GAP doğa zengini

GAP Biyolojik Çeşitlilik Araştırması bitti. Sonuçlar olumlu: Bölgede 857 canlı türü, tükendiği sanılan türlere ait izler ve tarım bitkilerinin ataları var.
Haber: İBRAHİM GÜNEL / Arşivi

İSTANBUL - Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF-Türkiye), Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin doğal zenginliğini ortaya çıkaran 'GAP Biyolojik Çeşitlilik Araştırması'nı bitirdi. BM Kalkınma Programı'nın (UNDP) desteğiyle, Başbakanlık GAP İdaresi tarafından yaptırılan çalışmayla, bölgede 'acil' koruma altına alınması gereken türleri ve yaşam alanlarını içeren 30
'öncelikli alan' belirlendi.
Yaklaşık iki yıl süren çalışmada, biyolojik çeşitliliği temsil eden sırtlan, ceylan, yabankeçisi, boz ayı, karakulak, vaşak gibi büyük memeliler ile, sürüngenler, kelebekler, kuşlar ve tehdit altındaki bitki türleri üzerine yoğunlaşıldı.
En az bilinen bölge
Bugüne kadar Güneydoğu Anadolu, biyolojik çeşitlilik açısından Türkiye'nin en az bilinen bölgesiydi. Türkiye'nin en geniş kapsamlı biyolojik çeşitlilik araştırması olma niteliği taşıyan proje, bölgenin ne kadar zengin olduğunu da gösterdi. Çalışma, kuru çayırlıklar, tarım alanları, meşe çalılıkları ve ağaçlıkları, nehir kıyıları, sulak alanlar ile yüksek dağların, bölgenin tehlike altındaki peyzajları olduğunu ortaya çıkardı. Bölgedeki doğal hayat açısından en temel sorun olarak 'tarımın yayılması ve yoğunlaşması gösterildi ve yörenin özgün peyzajı olan kuru çayırları hızla bozup yok ettiği de belirlendi.
WWF'den 24 öneri var
Proje Koordinatörü Yıldıray Lise, proje kapsamında rapor hazırladıklarını belirterek, "Raporda, bütün öncelikli alanlarda yapılması gereken
araştırma ve koruma çalışmaları önerilerini GAP İdaresi'ne sunduk. Bölgede 'Biyosfer Rezervi' ilan edilmesi, toprak ve doğal kaynak kullanımının tanımlanması, sürdürülebilir kullanım ile etkin koruma konusunda 24 öneri geliştirdik. Bu önerilerin hayata geçmesi, bölgede doğa koruma ve sürdürülebilir kalkınma çalışmalarının gerçekleştirilebilmesi açısından çok önemlidir. Bu önerileri gerçeğe dönüştürmek için bölgedeki kurumların yanı sıra yöre halkının isteği ve desteği büyük önem taşımaktadır" dedi.



Neler varmış neler...
GAP bölgesinde yapılan çalışma sonucunda ortaya çıkan veriler şöyle:
  • Arazi çalışmaları sonucunda bölge genelinin yüzde 81'inden tür verileri toplanarak 857 türe ait 22 binden fazla kayıt elde edildi.
  • Anadolu leoparı ve 1950'li yıllarda neslinin tükendiği sanılan Hazar kaplanının bölgede hâlâ var olabileceğine dair kayıtlar yapıldı.
  • Türkiye'nin ilk ayrıntılı çizgili sırtlan çalışması yapıldı. Bölgenin bu tür için Türkiye'deki en önemli yaşam alanı olduğu belirlendi.
  • Toplam 324 kuş türü (Türkiye toplamının yüzde 72'si) belirlendi. Bunların en az 195'inin GAP bölgesinde ürediği saptandı. Türkiye
    içinde üreyen yeni bir kuş türü olarak bozkır ötleğinin varlığı tespit edildi.
  • Avrupa'da koruma öncelikli türlerden boz kirazkuşunun dünyada en çok bu bölgede olduğu belirlendi.
  • Bilim dünyası için yeni bir tür olan Harran kertenkelesi bulundu. Türkiye'deki sürüngen türlerinden yüzde 42'sinin, yani 54 türün Güneydoğu Anadolu'da olduğu belirlendi.
  • Nesli tehlike altında olan Fırat kaplumbağasının yuvalanması için Dicle Nehri'nin barajsız bölgelerinde uygun yaşam alanları saptandı.
  • Bölgede, 82'si endemik (dünyanın başka hiçbir yerinde yetişmeyen), varlığı tehdit altında 384 bitki türü belirlendi. GAP'ın nohut, buğday gibi tahıl ürünlerinin yabani atalarını barındırdığı da saptandı.