Figen Yüksekdağ kimdir?

Figen Yüksekdağ kimdir?
Figen Yüksekdağ kimdir?
Halkların Demokratik Partisi'nde yapılan seçimlerle Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ eş başkanlar oldular.

HDP yani Halkların Demokratik Partisi'nde yapılan seçimlerle Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ eş başkanlar oldular. 
Peki Figen Yüksekdağ kimdir? Figen Yüksekdağ, 1971 Adana Yumurtalık doğumlu. Siyasi faaliyete ilk olarak gençlik hareketi içerisinden katıldı. Figen Yüksekdağ uzun yıllar kadın özgürlük mücadelesinin demokratik kurum ve örgütlenmesinde yer aldı. 

HDP Eş Genel Başkanlığı'na Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ seçildi


Atılım Gazetesi yayın kurulu üyesi olarak çalıştı. 2009 yılı sonunda, siyasi faaliyetlerinden dolayı tutuklanmasından hemen önce Sosyalist Kadın dergisinin editörlüğünü yaptı. Figen Yüksekdağ 2003 genel seçimlerinde Adana bağımsız milletvekili adayı oldu.

HDP 2. Olağan Kongresi sonunda partinin yeni kadın eşbaşkanı seçilen Figen Yüksekdağ çözüm için müzakerenin devlet ve hükümet ile yürütüldüğünü ama barışın halklarla geleceğini dile getirdi. Yüksekdağ, Abdullah Öcalan’la yürütülen müzakerelerinin yasal statüye kavuşturulmaması, karakol inşaatları, hasta mahkûmların bırakılmamasının ise yeniden çatışma ve savaş alarmı verdiğini dile getirdi. 

HDP Eşbaşkanı Yüksekdağ'dan yeniden çatışma uyarası


AL JAZEERA'DAN BURHAN EKİNCİ'YE KONUŞTU

HDP’nin sadece seçmen oranı ve herhangi bir hedef kitlesine hitap eden parti olmadığını dile getiren Figen Yüksekdağ, dışlanan tüm kesimlerin partisi olduklarını söyledi. Yüksekdağ, HDP projesinin, kendini aşma hareketi olduğunu belirtip şunları söyledi: “Parti olarak Kürt sorununun çözümü ve barış için tüm enerjimizle çalışacağız. Çözüm için müzakere devlet ve hükümet ile yürütülüyor. Ama barış halklarla gelecek. PKK lideri Abdullah Öcalan’la yürütülen müzakerelerinin yasal statüye kavuşturulmaması, karakol inşaatları, hasta mahkûmların bırakılmaması yeniden çatışma ve savaş alarmı veriyor.

Toplumun, Fırat’ın batısında yer alan kısmıyla buluşmasına ve birleşmesine ihtiyaç vardı. Bu açıdan HDK (Halkların Demokratik Kongresi) ve HDP projesi Kürt halkının merkezinde durduğu özgürlük hareketinin Fırat’ın batısıyla, Türkiye kanadıyla buluşma, birleşme harekâtıdır. Doyuma ulaşmış bir mücadelenin başka bir eşiğe sıçrama hareketidir. Bizim sosyalist gelenek bakımından da, geride bıraktığımız 40-50 yıllık aşamada, çoğu zaman uzaklaşılan ve kopulan Doğu’dan yükselen hareketle enerjiyle yeniden buluşma ve birleşme hareketidir. Bu buluşma ve birleşme sadece Kürt siyasetinin ihtiyacı değil, Batı’da siyaset yapan güçlerin de çok ciddi somut ihtiyacıdır.”