@ismailsaymaz

Fazıl Say gerekçesinde üç AİHM kararı

Fazıl Say gerekçesinde üç AİHM kararı
Fazıl Say gerekçesinde üç AİHM kararı
Fazıl Say'a 10 ay hapis cezasının gerekçesi açıklandı. Cezaya dayanak olarak üç AİHM kararını gösteren Hâkim Hulusi Pur, tweet'lerde üç büyük dine hakaret edildiğini savundu.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

Piyanist Fazıl Say’ı ‘dini değerleri aşağıladığı’ savıyla 10 ay hapis cezasına mahkûm eden İstanbul 19. Sulh Ceza Mahkemesi Hâkimi Hulusi Pur, gerekçeli kararını açıklarken ‘tweet içeriklerindeki sözlerin düşünce, vicdan, din özgürlüğü ve ifade özgürlüğünü kullanma hakkı kapsamında değerlendirilemeyeceğini’ kaydetti.
Hâkim Pur, Say’ın retweet ettiği şiiri ve yazdığı sekiz tweet’i alt alta koyduktan sonra, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. maddesine göre ifade özgürlüğünün kimi hallerde kısıtlanabileceğini savundu. Pur, gerekçesine dayanak olarak AİHM’nin üç ayrı kararını gösterdi.
1- AİHM’nin 1994 tarihinde Otto-Preminger Avusturya Davası’nda; Katolik değerlerine aykırı bir filmin gösteriminin durdurulmasına ilişkin yerel mahkemece verilmiş kararın doğru bulunduğu vurgulandı.
2- Bir diğer karar da Wingrove-İngiltere Davası oldu. İngiltere’de 1996’da çekilen video filmine, dine küfür içerdiği için dağıtım ruhsatı verilmemesi şeklindeki kararın AİHM’de onandığı ifade edildi.
3- AİHM yine Türkiye aleyhinde açılmış olan ‘İ.A Davası’nda benzer bir karar verdi. Fransa’da yaşayan İ.A’nın yayımladığı kiitap, Allah’a ve dine hakaret içerdiği gerekçesiyle yasaklandı. Mahkeme kitabı yasaklayan Türkiye’yi haklı bulurken fikir özgürlüğünün, İslam dinine hakaret etmeyi kapsayamayacağını belirtti.
Hâkim Pur, Fazıl Say kararının gerekçesinde TCK’nın 216. maddesinin gerektirdiği gibi, ’halkın bir kesiminin benimsediği dini değerlerin aşağılandığını’ savunarak, “Aşağılamadan maksat tahkir etmek ve hafife almaktır. Sövme, hakaret, karalama ve küçük düşürücü değer yargısında bulunmak gibi fiilleri de kapsar” dedi. Cezada gerekli ‘aleniyet’ şartı için de “Sadece ulaşmak isteyenlerin ulaşabileceği düzeyde olması yeterli” yorumu yapıldı.
‘Barışı bozmaya elverişli’
Say’ın tweet’lerinin de kamu barışını bozduğunu savunan Pur, “Tehlikenin gerçekleşmesi aranmamaktadır. Fiil ve sözlerin kamu barışını bozmaya elverişli olması yeterli görülmektedir” görüşünü dile getirdi.
Hâkim Pur, ceza kararının ulusal ve uluslararası içtihata uygun olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:
“Söz konusu tweetler İslamiyet, Hıristiyanlık ve Yahudilik dinlerince kutsal sayılan cennet, cehennem, tanrı uğruna ölmek, huri ve Allahçı sözlerinin yukarıda belirtilen tweet ve tweet içeriklerinde yer verilmiştir. Belirtilen dinlerce önemli adledilen değerlerin aşağılandığı, cennet ve cehennemde alkollü içecek olarak bilinen rakı ve chivasregal varlığı ve yokluğuna vurgu yapılarak hafife alındığı, alay edildiği, mensup olduğu dine inanan insanlara Allahçı sıfatı addedilerek öncesinde yavşak, adi, magazinci, hırsız, şaklaban sözleri ile üç büyük dinin inananlarına alenen hakaret edildiği, tahkir edildiği, kutsal dinlerce varlığı kabul edilen cenneti meyhane ve kerhaneye benzeterek alay ve tahkir edildiği, Allah uğruna ölmenin semavi dinlerce kutsal sayıldığı, hayvanlaşma tabiri ile birlikte anılarak ve benzetilerek söz konusu değerlerin aşağılandığı anlaşılmıştır. Irmaklardan şaraplar akacakla başlayan söz konusu tweetteki sözlerin Ömer Hayyam’dan alıntı edildiğine dair iddianın tartışılması gerekmektedir. Söz konusu sözlerin Ömer Hayyam‘a ait olup olmadığının tartışmalı olduğu, Ömer Hayyam’a ait olsa dahi söyleniş şekli, diğer tweetlerle birlikte söylenmesi ve tüm dosya kapsamına göre sanığın kastı değerlendirildiğinde hafife alma ve alay etme kastı ile hareket edildiği açıktır.”

Avukatı: Yazmadı ‘retweet’ etti

Fazıl Say’ın avukatı, müvekkilinin aldığı cezaya neden olan mesajları kendisinin yazmadığını sadece retweet ettiğini açıkladı. Avukat Meltem Akyol’un yaptığı açıklama şöyle: “Medyada yapılan yorum ve tartışmalarda yanlış algılanan bir hususu düzeltme ihtiyacı doğmuştur. ‘bilmem fark ettiniz mi ama nerde yavşak, adi magazinci, hırsız şaklaban varsa hepsi allahçı, bu bir paradoks mu?’ ifadesi Fazıl Say’a ait bir ifade olmayıp kendisine cevap olarak gönderilen bir tweetin tarafınca retweet edildiği bir ifadedir. Ayrıca Fazıl Say, ‘Dün gece bu sayfada yazılanlar, rt edilenler, kimi insanların fikirleridir.(fikir başka başka olmasa … der Veysel) rahatsızlıkla ilgilenilmesin?’ diyerek iradesini ve hakaret ve aşağılama kastı olmadığını beyan etmiştir.”