'Feliçita'yla bir ömür

'Feliçita Mehmet' adını hatırlayanlar çok olacaktır.
Haber: HATİCE YAŞAR / Arşivi

İSTANBUL - 'Feliçita Mehmet' adını hatırlayanlar çok olacaktır. Hani Ertürk Yöndem'in TRT 1'de yayımlanan 'Perde Arkası' programında acıklı fon müziği eşliğinde Romina-Albano çiftinin mutluluk şarkısı
'Felicita'yı kendine göre yorumlayan köprü altı çocuğu...
Mehmet şimdi 32 yaşında. Askerliğini yaptı ve nişanlandığı kızla evlenmenin hayalini kuruyor.
Kendisine 'Feliçita' denilmesini isteyen Mehmet'in hikâyesi de çoğu sokak çocuğuyla benzer. "Ailemde huzursuzluk büyüktü. İki üvey, beş öz kardeşim vardı. Annem iki kez evlenmişti. Adana'daydık. Beni ve beş kardeşimi yetiştirme yurduna vermişti. Sevmiyordum orayı" diye başlayan konuşma, yurttan kaçışın ipuçlarını da veriyor aslında. Feliçita, sokağa giden yolda
'kaçmak' sözcüğünü kullanmıyor hiç.
'Kaçmadım, tatile çıktım'
"Yurttan tatile çıktım" derken Adana'dan
İstanbul'a kaçtığını anlatmak istiyor aslında. O zamanlar daha 11 yaşında Feliçita.
Kendisi her ne kadar fark etmese de bu
'tatil' onu 19 yıl sokaklarda bırakacak bir yaşamın da başlangıcı olmuş.
"İlk önce Adana içlerinde takıldım. Sonra işi büyütüp İstanbul'a geldim" derken gözleri kaçamak kaçamak bakıyor. Çoğu dişi döküldüğü için konuşurken ne dediği zor anlaşılıyor. İlk geceyi anlatıyor Feliçita. Bu arada öğreniyoruz ki sokağa kaçan her çocuk için 'ilk gece' en zor gecedir:
"Kendimi korumak için cebimde bıçak taşıyordum. Küçüktüm ama sokağın tehlikeli olduğunu biliyordum. İlk gece Haydarpaşa Garı'nda kaldım. Yerde yattım, hiç uyuyamadım
o gece. Ama dönmeyi de istemedim. Çöplerden bulduklarımla beslendim."
Polisleri hep atlatmış
Feliçita Mehmet'in sokak serüveni zaman zaman kesintiye uğramış. Polise yakalanınca evin yolu görünür gibi olmuş. Çünkü her defasında Feliçita'yı otobüse bindirmek için garaja götüren polisler başarısızlığa uğramış. Feliçita, 'Tuvalete gideceğim' bahanesiyle kaçmış.
"Peki hiç özlemedin mi evini, kardeşlerini?" diye sorunca, zaten yurtta kaldığını, orayı da özlemediğini ama kardeşlerinin hasretini çektiğini söylemeden edemiyor.
"Sokaklar tehlikeli. Sapığı var, her çeşit insanı var. Var da var! Benim köpeklerim vardı. Onlara sarılır yatardım. Hem kışın seni ısıtır, hem de tehlikelerden korur" diyen Feliçita Mehmet'in yaşam- öyküsü roman olacak türden.
Feliçita bir dönem ortalıkta görünmeyince, herkes öldüğünü düşünmüş. Öyle ki bu konuda gazetelerde yazılar dahi yazılmış. Ama o bir anda ortaya çıkıvermiş.
Aslında kendisiyle barışık biri. Hatta bunu etrafındakiler de onaylıyor. Gülerek, "Bazen bir mal alırsın, bir tanesi çürük çıkar.
İşte bizim ailedeki çürük de benim" diyor.
Askerliği de uzun
Askerlik serüveni çarşı izni alıp ortalıktan kaybolması nedeniyle sık sık kesintiye uğrayan Feliçita Mehmet, sonunda bu görevini de tamamlamayı başarmış.
Şimdi çoğunlukla sokak çocukları için Dolapdere'de kurulan Banvit Gece Barınağı ve Gençlik Merkezi'ne gidiyor. Taksim civarına, yani 'eski mekânı'na da takılıyor ama eskisi kadar çok değil. Şimdilerde, evlilik hayalleri kuruyor. Adana'da bir 'iş' sahibi olmayı, yuva kurmayı çok istiyor.
Soyadının yazılmasını istemeyişinin nedeni de burada gizli:
"Daha önce iki kez nişanlandım. Adımı 'sokak çocuğu', 'tinerci' diye çıkardıkları için bozuldu nişan. Bu sefer inşallah tamamına erer."