Galatasaray Üniversitesi alev alev yandı

Galatasaray Üniversitesi alev alev yandı
Galatasaray Üniversitesi alev alev yandı
Galatasaray Üniversitesi'nin Ortaköy'deki tarihi binası dün akşam alevlere teslim oldu. 142 yıllık bina saatler içinde kül oldu. Yangın yedi saatte söndürülebildi.

Çırağan Caddesi üzerindeki tarihi Galatasay Üniversitesi’nde henüz bilinmeyen bir nedenden saat 19.30 sıralarında yangın çıktı.

Bu sırada ders gören öğrenciler ve görevliler için yangın alarmı çaldı. Saray bölümünde küçük çapta çıktığı öğrenilen yangın rüzgarın etkisiyle bir anda büyüdü. Bu sırada öğrenciler dışarı çıkarıldı. Olay yerine ilk olarak Beşiktaş ve Beyoğlu itfaiye grupları sevk edildi. Bu sırada dumanlar yerini alevlere bıraktı.

Şişli ve Kağıthane grubuna bağlı ekipler de olay yerine sevk edildi.



Denizden de kıyı emniyetine bağlı söndüren gemileri yangına müdahaleye başladı. Ancak alevler bir türlü söndürülemedi. Alevler Anadolu yakasındanda görüldü. Vatandaşlar ve dışarıya çıkan öğrenciler itfaiye ekiplerinin çalışmalarını korku dolu bakışlarla izledi. Yangının elektrik kontağından çıktığını tahmin edilirken, öğrenciler, "Yangın alarmı çaldığında biz dersteydik. Küçük çaplı bir yangındı. Rüzgarın etksiyle yangın büyüyünce bizi dışarıya çıkardılar. Burası bizim evimizdi. Bir tarih yandı" dediler. Yangın itfaiyenin yaklaşık 3 saat süren çalışmaları sonucunda güçlüklü kontrol altına alınabildi.

ÜNAL AYSAL : TELEFASİ ZOR BİR KAYIP VAR
Yangın nedeniyle İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ile Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal da olay yerine geldi. Aysal yaptığı açıklamada "Bu felaketten sonra otoriteler daha duyarlı olurlar ve daha yardımcı olurlar. Burasını çocuklarımız için emniyetli şekilde yetişir ve iade edilir. Rektörümüz zaten içerideydi.En doğru bilgiyi yarın alacağız haberlerin. Fazla söyleyecek bir şey yok. Tamamen kaza eseri olduğu anlaşılıyor. Erken bir şey söylemem soruşturmanın açısından doğru olmaz. Ön taraftaki ana binada çıktı yangın. Şu anda kontrol altında. Ama telafisi zor bir kayıp var" şeklinde konuştu.

VALİ MUTLU : BİR KIVILCIM HERŞEYİ, BU TARİHİ MİRASI YOK EDİYOR
İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, tarihi binadaki yangın nedeniyle acı içerisinde olduğu belirterek, "Öncelikle hepimize büyük geçmiş olsun" dedi. İstanbul’da kısa bir süre önce İl Milli Eğitim Müdürlüğü binasınıda böyle yangının olduğunu vurgulayan Vali Mutlu, "Bu tür yangınlarda tarihi dokunun heba olması, tarihi miras açısından hepimizi olumsuz etkiliyor. Üzülüyoruz. Bununla ilgili oturup iyi düşünmemiz lazım. Tarihi binaların korunması ile ilgili yangın risklerine karşı nasıl bir emniyet tedbiri almamız gerekiyor, bu binaları nasıl korumamız gerekiyor konusu bana göre ciddi bir gündem teşkil etmelidir. Bu mirasa iyi sahip çıkabilmek içinde riskleri minimize edecek tedbirleri oturup, iyi hesaplamamız gerekiyor. Biz de valilik binasında çatı, elektrik, sıhhi tesisat gibi onarımlarını yaptırıyoruz. Restorasyon çalışmamız var. Yangın tedbirleri ile ilgili olarak sekiz aydan bu yana süren bu çalışmalar süresince 3 kez toplantı yaptık." dedi. Bu tür tarihi binalarda onarımlar yaparken herkesin çok dikkatli olması, bütün emniyet ve güvenlik tedbirlerinin çok iyi alınması gerektiğinin altını çizen Vali Mutlu, "Aksi halde bir kıvılcım her şeyi, bu tarihi mirası yok ediyor. Bu şehrin kültürel dokusu tarihi dokusu
büyük zenginliğimiz. Bu zenginliğin yok olması hepimizi cidden derin yaralıyor. Burada da bu akşam böyle bir acı yaşandı. Ama şu elbette ki bir gerçek bu tür binalarımızın restorasyon röleveleri elimizde. Dolayısıyla yeniden bu binaları aslına uygun şekilde onarmak bizim üzerimize düşen bir görev. İstanbul’da tarihi mirasa sahip çıkmak konusunda çok ciddi çalışmalar var. Bir taraftan tarihi mirası dokuyu korurken geleceğe çok güçlü bir şekilde onları hazırlarken bir kısım binalarımızın da bu şekilde yok olması gerçekten çok acı. çok üzüntülüyüz" dedi.

"RESTORASYONUYLA İLGİLİ YAPILMASI GEREKLİ OLANLARI ÇALIŞACAĞIZ"
"İtfaiyemiz bu konuyla ilgili müdahalesini ihbarın geldiği andan itibaren süratle yaptı" diyen Vali Mutlu, "Kıyı emniyetini bu konuyla ilgili anında müdahale için yönlendirdik. 3 söndürenle buna denizden müdahale edildi. Bu kagir yapıların hepsinde malesef yangının başlamasıyla birlikte kontrol altına alınmayacak şekilde süratle gelişen bir yangın riski vardır. Bunu ben daha önce itfaiye daire başkanlığı ile yapmış olduğumuz milli eğitimle ilgili yangından sonrada net olarak gördük. Bu yangınların özelliği başladığı andan itibaren artık müdahale şartlarının zor olmasıdır. Bu bir realitedir. Tabi gönül en az zayiatla bunun giderilmesidir.
Çatı tamamen önemli bir kısmı yandı. Bir altındaki katta yer yer hasarlar var. Ama binanın diğer iki katıyla ilgili önemli bir zayiat yok. Dolayısıyla bina kısmi olarak yandı. Bir kısmında olsa kurtarılmış olması bizim bir tesellimiz. Bundan sonrası için artık süratle restorasyonuyla ilgili yapılması gerekli olanları çalışacağız" şeklinde konuştu.

ÇIKIŞ SEBEBİ
Yangının çıkış yeri ve nedeniyle ilgili bir soruya Vali Mutlu "Deniz tarafına bakan odalardan bir tanesinde hocalarımızın kullanmış olduğu bir odandan yangının çıktığı yönünde gelen itfaiye ekiplerinin vermiş olduğu bir bilgi var. Bu bölümde de çıkış nedeni bağlayıcı olmamak kaydıyla çünkü bunu itfaiyemiz ve emniyetimiz adli açıdan da bunlar incelenecek, dolayısıyla son rapor çok kıymetlidir. Büyük ihtimalle gene bir elektrik tesisatı olabilir. Bilgisayar tesisatı olabilir diye endişe ediliyor. Muhtemelen bu tür yangınların ana temel kaynağı budur. Çok bağlayıcı bir şey söylemek istemiyorum" diye yanıt verdi.

"EN UFAK BİR GECİKME KESİNLİKLE YOKTUR"
Vali Mutlu, "Yangın helikopteri kullanımıyla ilgili bir soruya", "Bu tür yangınlara gece şartlarında müdahale edebilme imkanları nedir ve bunun ülkemizde İstanbul’umuzdaki potansiyeli ne olabilir diye. Bunu milli eğitim yangınından sonra ciddi olarak masaya yatırdık. Ülkemizde yok. Türk Hava Kurumu başta olmak üzere bu tür yangınlara müdahale edebilecek söndürme helikopterleri ve uçakları olan kurumlarımızda gece müdahale imkanı yoktur. Bunun çok açık bir şekilde bilinmesi lazım. Bana muhtelif yerlerden de neden helikopterle müdahale edilmiyor sayın valim bu tarihi miras yanarken niye müdahale etmiyorsunuz şeklinde tabi yüreği yanan insanların sitemleri vardı. Ama elimizde ne varsa onu kullandık. Çok güçlü 3 arazözle gemi tanker yangınlarına karşı kullanacağımız 3 güçlü romorkörle müdahale ettik. Ve itfaiye yangının ilk başlangıcından itibaren buradaydı. En ufak bir gecikme kesinlikle yoktur. Bundan İstanbulluların emin olması lazım. Müdahale yapılmıştır. Denizden müdahale en güçlü şekilde yapılmıştır.Haydarpaşa garında yapıldığı gibi müdahalede en ufak bir gecikme yoktur. Gece helikopterle bir müdahale yapılabilir miydi? Bu büyükşehir belediyemiz tarafından şu anda bir hizmet satın alma yöntemiyle tedarik cihetine gidilmiş bir konudur. Şu andaki imkanlarımız buna müsait olmadığı için elimizde böyle bir imkan olmadığı için ülkemizin bir başka köşesinde de böyle gece müdahale imkanı olmadığından herhangi bir müdahalemiz olmadı. Keşke olsaydı. Var da bunu kullanmadık diye bir şey yok" diye yanıt verdi.

SABOTAJ İDDİASI
Vali Mutlu sabotaj iddialarına ise "Bu tür binalarda rastlamış olduğumuz yangın türü elektrik kaçağı deniliyor. İtfaiyenin ve emniyetin raporu önemli. Cumhuriyet savcılığımızda işin adli tahkikatını zaten en objektif biçimde değerlendirecektir. Yine de sabotaj ihtimali de değerlendirilecektir. Bunlar ciddi değerlendirmeyi gerektiren konulardır. Titiz bir inceleme bütün yangınlarda olduğu gibi yapılacaktır" diye yanıt verdi.
Vali Mutlu,"Söndürme çalışmalarında hata olup olmadığıyla" ilgili iddialara ise "Kesinlikle böyle bir şey söz konusu değil. Yani bunlar tamamen asılsız değerlendirmelerdir. Bunu ben bizzat gelen ilk itfaiye ekibinin personelleriyle birlikte de görüşmek suretiyle de nasıl bir yangınla karşı karşıya kaldınız nasıl bir müdahale tarzı geliştirdiniz diye bunların detaylarını anlatın diye bizzat itfaiye ekipleriyle görüştüm. Onlar geldiklerinde varolan yangın deniz tarafından bir odada vuku bulan yangına müdahale şeklindeydi. Bu müdahaleye süratle yöneldiklerini bilahare çatıda bu yangının gözükmesi üzerine artan ekiplerle müdahalenin yoğunlaştırıldığı ifade edildi. Yangın önce kontrol altına alınmış sonra itfaiye vesaire bunların tamamı kafa karıştırıcı süpekülasyonlardır. Bu süperküsayonların nereden çıktığını bende merak ediyorum açıkçası. Bunu da bulursam böyle bir değerlendirmeyi açıkça inceleyeceğim. Çünkü bu konuyla ilgili kulağıma çalınan bu tür spekülasyonlar olduğu yönünde değerlendirmelerde geldi. Ben o nedenle ilk ekibimizle de o nedenle görüştüm. Söndürülmüş bir yangının üzerine gelmiş bir itfaiye değil varolan bir yangına gelen ve müdahale eden ama müdahaleyi süreç içinde çatıda da yoğunlaştığını görünce de daha da güçlü bir şekilde bu müdahaleyi yapan bir ekip var" şeklinde yanıt verdi.

REKTÖR TOLGA : UMARIM KÜTÜPHANEDE BU ZARARDAN BİR PAYINI ALMAMIŞTIR
Galatasaray Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Ethem Tolga ise "hukuk fakültesi 2. katta bulunmakta. Büyük hasar görmedi. Umarım kütüphanede bu zarardan bir payını almamıştır diye düşünüyorum" diye konuştu.

ORTAYLI : NE KADAR ZARARIN OLDUĞUNU BİRKAÇ AY GEÇMEDEN SÖYLEYEMEYİZ.
Prof. Dr İlber Ortaylı ise "Zararın boyutu ile ilgili, ne kadar zararın olduğunu bir iki aydan evvel birşey söyleyemem" dedi. Olay yerine gelerek yetkililerden bilgi alan Ortaylı, "Yangın üst katlarda başladı. Siyasi bilimler, idari bilimler ve ekonomi bölümünün olduğu üst katta başladı. Biz hukuk fakültesi olarak orta kattayız. Hukuk fakültesine de sirayet etti. Zararın boyutu ile ilgili, ne kadar zararın olduğunu birkaç ay geçmeden söyleyemeyiz. Çok nadir kitaplar vardı. Matbu kitaplar vardı. Onlarla bir şey olmadı. Tarihi olarak aşağı yukarı geçmiş asırda ikinci veliahtın ikamet ettiği yer olması lazım" diye konuştu. İtfaiyenin ihmali var mı sorusunu yanıtlayan Ortaylı, "İtfaiyenin ihmalı yok. Canla başla balışıyorlar. Koşturan insanlar için böyle konuşmak uygun değil" ifadelerini kullandı.

İBB’DEN AÇIKLAMA
Yangın nedeniyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi yazılı açıklama yaptı. Açıklamada yangına 110 itfaiyeci, 47 araç ve denizden de 2 söndüren gemisiyle müdühale edildiği bildirilerek yangında çatı ve 3. katın hasar gördüğü ifade edildi.

BİNANIN TARİHÇESİ
Yanan bina, Galatasaray Üniversitesi tarafından kullanılan, Feriye Sarayları olarak da bilinen ve Çırağan Sarayı’nın müştemilatı olan bina. Sultan Abdülaziz döneminde mimar Sarkis Balyan tarafından inşa edilen (1871) ve resmi adı İbrahim Tevfik Efendi Sahilsarayı olan ana bina, uzun yıllar Galatasaray Lisesi’nin kız bölümü dersliği ve yatakhanesi olarak kullanıldıktan sonra Galatasaray İlkokulu’na tahsis edildi ve 1992 yılında da üniversiteye devredildi. İlk dönemde idari birimler, sınıflar, kütüphane ve öğretim üyelerinin bürolarını barındıran ana bina, günümüzde sadece idari birimlerin bir kısmı ile Hukuk, İİBF ve İletişim Fakülte sekreterliklerini ve bu fakültelerde görevli öğretim üyelerinin bürolarını içeriyor. (dha)