Gafları değil 'ilahlar' istifa ettirmiş

Gafları değil 'ilahlar' istifa ettirmiş
Gafları değil 'ilahlar' istifa ettirmiş

Fotoğraf: Bülent Uzun / aa

Doğalgazdan zehirlenen gençler için 'yarı çıplaktılar' diyen Başkent Doğalgaz AŞ. Genel Müdürü Veysel Karani Demir istifa etti. Gaflarını kabul etmeyen Demir, 'İlahlar kurban istiyor' dedi
Haber: MESUT HASAN BENLİ / Arşivi

ANKARA - Yılbaşı gecesi Çankaya Birlik Mahallesi’nde Yeşilvadi Apartmanı’nda doğalgaz zehirlenmesi sonucu yedi üniversite öğrencisinin hayatını kaybettiği faciayla ilgili olarak “Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş’nin ihmali bulunduğu iddiaları, Genel Müdür Veysel Karani Demir’i koltuğundan etti. Önceki günkü basın toplantısında yaptığı gafların büyük tepki toplaması üzerine istifa kararı alan Demir, “Kurumumuzun, yedi gencin ölümünde hiçbir kusuru ve ihmali bulunmadığı halde töhmet altında bırakılmış olması, benim üzerimden hiç ilgisi olmayan insanların hedef olmaması için Başkentgaz Genel Müdürlüğü görevimden istifa ediyorum” diye konuştu. Demir, istifasından yaklaşık bir saat önce Radikal’e “İlahlar kurban istiyor, ne yapalım feda olsun” dedi.
Yılbaşı gecesi Çankaya Birlik Mahallesi Yeşilvadi Apartmanı 3 nolu dairede yaşanılan doğalgaz zehirlemesi sonucu, Bilkent Üniversitesi hazırlık bölümü öğrencisi yedi genç hayatını kaybetti. Gençlerin bulunduğu dairenin üst katında oturan Koç ailesinin oğlu Emre, zehirlendiklerini fark edince Başkent Doğalgaz A.Ş yetkililerine ihbarda bulunmuştu. Ancak iddialara göre Başkent Doğalgaz yetkilileri apartmana gelip geri döndüler. Ekiplerin geri dönmesi eleştirilere yol açmıştı. 

Gaf üstüne gaf
Söz konusu iddialar üzerine Başkent Doğalgaz A.Ş Genel Müdürü Veysel Karani Demir, önceki gün bir basın toplantısı düzenledi. Toplantının ardından, hayatını kaybeten gençlerin ‘yarı çıplak’ olduğunu söyleyen Demir, ayrıca toplantıyı cuma namazı kılmak gerekçesiyle erken bitirmek istedi. Demir,  ayrıca, “Şirketi eleştirmeyin fiyatını düşürürsünüz” dedi. Demir’in açıklamaları büyük tepki topladı. 

Birisi için dedim
Demir, istifasından yaklaşık bir saat önce Radikal’e yaptığı açıklamada basın toplantısında yaptığı hataları düzeltmeye çalıştı. Ancak Demir, önceki günkü gaflarına yenisini ekledi. Demir, ‘gençler yarı çıplaktı’ gibi bir ifade kullanmadığını öne sürerek “Hepsinin gündelik kıyafetleri vardı. Gecelik kıyafeti falan değil. Bir tane gencin gömleğinin düğmeleri açık. Acaba bu çocuk fazla mı bunaldı da buralarını açtı. Kastettiğim, yarı çıplak sözü bu çocukla ilgiliydi. Hakikaten acı üzüntü içinde elbisesini yaptık. ‘Bu çocuklara çıplakmış demişim’ kesinlikle doğru değil. Onların hatıralarını incitecek hiçbir şey yapmadım” dedi.

Geri mi geleceklerdi
Demir, cumaya gitmek için basın toplantısını erken bitirdiği iddialarıyla ilgili olarak da “Basın toplantısı bitti, arkadaşlara teşekkür ettim. ‘Artık soru almayacağım’ dedim. Ayağa kalktım, arkadaşlar da gözüme bakıyorlar (toplantıya katılan bürokratları kastediyor), cumaya gidecekler. ‘Arkadaşlar ezan okundu mu?’ dedim. Ne kadar safiyane söylüyorum. ‘Cuma vakti geldi mi?’ dedim. Onlar da ‘henüz okunmadı’ dediler. Ben şunu anlamıyorum cumaya gitmeseydim o gençler geri mi gelecekler. Cumaya gitmekle bunun arasında nasıl bir bağ kuruluyor. TV’lerde burası Tahran mı? İran mı? diye haberler yapıldı. Ben Müslüman bir Türküm, ülkücü bir Türk milliyetçisiyim, benim Tahran’la İran’la ne işim olur? Ne demek Tahran, İran? Cuma namazı sadece Tahran, İran’da mı kılınıyor? Amerikada kılınmıyor mu?”diye konuştu.
Ülkücüyüm
Kendisinin ‘ülkücü ve milliyetçi’ olduğunu belirten Demir, “Ülkücü milliyetçi olarak hata da yapabilirim ama benim burada bir hatam olmadığını söylüyorum. Ben asla AKP bürokratı değilim, devletin bürokratıyım. Zaten vurulmak istenilen ben değilim. Ben şeker hastasıyım, yüksek derecede diyabet hastasıyım. Ağzım kurumuş bir bardak su aldım içtim. Bunu bile ‘üzerine bir bardak su içti diye’ haberler yaptılar. Bununla hesabımızı Allah önünde vereceğiz. Evlatlarımın üzerinde yemin ederim, son derece samimiydim, dürüstçe her şeye cevap verdim” dedi.

Takıntım yok
Demir, kravat takmamasının özel bir nedeni bulunmadığını öne sürerek “‘Özel bir nedenimde yok, bir takıntım da yok’ dedim. Ama o çocukların durumunu gördüm. Bunun benim üzerimde yarattığı travma sebebiyle çok da ne yaptığımın farkında değilim. Hakikaten öyle... O gençlerin yaşlarında çocuklarım var. Hâlâ konuşurken o manzara gözlerimin önüne geliyor, ağlıyorum. O yavrular benim de olabilirdi” dedi. 

Kurban istiyorlar
‘İstifa etmeyi düşünüyor musunuz?’ sorusuna da Demir, “Pazartesi gününe kadar sağlıklı bir karar vereceğiz, oturup değerlendireceğiz. İlahlar kurban isityor? Ne yapalım, feda olsun. Bugün(dün) 15.00’te bir açıklama geçeceğiz, her şeyin cevabı olacak” diye konuştu. Demir bu açıklamasının üzerinden bir saat sonra istifa ettiğini yazılı bir açıklamayla duyurdu.
Demir’in yazılı açıklama yaparak eleştirilere yanıt vermeyi planladığı saatlerde sürpriz bir şekilde istifasını açıklaması kulislerde, Başkent Doğalgaz’ın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’e bağlı bir şirket olması, Veysel Karani Demir’i Gökçek istifaya zorladığı yorumlarına neden oldu. Gökçek’in muhalefetin Demir’in gaflarını seçim sürecinde kullanacağı kaygısının istifa sürecini tetiklediği yorumlarına yol açtı. 

İstifa ediyorum
Veysel Karani Demir, dün yaptığı açıklamada dünkü gazetelerde yer alan haberlerin şahsını ve kurumunu yıpratmaya ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğunu savundu.
Demir, açıklamasında  özetle şunları ifade etti:
“Dünkü  (önceki gün) basın toplantısında, üzücü olayın gelişimini anlatıp, bilirkişi raporunu ve teknik değerlendirmeyi sunarak, Başkentgaz ’ın bu olayda herhangi bir ihmali ve kusuru bulunmadığını ifade ettim. Ancak basın toplantısında ifade ettiğim bu konular, tamamen art niyetli olarak çarpıtılmış, çok farklı bir boyuta taşınmıştır. 

‘Sözlerim çarpıtıldı’
Benim de bir baba olduğumu defalarca tekrarladığım bu duygulu ifadelerimin, iğrenç bir şekilde çarpıtılarak kamuoyuna, hem beni hem de gençlerin ailelerini yaralayacak şekilde yansıtılmasını kınıyorum. 

‘Özür diliyorum’
İfadelerimin çarptırılması sonucu ailelere verdiğim üzüntüden dolayı, bu ailelerden özür diliyorum.
Geldiğimiz noktada; Kurumumuzun, yedi gencin ölümünde hiçbir kusuru ve ihmali bulunmadığı halde töhmet altında bırakılmış olması, benim üzerimden hiç ilgisi olmayan insanların hedef olmaması için Başkentgaz Genel Müdürlüğü görevimden istifa ediyorum”