Fidan: En önemlisi Öcalan ama...

Fidan: En önemlisi Öcalan ama...
Fidan: En önemlisi Öcalan ama...
Haber: DENİZ ZEYREK - deniz.zeyrek@radikal.com.tr / Arşivi

MİT Müsteşarı Hakan Fidan, “Kürt sorununun çözümünde Öcalan mı Kandil mi, BDP mi belirleyici olacak? Size göre sürecin en önemli ayağı hangisi” sorusuna, “En önemlisi Öcalan. Ancak Öcalan da tek başına belirleyici değil. Hepsi” karşılığını verdi. Fidan, her unsurun ayrı ayrı önemli olduğunu anlatmak için, “Öcalan’la ve örgütün yöneticileriyle silah bırakma konusunda anlaşılsa bile İran, Suriye ve Iraklı örgüt mensupları bu süreci reddederse tam sonuç alınamaz” yorumunu yaptı.
Türkiye , 2013’ü Kürt sorunuyla ilgili baş döndüren bir trafikle karşıladı. Adalet Bakanlığı, MİT ve BDP’liler, ağızbirliği edercesine Ahmet Türk ve Ayla Akat’dan oluşan BDP heyetinin İmralı’ya gidişi konusunda ‘sessizlik orucu’na girdiklerini bildirse de Türk ile Akat’ın adaya gittikleri haberleri resmen yalanlanmadı. Kamuoyu, Türk ve Ata’nın İmralı’da olduğunu duyduğu saatlerde MİT Müsteşarı Hakan Fidan da Türkiye’nin yurtdışında görev yapan Büyükelçileri ve Misyon şeflerine PKK ile mücadelenin genel çerçevesi konusunda bilgi veriyordu. Elbette ki Fidan’ın yaklaşık 200 kişinin bulunduğu bir salonda önemli sırları ifşa etmesi beklenmiyordu. Geçen yıl MİT’in kuruluşunun 85. yıldönümünde gazetecilerle buluşmasında çizdiği çerçevenin ötesine geçmedi.

Sinirlioğlu sordu
Edindiğim bilgilere göre Fidan, MİT’in yeniden yapılanmasını, geçmişte işlerin aksamasına neden olan sorunları nasıl aştıklarını anlattı. Brifingin ardından, Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı olduğu dönemde yakın mesai içinde olduğu, Şam ile Kahire arasında bir ay birlikte mekik dokuduğu Dışişleri Müsteşarı Büyükelçi Feridun Sinirlioğlu söz alarak Kürt sorunu konusundaki güncel gelişmeleri anlatmasını istedi. Fidan, bunun üzerine yaklaşık 15 dakika, PKK ile mücadele konusunun uluslararası bağlantılarını, örgütün dış bağlantılarının mekanizmasıyla mücadelede uluslararası ilişkilerin nasıl kullanılabileceğini anlattı. Suriye ve Irak’taki gelişmelerin PKK’yı nasıl etkilediği hakkındaki görüşlerini paylaştı. Fidan’a Kürt sorununun çözümü noktasında hangi unsurların daha önemli olduğu da soruldu. Fidan’ın yanıtı açık oldu: “Öcalan önemli ama Kandil, BDP ve Avrupa ’daki oluşumların hepsinin bir rolü var...” Fidan, Öcalan’ın neden tek başına yetmeyeceğini de örgütün yapısından örnekler vererek anlattı. Fidan’a göre Öcalan ve PKK’nın önemli isimleri ile silah bırakma konusunda anlaşılsa bile örgüt içindeki İran, Irak ve Suriye’den katılan unsurlar bu süreci reddebilir ve baltalamaya çalışabilir.

Örgütle temas kaçınılmaz
Sorudaki iki unsurun yani BDP ve Öcalan’ın tavrı ortaya çıktı. Öcalan, örgütün silah bırakması konusunda müzakerelere açık. BDP’yi de tabanla köprü olarak kullanma arayışında. BDP de Öcalan’la aynı çizgide. BDP heyetinin İmralı ziyareti konusunda BDP’lilerin de en az Adalet Bakanlığı ve MİT kadar ketum davranması, işi ciddiye aldıklarını gösteriyor. Üçüncü unsur BDP’nin ve PKK’nın halk tabanı. Onlar da Öcalan’ın tavrını kabullenecek gibi görünüyor. Geriye örgütün aktif yöneticilerinin nasıl hareket edeceği sorusu kalıyor. Murat Karayılan ve Zübeyir Aydar gibi isimlerden Öcalan’la temas arayışına dair açıklamalar geliyor. Buna karşın Suriyeli örgüt yöneticisi Bahoz Erdal kod isimli Fehman Hüseyin, Türkiye’ye tehditlerini sürdürüyor. Fidan’ın Öcalan ve örgüt yöneticileriyle anlaşılsa bile Türkiyeli olmayan örgüt üyelerinin ne yapacağının kestirilemeyeceği uyarısı, aktif örgüt yönetimindeki bu ayrışmanın da özeti gibi. Öcalan’la aşama kaydedilirse örgütün Öcalan’ın tavrını benimseyecek yöneticileriyle temas da kaçınılmaz olabilir.