Foça bombacısı mahkemede özür diledi

Foça bombacısı mahkemede özür diledi
Foça bombacısı mahkemede özür diledi
Foça'da askeri servis aracına düzenlenen bombalı saldırının sanıklarının yargılanmasına devam edildi. Mahkemede savunmasını yapan PKK üyesi Yunus Çiçek, saldırıda yaralanan hayatını kaybeden çiftçilerin ailesinden özür diledi.

İZMİR - İzmir'de geçen yıl ağustos ayında Menemen’de üç köylüyü öldürüp, ardından da Foça’da askeri servis aracına yönelik çifte bombalı saldırı düzenleyen 7’si tutuklu 8 sanıktan biri için 30 kez, 4 sanık hakkında da 26’şar kez ağırlaştırılmış ömürboyu, 3’ü için de 16’şar yıl hapis cezası istemiyle açılan davaya devam edildi. Saldırı sonrası, Şanlıurfa'nın Viranşehir İlçesi'nde polisle girdikleri çatışmada yaralı yakalanan Yunus Çiçek Kürtçe verdiği ifadede, öldürülen çiftçilerin ailelerinden özür diledi.

İlk olay geçen yıl 7 Ağustos'ta Menemen İlçesine bağlı Maltepe Köyü'nde meydana geldi. Çiftçilik yapan Yusuf Kafalı (59), şoförü Zekeriya Toksuz (55) ve Bahri Şirin (46), başlarından vurulmuş halde sulama kanalında ölü bulundu. Bu olayla ilgili çalışma yapılırken, 9 Ağustos’ta Foça'da Deniz Üs Komutanlığı’nda görev yapan personeli taşıyan askeri servis aracına yönelik bombalı saldırı, gerçekleşti. Uzaktan kumandayla patlatılan tahrip gücü yüksek bombanın etkisiyle araç hurdaya dönerken, içinde bulunanlar yaralandı. İlk patlamadan 8 dakika sonra yaralılara yardım edilirken ikinci bomba patlatıldı. Yaralılar çeşitli hastanelere kaldırılırken Er Özkan Ateş olay yerinde, Uzman Çavuş Hakan Furkan Özmen ise kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olayda askerler ile birlikte toplam 25 kişi yaralandı. Bölgede yapılan araştırmada bulunan piller, kablolar, pet su şişesi üzerinde iki kişiye ait parmak izi çıktı.

VİRANŞEHİR- CEYLANPINAR YOLUNDA ÇATIŞMAYA GİRDİLER

Olayla ilgili soruşturma sürerken, Viranşehir- Ceylanpınar karayolunda polis ve jandarma kontrol noktasına gelen araçtan inen iki pkk 'LI, güvenlik güçlerine ateş açtı. Bir polis memuru şehit olurken, bir polis memuru, bir uzman çavuş ile bir sivil vatandaş yaralandı. Çatışmada, teröristlerden Yunus Çiçek yaralı olarak ele geçirildi, el bombası atmaya çalışan 'Ahmet Bal' kod adlı Burhan Bozkurt ise bombanın elinde patlaması sonucu yaşamını yitirdi. Parmak izleri uyuşunca Menemen ve Foça'daki terör olayları da aydınlanmış oldu.

Terörle Mücadele Kanunu'nun 10'uncu maddesiyle görevli Cumhuriyet Savcısı Sinan Taşkın, hazırladığı iddianamede, yakalanan sanıklardan Yunus Çiçek'e 30 kez ağırlaştırılmış ömür boyu ve 28 yıl, Hasan Deliktaş'a 26 kez ağırlaştırılmış ömür boyu ve 15 yıl, Şevket Rabindüz'e 26 kez ağırlaştırılmış ömür boyu ve 12 yıl, Şehmuz Rabindüz'e 26 kez ağırlaştırılmış ömür boyu ve 12 yıl, Faruk Kayli'ye 26 kez ağırlaştırılmış ömür boyu, Reşit Ertuğrul ve Kamil Solak ile tutuksuz sanık A.Y. hakkında da 16'şar yıl hapis cezası istedi. Sanıklar hakkında 'terör amacıyla kasten öldürme', 'öldürmeye teşebbüs', 'tehlikeli maddeyi izinsiz bulundurma', 'silahla kasten yaralama', 'devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak' ve '6136 sayılı kanuna muhalefet' suçlarından İzmir 12'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı.

'MAHKEMENİZİ TANIMIYORUM'

Tutuklu bulunduğu Diyarbakır 'dan İzmir'e getirilen Yunus Çiçek duruşmada, 22 yaşında, işsiz ve bir gelirini olmadığını, 2006 yılında PKK'ya katıldığını, sabıkasının da bulunmadığını söyledi. Tercüman eşliğinde Kürtçe ifade veren Yunus Çiçek, sözlerine "Roji halkını selamlıyorum" diye başladı. Çiçek şöyle dedi:

"Mahkemenizi tanımıyorum. Ama saygı olsun diye ayağa kalktım. Dosyada benimle ilgili bazı açıklamalar var. Bu iddiaları reddediyorum. Beni yaralı olarak yakaladılar. Şehit düşen arkadaşımın ailesine başsalığı diliyorum. Şanlıurfa'da alınan ifadelerimini hiçbirini kabul etmiyorum. Polis, fiziki ve psikolojik baskı yaptı."

SİVİLLERİN AİLESİNDEN ÖZÜR DİLİYORUM
PKK'lı olarak gerçekleştirdiği eylemin amacının Kürtlerin özgürlüğe kavuşması olduğunu savunan Yunus Çiçek şöyle devam etti:

"Biz bir askeriz, amacımız askerlerle savaşmak. Her isyanın, her savaşın bedeli ne olursa olsun zordur, dayanılması güçtür. Ölen üç sivilin ailesinin acısını paylaşıyorum, onlardan özür diliyorum. Sivillerin öldürülmesi benim şahsıma ait, bu PKK'nın ahlakı değildir. Dosyada birçok insan zarar görmüş, onlardan da özür diliyorum. Bunların hepsi savaş ortamında oldu. Savaşın acımasız yüzü bu. Bunun dışında başka bir savunma yapmayacağım. Ben kendimi bu mahkemeye ait hissetmiyorum."

YAKINLARINI KAYBEDENLERİN TEPKİSİ

Duruşma sonrası yakınlarını kaybeden aileler gazetecilere yaptığı açıklamada, sanık Yunus Çiçek'in savunmasında, ölen çiftçilerin yakınlarından dilediği özrü kabul etmediklerini ve hükümetten sivil şehitlik beklentilerinin sürdüğünü söyledi. Olayda ölen Hasan Furkan Özmen'in babası Cengizhan Özmen, "Bunları savunan avukatlar da teröristten daha fazla terörist olmuş. Benim çocuğum 26 yaşındaydı. Ne günahı vardı? Allah bunlara en büyük cezayı versin" dedi. Ölen Bahri Şirin'in eşi Aynur Şirin, kızı kızı Meltem'e sarılıp gözyaşı dökerek, eşinin katillerine en ağır cezanın verilmesini istediklerini söyledi.