Feyzioğlu: Hükümet kabinede muhalefet vekillerine görev versin!

Feyzioğlu: Hükümet kabinede muhalefet vekillerine görev versin!
Feyzioğlu: Hükümet kabinede muhalefet vekillerine görev versin!
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin arasındaki söz düellosu devam ediyor

ANKARA - Türkiye Barolar Birliği Başkanı (TBB) Metin Feyzioğlu, Ankara Barosunca düzenlenen "Yeni Adli Yıldan Beklentiler" başlıklı panele gelişinde gazetecilerin, Yeni Adli Yıl Açılış Töreni'nde yaptığı konuşma ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in bu konuşmaya ilişkin değerlendirmesiyle ilgili soruları yanıtladı.

Konuşmasında siyasi iktidarların demokratik kitle örgütlerinin açıklamalarından hoşlanmak zorunda olmadığını, ancak bindikleri demokrasi dalını kesmemelerini, birlikte yaşamayı, eleştiriye tahammülü öğrensinler görüşünü aktardığını hatırlatan Feyzioğlu, bu cümlesinin üzerinden 33 dakika geçmeden Ergin'in karşılık verdiğini söyledi. "Ben senin yetkilerini budarım, seçim yöntemini de değiştiririm. Çünkü canımı sıkan bir konuşma yaptın" şeklinde bir açıklamaya maruz kaldığını belirten Feyzioğlu, bu yaklaşımın, Türkiye'deki demokrasi standardına ilişkin sözlerinin doğruluğunu ispatladığını savundu. Feyzioğlu, "Bu ispatı bize bu kadar kısa sürede sunduğu için ben Sayın Bakan'a teşekkürlerimi arz ediyorum" dedi.

Feyzioğlu: Yasaların dışına çıkan polis, sıradan suçludan farksızdır


-"SAYIN BAKAN MİLLETVEKİLİ GENEL SEÇİMİYLE KARIŞTIRDI"


Bakan Ergin'in TBB Başkanı'nın seçilme yöntemine ilişkin sözlerini de değerlendiren Feyzioğlu, Avukatlık Kanunu'nun doğru okunması gerektiğini, kanunun siyasi partilerin barolarda seçimlere girmesine izin vermediğini hatırlattı. "Sayın Bakan, bunu milletvekili genel seçimiyle karıştırdı öyle sanıyorum ki" ifadesini kullanan Feyzioğlu, baro başkanı seçimlerinin çarşaf liste ile yapıldığını ve herkesin aday olma hakkının bulunduğunu vurguladı. Feyzioğlu, "Bizim çarşaf listemiz Sayın Bakan'ın milletvekili seçildiği genel seçimlerden çok daha demokratiktir. Ve eminim ki eğer bir çarşaf liste yöntemi olsaydı bugün iktidar partisinden de muhalefet partisinden de anlamlı bir kısmı herhalde parlamentoda bulunmazdı. Bizim seçimimiz son derece demokratik bir yöntemle olmuştur" diye konuştu.

Feyzioğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Sayın Bakan yürütme organının yani yönetim kurulunun da grupların aldığı oy oranına göre belirlenmesini istiyor. Bütün kanuna aykırı, kanunu yanlış anlayan açıklamalarına rağmen bir şartla varım; dediğini kendi Hükümetine uygulasın. Dediğini kendi Hükümetine uyguladığı zaman yüzde 50 bakanlığa muhalefet partilerine bırakmak zorunda, hemen şimdi. Eğer demokrasiden bunu anladıysa Sayın Bakan, yani yürütme organının da alınan oylara göre dağıtılmasını anladıysa baronun yürütme organı yönetim kuruludur, Türkiye'nin yürütme organı Hükümettir, dediğini kendi Hükümetine yapsın. Bakanlıkların yarısını muhalefet partilerine dağıtsın. Bu dediğim ne kadar anlamlıysa veya ne kadar anlamsızsa Sayın Bakan'ın önerisi de o kadar anlamlı veya anlamsız, kendi karar versin."

Ergin: Demokratikleşme paket inşallah gecikmez


BAKAN ERGİN NE DEMİŞTİ?

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'nun konuşmasına ilişkin değerlendirmesi sorulan Adalet Bakanı Sadullah Ergin, oturdukları koltuğa çoğunlukçu yöntemlerle gelenlerin kendilerine çoğulcu tavsiyelerde bulunamayacağını ifade ederek, "Parlamento açıldıktan sonra çoğulculuğu her alanda sağlamaya dönük çalışmalar yapacağız. Barolar Birliği seçimlerinin de barolardan gelen delegelerin seçimlerinin de çoğulcu yöntemle yapılması için öneri getireceğiz. Umarım sayın Başkan bu çoğulcu önerilerimize de destek verir" demişti.
Feyzioğlu'nun "Mısır ile Gezi Parkı arasında benzerlik kurarak eleştiri yaptığının" ifade edilmesi üzerine Ergin, "Orayla bir bağlantı kurduğunu düşünmüyorum, sadece darbeleri olumsuz gösteren yaklaşımına ben de katılıyorum. Aynı zamanda Türkiye'nin Mısır'daki darbe yönetimine koymuş olduğu tepkiye ilişkin yapmış olduğu tespite de katılıyorum" diye konuşmuştu.

Ergin, Feyzioğlu'nun Balyoz, Ergenekon gibi davaları "kara leke" olarak değerlendirmesine yönelik soruyu yanıtlarken, "Tabii bu da çok yaman bir çelişki. Darbe yapanla, darbe yapma girişiminde bulunanla, darbeye muhatap olmuş, yargılanmış, idam edilmiş olanları aynı kefeye koyan bir bakış açısının ne denli sağlıklı olduğunu ben kamuoyunun takdirine sunuyorum" değerlendirmesinde bulunmuştu. (aa)