Fezleke üstü suçlama

Eski TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Sema Pişkinsüt'e 'işkence fezlekesi' nedeniyle başlayan tartışma büyüdü.

ANKARA - Eski TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Sema Pişkinsüt'e 'işkence fezlekesi' nedeniyle başlayan tartışma büyüdü.
Adalet ve İnsan Hakları komisyonları başkanvekilleri, fezlekeyi hazırlayan başsavcıvekili Bekir Selçuk'u 'haddini aşmakla' suçlayıp hakkında idari işlem yapılmasını istedi. Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk ise DSP'li Pişkinsüt'ü suçladı, savcıyı savundu.
TBMM Adalet Komisyonu Başkanvekili ANAP'lı Sühan Özkan ile İnsan Hakları Komisyonu Başkanvekili ANAP'lı Emre Kocaoğlu, Türk'e gönderdikleri ortak mektupta, savcının işkence iddialarını bir yana bırakıp, mağdurların adını açıklamadığı gerekçesiyle Pişkinsüt hakkında soruşturma açmasına üzüldüklerini belirterek, şu görüşlere yer verdi:
'Savcının haddi değil'
"Demokratik bir ülkede bir sayın savcının, TBMM'nin doğal bir denetim faaliyetini soruşturmak haddi olmadığı için, bu korkunç haberlere inanmak istemiyoruz. Doğruysa, savcının, Anayasa'nın değiştirilemez ilkelerinden 'demokratik hukuk devleti' ilkesini ihlal ederek ağır bir Anayasa suçu işlediği akla gelmektedir. Ayrıca, iddiayı soruşturup işkence suçlusunu bulmakla yükümlü savcının bu asli görevini bırakıp işkenceyi ortaya çıkaran parlamenter kurumları suçlamakla, yargıyı töhmet altında bırakıp tezyif ettiği düşünülecektir. Bu da savcının 'yargıyı tezyif ve tahkir' suçunu işlediğinin karinesi olur. Eğer haberler doğruysa, savcı hakkında idari işlemlerin başlatılmasını takdirlerinize arz ediyoruz."
Türk ise kendisini 'özrü kabahatinden büyük, verdiği sözleri tutamayan, Türkiye için adalet bakanı olması sakıncalı kişi' diye eleştiren Pişkinsüt'e çok ağır yanıt verdi. Türk'ün sözleri şöyle:
"Savcılara yardımcı olmadı. Sözünü ettiği hükümlü ve tutukluların kimliğinin saklı tutulacağı yolundaki taahhüdün hiçbir hukuki geçerliliği yok. Pişkinsüt'ün bu yazısı üzerine bazı başsavcılıklar raporlarda yer verilen iddiaları 'soyut ' bularak kovuşturmaya yer olmadığı kararı verdi.
Türk: Şov yapıyor
Bir yandan iddialar hakkında işlem yapılıp yapılmadığını soruyor, bir yandan konunun aydınlanması için üzerine düşeni yerine getirmiyor. İşkenceyle mücadele sadece iddialar ortaya atmak ve şov yapmakla değil, açıklığa kavuşturulması için adli makamlara yardımcı olmakladır.
Fezlekenin siyasi yönü yok. TBMM, Pişkinsüt'ün dokunulmazlığını kaldırırsa, TCK'nın 296. maddesindeki suçu işleyip işlemediğine mahkeme karar verir. Benim devlet adına söz verip de döndüğüm hiçbir şey yok. Sözümüzden döndüğümüzü iddia edenler, yasadışı örgütler ve sözcüleridir. Pişkinsüt'ün aynı doğrultuda görüş açıklaması son derece ilginç. 'Aletlere ceza veremeyiz' sözlerim de yanlış aktarıldı.
İşkencecilere ceza için, mağdurların belli olması gerek."
Pişkinsüt ise kendisini suçlayan Türk'e tepkisini şöyle dile getirdi:
"Bu, hiç de yabancısı olmadığımız bir anlayış. 12 Eylül'ün ruhu diri tutulmaya çalışılıyor. Üstelik kurnazlıkla yapılmaya çalışılıyor. Parlamentonun çalışması ve kararları, benim çalışmam gibi gösterilerek siyasi linç düzenlenmek isteniyor. Ama her şey toplumun gözü önünde oluyor."