'Fırtına' kurtuldu

Danıştay, Çamlıhemşinlilerin başvurusu üzerine, eski kararını değiştirerek Fırtına Vadisi için son sözünü söyledi: Santral yapmanın hukuki dayanağı kalmadı.
Çevreciler, eski ANAP lideri Yılmaz'ın temelini attığı santralı durduran kararı yine de eleştiriyor: Sadece burayı kurtarıyor, emsal değil.
Haber: İBRAHİM GÜNEL / Arşivi

İSTANBUL - Yargı, çevrecilerin ve halkın tepkisine karşın Rize'nin Çamlıhemşin ilçesindeki Fırtına Vadisi'ne yapılmasına karar verilen Dilek-Güroluk Hidroelektrik Santralı'nın iptal kararına son noktayı koydu. Daha önce, Çevre Bakanlığı'nın verdiği olumlu ÇED raporunu iptal eden kararı bozan Danıştay, bu kararından döndü. Danıştay, koruma kurulunun sit alanlarına santral yapılmasına ilişkin ilke kararının iptal edildiğini belirterek, "Dolayısıyla bölgeye santral yapılmasına ilişkin tüm yasal dayanaklar ortadan kalkmıştır" dedi.
Yılmaz temel atarken...
Çevre Bakanlığı, 26 Haziran 1998 tarihinde, dönemin başbakanı Mesut Yılmaz'a yakın olduğu öne sürülen BM Holding'e bağlı BM Enerji Yatırımları ve Ticaret A.Ş.'nin Rize'nin Fırtına Vadisi'ne yapmayı düşündüğü Dilek-Güroluk Hidroelektrik Santralı'na ÇED olumlu belgesi vermişti. Çevre Bakanlığı ayrıca, Radikal'in sık sık manşetlere taşıdığı santralın ÇED onayını Yılmaz'ın temelini attığı gün vermişti. ÇED raporu bakanlık tarafından daha önce üç kez reddedilmişti. Dünyanın korunması gereken 200 yerinden biri olarak belirlenen vadiye santral yapılmasına karşı 305 Çamlıhemşinli de, 'santralın çevreye ve doğaya karşı olumsuz etkilere yol
açacağı' gerekçesiyle Trabzon İdare Mahkemesi'nde dava açmıştı.
ÇED onayından önce de, Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Fırtına Vadisi'ni 1., 2. ve 3. derece doğal sit alanı ilan etmişti. Kurul ayrıca, Fırtına Deresi'nin yukarısındaki Zilkale ve Kalei Bala çevrelerini de arkeolojik sit alanı olarak belirlemişti.
Kurul 'değerlendiremedi'
Proje, Çevre Bakanlığı'ndaki İnceleme Değerlendirme Komisyonu'na geldiğinde, toplantıya katılan Kültür Bakanlığı temsilcisi, bölgenin kısa süre önce sit alanı ilan edildiğini anımsatarak, projenin Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından onaylanması gerektiğine dikkat çekti. Bunun üzerine proje, kurula sunuldu. Kurul da Fırtına Vadisi için koruma amaçlı imar planı yapılmadığı için projeyi inceleyip değerlendiremeyeceği kararına vardı. Ancak kurul, projenin acliyet durumunda, 'Bu aşamada ÇED raporundaki önlemlere dikkat ederek, bitki ve hayvan varlığının korunması kaydıyla santralın yapılabileceği' hükmüne de vardı. Bakanlık da kurula atıfta bulunarak ÇED raporunu onayladı ve inşaata izin verdi.
Bu aşamada Çamlıhemşinliler de 'projenin kurulca incelenmediği ve bölgede inşaat için ağaçlar kesilmeye başlandığı' gerekçesiyle Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu'na dilekçe vererek, inşaatın durdurulmasını
istedi. Bunun üzerine kurul, "Koruma amaçlı imar planları yapılmadan, dolayısıyla projeyi inceleyip karar vermeden inşaata başlanması hukuka aykırıdır" hükmüne vararak, ivedilike ağaç kesimi, bina ve yol yapımı çalışmalarının durdurulması istedi. Çamlıhemşinliler de kurul kararını Çamlıhemşin Cumhuriyet Savcılığı'na ileterek suç duyurusunda bulundu. Savcılık da inşaat faaliyetini durdurdu.
Bakanlık formül buldu
Öte yandan, BM Holding de Bu karar karşı Trabzon İdare Mahkemesi'nde dava açtı ve reddedildi. Mahkeme aynı gün, Çamlıhemşinlerinin davasında bilirkişi raporuna dayanarak ÇED onayını iptal etti. Bu iki dava da, BM Holding ve bakanlıkça temyiz edildi.
Santral için düzenleme
Bu arada Kültür Bakanlığı, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nu Ankara'da toplayarak, yerel kurulların uygulaması gereken ilke kararlarını saptadı. Yüksek kurulun, doğal sitlerle ilgili ilke kararına yeni ekleme yapıldı. İlke kararında, "İlgili bakanlığın gerekli gördüğü hallerde 1., 2., 3. derece doğal sit alanlarında enerji santralı yapılabilir" denildi.
Bunun üzerine Çamlıhemşinliler Danşıtay'da bu ilke kararlarının iptali için dava açtı.
Bu arada Danıştay, Trabzon İdare Mahkemesi'nin ÇED onayını iptal eden kararını bozdu. Kararda, "BM Holding'in Trabzon kuruluna karşı açtığı dava var. Trabzon İdare Mahkemesi'nin BM'nin açtığı davayı reddetmesini hukuka aykırı buluyorum" denildi.
Bu kararda ayrıca, "Karadeniz'deki mevcutcoğrafi durum yüzünden koruma amaçlı imar planın yapılmasının uzun süreceği ve yapılamıyorsa mevcut duruma göre santral projesinin sit alanlarına bir zararı olup olmadığını inceleyip karar vermesi gerektiği, bu şekilde geleceğe bırakmanın hukuka aykırı olduğu" ifade edildi ve Çamlıhemşinlilerin açtığı davanın da kurul incelemesini tamaladıktan sonra karara bağlanması gerektiği bildirildi.
Danıştay'da son tango
Öte yandan Danıştay, Çamlıhemşinlilerin Kültür ve Tabiat Varlıklarını koruma Yüksek Kurulu'na karşı açtığı davada 'Sit alanlarında enerji santralı yapılabilir' ilke kararını iptal etti. Bunun üzerine, Çamlıhemşinliler Trabzon İdare Mahkemesi'nin kararını iptal eden Danıştay kararına karşı, 'karar düzeltme' isteminde bulundu. Karar düzeltme dilekçesinde, BM'nin açtığı dava ile kendi davalarının farklı olduğuna dikkat çekilerek, Trabzon İdare Mahkemesi'nin ÇED olurunu iptal eden kararının onanması talep edildi.
Danıştay 6. Dairesi de, 22 Aralık 2003'te Çamlıhemşinlilerin karar düzeltme
istemlerini haklı bularak, oyçokluğuyla Trabzon İdare Mahkemesi'nin iptal kararını onadı. 'Gerekçeli kararı' yeni yazılan Danıştay kararında, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun sit alanlarına santral yapılmasına ilişkin ilke kararının iptal edildiğine dikkat çekilerek, "Bu santralın Fırtına Vadisi'nde yapılmasının hukuki dayanağı kalmamıştır" denildi.
Sonsuza kadar koruma
Çamlıhemşinlilerin avukatı Yakup Şekip Okumuşoğlu, Danıştay'dan vadiyi sonsuza kadar koruyabilecek emsal karar beklediklerini ama olmadığını söyledi.
Okumuşoğlu, "Dava dosyası içerisinde Fırtına Vadisi'ni sonsuza kadar koruyabilecek gerekçelere dayanak olabilecek yüzlerce sayfa bilgi, belge, rapor varken maalesef bunlar görmezden gelindi. Danıştay kararını sadece sit gerekçesine dayandırdı. Böylece gelecekte benzer projelerle yeniden karşı karşıya kalabiliriz" dedi.

Neden önemli?
Rio Sözleşmesi'ne göre vadi, dünyada koruma altına alınan 200 ekolojik bölgeden biri. Vadideki derelerde dünyada yalnızca burada ve Kanada'da bir nehirde bulunan denizalası balığının üreme alanı. Santral kurulsaydı, denizalası yok olabilirdi. Vadideki derelerde ayrıca, sulak ortamlarda varlığını sürdüren binlerece canlı türü bulunuyor. Bölge ayrıca, ender görülen yaşlı ormanlara sahip. Bu orman, Kafkasya ılıman kuşak yağmur ormanlarının henüz yok edilmemiş son parçalarından biri. Türkiye bitki türlerinin yüzde 28'i sadece Fırtına Vadisi'nde bulunuyor. Ayrıca, yıllık milyarlarca dolara karşılık gelen tıbbi bitki potansiyeline sahip.