Fransa ihtiyatlı, Türkiye ferahladı, PKK 'sızma' arıyor

Fransa ihtiyatlı, Türkiye ferahladı, PKK 'sızma' arıyor
Fransa ihtiyatlı, Türkiye ferahladı, PKK 'sızma' arıyor
Paris suikastına ilişkin tutuklanan zanlıya dair ilk bilgiler, Türkiye'nin 'iç infaz' tezini destekler nitelikte. PKK ise 'ajan' olasılığı üzerinde duruyor.
Haber: DENİZ ZEYREK - İSMAİL SAĞIROĞLU / Arşivi

Paris’teki üçlü cinayetin faili olarak tutuklanan Ömer Güney’in olayla ilgisine dair kesin olan şey, olay sırasında cinayet mekânında bulunması. Fransız polisi, Güney’in ‘tetiği çeken adam’ olduğuna dair yüzde yüz emin değil ve Başsavcı François Molins de -düşük de olsa- tetiğin başka biri tarafından çekilmiş olma ihtimalini dikkate alarak bağlayıcı açıklamalardan kaçındı. Fransa’dan Molins’in açıkladıklarından daha fazla detay alan Türkiye , gerekçesi ne olursa olsun, zanlının PKK bağlantılı çıkmasından memnun. Ancak PKK tarafı, Güney’in Paris’teki örgüt camiasına ‘sızdırılmış’ olduğuna inanıyor. Paris cinayetleri hakkında sağlıklı analiz yapmak için olayın üçlü sacayağına bakmakta yarar var. Dışişleri, MİT ve Paris’le yaptığım görüşmelerden çıkan sonuçlara göre tablo şöyle: 

Ankara fazlasını biliyor 

FRANSA AYAĞI:
Paris-Ankara hattında üç kanallı tam bir işbirliği var. Dışişleri, İstihbarat Servisleri ve İçişleri Bakanlıkları arasında, olayın yaşandığı günden beri ‘anlık paylaşım’ söz konusuydu. Cinayet mahallinde bulunan verilerin analiz edilmesinde, deliller takip edilerek bulunan isimlerin teşhisinde ve bağlantılarının araştırılmasında tam işbirliği yapıldı. Sonuçta cinayetin ortaya çıktığı andan, hâkimin tutukluluk kararı verdiği ana dek şu somut bulgulara ulaşıldı:
- Cesetler üzerindeki incelemede, ölümlerin saat 12.43 ile 13.21 arasında gerçekleştiği tespit edildi.
- Kamera kayıtlarına göre Güney 12.11 ile 12.56 arasında binadaydı. Bu da tetiği çekmese bile suça iştirakinin göstergesiydi. Cinayetlerle hiç ilgisi olmasa bile cesetlerle karşılaşmıştı ve polisi aramamıştı. Güney, ayrıca, kamera bulgularından yola çıkılarak yapılan sorgulamada çelişkili ifadeler vermişti.
- Güney’in, Sakine Cansız’ın banka kartıyla para çektiği tespit edildi. Çanta ve kıyafetinde barut izi vardı.
Fransız polisi ve savcılar, bu 3 kritik bulgu ışığında Güney’in tutuklanmasını talep etmeye karar verdiler. Mahkeme de savcılığın sunduğu somut delilleri tutuklama kararı vermek için yeterli gördü. Üst düzey bir Türk yetkili, Paris’in kendilerine ilettiği bilgilerin Molins’in yaptığı açıklamadaki bilgilerden daha kapsamlı olduğunu söyledi. Aynı yetkili, açıklanmayan bilgilerin istihbarat bilgileri olduğunu ve yüzde yüz kanıtlanmadığı için gizli tutulduğunu ifade etti. 

Ferahlatan bir açıklama 

TÜRKİYE AYAĞI:
Cinayetlerden sonra Ankara’da ortaya çıkan en büyük kaygı, zanlıların Türkiye bağlantılı olmasıydı. Resmi açıdan rahat olan Ankara, bu kaygısını gidermek, Fransa’nın güvenini kazanmak için Paris ile tam işbirliği yaptı. Fransa’nın talep ettiği tüm bilgiler, büyükelçiliklerdeki güvenlik müşavirleri tarafından anlık olarak iletildi. Olay yerinde bulunan biyometrik delillerin analizi için Türkiye’nin veritabanı da kullanıldı. Paris’te elde edilen ipuçlarının takip edilmesi için Ömer Güney’in Paris Başkonsolosluğu’ndaki kayıtları ve hakkındaki istihbarat bilgileri kullanıldı. Bu bilgiler arasında Güney’in, Almanya’dan Fransa’ya geldiği, nüfus kayıtlarında Almanya’da 8 yıl evli kaldığı ve boşandığı, son 2 yılda PKK’yla bağlantılı olduğu gibi unsurlar da vardı. Ankara, Sakine Cansız’ın ‘İmralı Kanadı’nı temsil ettiği, bu nedenle ‘Fehman Hüseyin kanadı’nın hedefi olma ihtimalini de Fransa istihbaratı ile paylaştı.
Neticede Fransız polisinin ilk baştan itibaren elde ettiği delil ve bilgiler, olayın PKK bağlantılı birileri tarafından gerçekleştirildiği yönündeydi ve başsavcı Molins’in açıklaması, “Türkiye’nin ya da Türkiye ile bağlantılı servislerin, grupların işidir” tezini çökertti. Diplomatik bir yetkili, “Olayın PKK içinden biri tarafından gerçekleştirilmesi, Türkiye açısından ferahlatan bir açıklama. Kim azmettirmiş olursa olsun, Türkiye ile ilgisi olmadığı resmen açıklanmış oldu” yorumunu yaptı. 

PKK ‘sızma’ diyor 

PKK AYAĞI: Zanlının PKK üyesi olduğunun açıklanması, Ankara’nın ‘iç hesaplaşma’ tezini destekliyordu. PKK yöneticileri ise Molins’in tezini çökertmek için dün yoğun bir medya kampanyası yürüttü. Güney’in PKK üyesi hatta Kürt bile olmadığı açıklandı. Fransa Kürt Dernekleri Federasyonu (FEYKA) Başkanı Mehmet Ülker, Güney’in 2011’de derneklerine üye olduğunu, iyi Fransızcasıyla göçmenlere yardım edip, etkinliklere sık sık katılmasıyla dernek üyelerinin güvenini kazandığını açıkladı. Ülker, Güney’in Sakine Cansız’ın şoförü ya da koruması olduğu haberlerini de yalanlarken, PKK’nın dışarıdaki lideri Murat Karayılan da Fırat Haber Ajansı’nda yayımlanan söyleşisinde, Güney’in PKK’lı olmadığını iddia edip, derneklere sızdırıldığını ima etti. PKK yöneticisi Zübeyir Aydar ise PKK kurucularına yönelik suikast timlerinin Avrupa’da dolaştığına ve Güney’in de böyle bir ekip tarafından kullanıldığına inanıyor.

Türk polisi, ‘3 esrarengiz ziyaret’in izinde
Ömer Güney’in Türkiye’de suç kaydı yok. Ancak 2012 Ağustos ve E kim aylarında 3 kez giriş çıkış yaptığını belirleyen polis, Güney’in Türkiye bağlantılarını araştırıyor ve İstanbul’da kaldığı yerlerin izini sürüyor. Bu konuda şimdilik bilgi vermeyen polis, zanlının Türkiye’de görüştüğü kişileri yakın takibe aldı. Bu arada Türk Emniyeti’nin Fransa’ya işbirliği teklif ettiği, ancak Başbakan Erdoğan’ın, Cumhurbaşkanı Hollande’la ilgili sözlerinden sonra Fransa’nın bu işbirliğinden vazgeçtiği öğrenildi. Emniyet de bunun üzerine Paris’e, ‘kendi bağımsız araştırmasını yapan’ özel bir ekip gönderdi. Türk Emniyeti’nin, ‘Güney’i örgütün içine özel olarak yerleştirmiş farklı bir kaynak’ ihtimali üzerinde çalıştığı ileri sürülüyor. Zanlının Türkiye’ye art arda 3 kez gelmesine de dikkat çekilerek bu trafik sırasında yaptığı görüşmeler ve kurduğu ilişkilerin çözülmesi halinde Güney’in bağlantılarına ulaşmanın mümkün olabileceği belirtiliyor. 

Zanlıyı olay yerine Fidan Doğan çağırdı
Ömer Güney’in Kasım 2011 tarihli üyelik formunu (üstte) gösteren Fransa Kürt Dernekleri Başkanı Mehmet Ülker, zanlıyla ilgili çarpıcı bir detayı da paylaştı. Buna göre, ‘örgütte hiç resmi görevi olmayan’ Ömer Güney’i kurbanlardan Fidan Doğan olay günü aramış ve ‘Sakine Cansız’ı büroya getirmesini’ istemişti.