hilmioğlu'nun karaciğer hastalığı olduğunun ve böbreklerinden de sağlık sorunları yaşadığını belirten Aktan, "Fatih Hilmioğlu'nun cezaevinde kalamayacağı herkes tarafından bildirildi. Türk Tabipleri Birliği bağımsız bir kurumla birlikte Fatih Hilmioğlu'nu muayene etmek üzere bir kurul oluşturduk. Bununla ilgili Adalet Bakanlığı'na başvurduk ancak uzunca bir süre geçmiş olmasına rağmen bakanlıktan olumlu bir yanıt almadık. Bu talebimiz devam ediyor. İstanbul Tabip Odası ve Türk Tabipleri Birliği olarak en azından Fatih Hilmioğlu'na bir meslektaş ziyareti yapmak üzere girişimlerimiz başladı, buna da yanıt bekliyoruz. Şu anda hapishanelerde tutuklu ve hükümlü olan sağlık sorunu yaşayan yeterli sağlık hizmeti alamayan ve bundan mahrum bırakılan çok geniş bir kitle var. Hilmioğlu'nun kişiliğinde bu sorunların gündeme getirilmesi ve çözümler üretilmesi için Türk Tabipleri Birliği üzerine düşen görevi yapacaktır" diye konuştu.

"HİLMİOĞLU'NA ÖLÜM CEZASI VERSELER NE YAZAR"

"Fatih Hoca evladı öldüğünde zindandaydı' diyen Ankara Baro Başkanı Metin Feyzioğlu da "Ona bu acı haberi bir akrabası , eşi veremedi. Çocuğu veremedi. Kendi gibi zindanda olan diğer arkadaşlarından öğrendi. Acaba ne hissetti, çaresizlik, pişmanlık, dört duvar arasına sıkışmışlık, isyan. Ne düşündü, bütün bunlar niçin dedi mi sizce? Binlere öğrenci yetiştirdim, binlerce hastaya can verdim, bu ülkeye ömür boyu hizmet ettim. Şimdi ne düşünüyor? Boş verdi gibi. Hayatta hiçbirşeyden heyecanlanmamak, umudunu yitirmek boş vermek. Buna hakkımız var mı, bu milletin bu devletin bunu yapmaya hakkı var mı, evladını gömdüğü gün evinde karısına sarılma hakkından mahrum etmeye hakkımız var mıydı, biz ne yapıyoruz, bundan daha büyük bir acı olabilir mi, bundan daha büyük bir ceza olabilir mi? Sanıyor musunuz Fatih Hilmioğlu alacağı cezayı umursuyor. Ona zaten telefisi imkansız en büyük acıları zaten bu devlet çektirdi. Ölüm cezası verseler ne yazar" şeklinde konuştu.

"ÇOCUKLARIMA SİZİN EVLATLARINIZA BİR ŞEY AÇIKLAMAK ZORUNDALAR"

Hukukçu ancak hukuki bir konuşma yapmayacağını söyeleyen Metin Feyzioğlu, "Hukuk barındırmayan bir süreçle ilgili hukuki bir değerlendirme yapacak olursam o sürece değer vermiş olmaz mıyım, o süreci hukuken tartışmaya kalkışsam bu acıları yaşatanlara değer vermiş olmaz mıyım? Ama benim çocuklarıma sizin evlatlarınıza bir şey açıklamak zorundalar. Bir açılım süreci yaşanırken, teröristlerle müzakere süreci başlatılmışken, Fatih Hilmioğlu'nun, Haberal'ın, Balbay'ın, Engin Alan'ın, yüzlerce subayın, komutanın bu milletin kahramanlarını niçin kendilerine savunma hakkından mahrum edildiğini, ellerinin, kollarının bağlanıp duvara karşı konuşmak zorunda bırakıldıklarını ve gerekçesiz bir şekilde yıllardır hayatlarından çekip alındığını izah etmek zorundalar. Ama edemeyecekler" ifadelerini kullandı.

"SİLİVRİ'DE BİR CİNAYET İŞLENİYOR"

Gazeteci -Yazar Şükran Ketenci de, toplantıya katılamayan Sanatçılar Girişimi sözcüsü Şair-Yazar Ataol Behramoğlu'nun kaleme aldığı yazısını okudu. Behramoğlu yazısında, "Silivri'de göz göre göre, bilerek, kasıtlı olarak, bütün insanlığın gözleri önünde bir cinayet işleniyor. Bu ülkenin yurtsever sanatçıları, adalet ve özgürlük savaşımcıları olarak, bütün dünyaya, asıl suçluların Silivri'de yargılananlar değil yargılayanlar ve arkalarındaki güçler olduğunu haykırıyoruz. Silivri'de işlenmekte olan cinayetlere son verilmeli, ağır hastalığı hızla ilerlemekte olan sayın Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu bir an önce serbest bırakılararak tedavisi normal koşullarda sürdürülmelidir. Bunu, ülkemizin vicdanı olan sanatçılar adına istiyoruz, talep ediyoruz. Türkiyenin ve dünyanın bilim insanlarını, akademisyenlerini, gerçek sanat ve düşün insanlarını seslerini yükseltmeye, özgürlük taleplerini en yüksek sesle dile getirmeye çağırıyoruz" diye konuştu.

"İNSAN HAKLARI SAVUNUCUSU OLACAKTINIZ"

Ergenekon Davası'nı izleyici olarak katıldığını ve herkesin de davayı izlemesi gerektiğini heryerde söylediğini belirten Ketenci, "Oraya gitseydiniz aydınlar olarak, hiç de darbeci olmayacaktınız. Doğrudan doğruya insan hakları savuncusu olacaktınız. Biz aydınlar olarak bu görevi yapmadık" dedi.

"FATİH HİLMİOĞLU GERÇEK BİR AYDIN"

Ressam Bedri Baykam da Fatih Hilmioğlu'nun mükemmel bir insan olduğunu belirterek, "Gerçekten örnek bir aydın. Bu sekilde işlenecek bir cinayetin iktadarın tamamında olur. Hilmioğlu'nun derhal tutukluluğuna son verilmesi ve gereken tibbi yardımın gereken en üst koşullarda verilmesi lazım. Bu tamamen hukuksal ve siyasal boyuttan ayrı bir olay. AB düzeyinde demokrasi masalları anlatan kişilerin bu konudaki umursamazlıklarını göstermemiz lazım, teşhir etmemiz lazım. Taki bu akıl almaz ilgisizlik ortadan kalkıncaya kadar" şeklinde konuştu. Ergenekon Davası'ndan tutuklu bulunan İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in eşi Şule Perinçek de eşi ve oğlu Mehmet Perinçek'in Silivri'de tutuklu olduğunu anımsatarak, Fatih Hilmioğlu ve oğlu Perinçek'in aynı koğuşta kaldıklarını belirtti. Şule Perinçek, Fatih Hilmioğlu'nun oğlunu kaybettiği haberini televizyondan öğrendiğini o anda da yanında oğlu Mehmet Perinçek'in olduğunu anlattı.

"KARDEŞİMİ GÖZ GÖRE GÖRE ÖLÜME TERK EDİYORLAR"

Ergenekon Davası'ndan 4 yıldır tutuklu bulunan İnönü Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu'nun avukatı Hayati Hilmioğlu da müvekkili aynı zamanda kardeşi Fatih Hilmioğlu'nun 20 gündür Murat Kölük Devlet Hastanesi'nde tedavi gördüğünü kaydetti.

DHA muhabirinin telefonla ulaştığı Hayati Hilmioğlu "Kardeşime karaciğer kanseri başlangıcı teşhisi konuldu. Kardeşim ayrıca Siroz hastası. Davanın görüldüğü İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nden sürekli tahliye talebinde bulunuyoruz. Kardeşimi göz göre göre ölüme terk ediyorlar" ifadesini kullandı.(dha/Serpil Kırkeser-Yaşar Kaçmaz)