Garipoğlu'nun ifadesi ve hukuki 'meal'i

Garipoğlu'nun ifadesi ve hukuki 'meal'i
Garipoğlu'nun ifadesi ve hukuki 'meal'i

Cem Garipoğlu kendisine yardım edenlerden kimsenin adını vermedi.

Cem Garipoğlu, cinayeti neden işlediğinden, evdeki izleri yok etme ve kaçış sürecine kadar, dört buçuk saat konuştu. İşte hem kendisine, hem anne babası ile saklanmasına yardımcı olanlara kurtulma payı tanıyan ifadenin şifreleri
Haber: MEHMET ÖZDOĞAN / Arşivi

İSTANBUL - Türkiye’nin altı aydır merakla takip ettiği Cem Garipoğlu’nun kaçış süreci, önceki gün bir karayolunun kenarında gerçekleşen teslim olmayla son buldu. 197 günlük firar öyküsü bitti, yanıt bekleyen sorular adaletin masasına yığıldı. İki savcının aldığı ifade, kimilerine göre çok iyi çalışılmıştı, kimilerine göre tutarsızdı. Ancak ortada bir gerçek vardı ki o da; 17 yaşındaki kız arkadaşı Münevver Karabulut’u öldürüp sonra da başını testereyle kesen Cem Garipoğlu, ifadesinde kendisi de dahil herkese ‘kurtulma payı’ tanımıştı.
Teslim olduktan sonra ilk gecesini Asayiş Şube Müdürlüğü’nde geçiren Cem Garipoğlu, daha sonra Çocuk Mahkemesi’nde dört buçuk saat ifade verdi. Cinayetin işlenme sebebinden, ‘cinayete yardım edildi mi edilmedi mi?’ muammasına kadar birçok noktaya değinen Garipoğlu’nun ifadesi tartışma yarattı. Verdiği ifadede ‘cinayeti kıskançlık sebebiyle işlediğini, cinnet geçirdiği için olay anını hatırlamadığını, testereyi cinayeti işledikten sonra satın aldığını, annesine evdeki kanların ‘kusmuk’ olduğunu söyleyip, beraberce sildiklerini, babasının gömleğine elini sildiği için gömlekte kan olduğunu ve Münevver Karabulut’un eve kendi rızasıyla geldiğini’ söyledi. Bu ifadele göz-önüne alınınca hukukçuların ortak kanaati, Garipoğlu’nun ‘akıl sağlığının yerinde olmayışı’nın ispatlanması halinde ceza almayacağı, en ağır ihtimalle de müebbet yerine 24 yıl hapis cezası verileceği yönündeydi.
Radikal, ifadede ‘muğlak kalan’ yedi cümle çıkarıp, Cem Garipoğlu’nun, babası Mehmet Nida Garipoğlu’nun ve annesi Tülay Garipoğlu’nun yargılanma süreçlerinin nasıl gelişeceğini ve hangi koşullar göz önünde bulundurularak ceza verileceğini Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza Hukuku uzmanı Doçent Dr. Ümit Kocasakal ile öngörmeye çalıştı. Kocasakal, ‘ilkesel’ olarak tüm ihtimalleri Radikal için değerlendirdi. 

‘Kıskandım, öldürdüm’
* Garipoğlu teslim olmadan birkaç hafta önce bazı gazetelerde Münevver Karabulut’un bir teğmenle mesajlaştığı haberleri ortaya çıkmıştı. Bunun ‘anlık bir kıskançlık cinayeti’ olduğu dile getirilmeye başlandı. Garipoğlu da ifadesinde Karabulut mutfakta yemek yaparken, cep telefonundaki mesajları gördüğünü ve bıçağı alarak cinayeti işlediğini söylüyor, “Kıskançlık nedeniyle öldürdüm” diyor.
Doç. Kocasakal: Ceza kanunumuzda ‘haksız tahrik hükmü’ var. ‘Haksız bir hareketin yarattığı şiddetli öfke ve hüzün içerisinde’ cinayet işlenirse, bu hüküm geçerli olur. Ve bu hareketin ‘hukuk düzenlemelerine göre haksız sayılması’ gerekiyor. Püf nokta budur, takdir sizin... Şayet tahrik unsuru olduğuna kanaat getirilirse, cezada dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirime gidilebilir. Yani bu noktada, ‘kıskançlık’ sebebinin ‘hukuk düzenlemelerine göre’ haksız olup olmadığı sorgulanacak. 

‘Cinnet geçirdim, hatırlamıyorum’
* Garipoğlu ifadesinde cinayet anını hatırlamadığını, cinnet geçirdiğini iddia ediyor.
Doç. Kocasakal: “Ceza hukukumuza göre ceza indirimi için cinayetin işlendiği zaman dilimi esas alınarak ‘işlenen fiilin hukuki anlam ve sorumluluğunu anlayamamak’ şartı yer almaktadır. Bu noktada kişinin ‘tam akıl hastalığı’ olduğuna karar verilirse, ‘cezasız’ kalır, ‘kısmi akıl hastalığı’ olduğuna kanaat getirilirse de müebbet hapis 20 yıla, ağırlaştırılmış müebbet hapis 25 yıla indirilir ve tabii yaş küçüklüğü indirimleri burada yeniden eklenir. Ancak yine burada önemli olan nokta, ‘Aksi kanıtlanana kadar, kişinin akıl sağlığının yerinde olduğu’dur.”

Öldürdükten sonra kestim 
* Garipoğlu, kız arkadaşı Karabulut’u önce öldürdüğünü sonra bavula sığmadığı için bir testere satıp alıp kestiğini söylüyor.
Doç. Kocasakal: “Testerenin önce satın alınması, ‘canavarca hisle öldürmek’ ve ‘cinayeti tasarlamak’ bakımından TCK 81. Madde gereği, ağırlaştırılmış müebbeti gündeme getirir. Ancak, testerenin daha sonra alınmış olması, konuyu 82. Madde yani ‘müebbet hapis’e taşır. Ancak bu noktada, ‘meyve bıçağıyla anlık bir öfkeyle öldürdüğü, daha sonra testereyle kafasını kestiği’ ihtimali değerlendirilecek olursa TCK’nın 130. Maddesi’ndeki ‘Bir ölünün, cesedine, kemiklerine zarar verme amaçlı hareketleri’ üç ay-iki yıl gerektirir. Tabii yine buna yaş küçüklüğü gereği, üçte bir ceza indirimi ekleniyor.” 

‘Babamın gömleğine sildim’ 
* Baba Mehmet Nida Garipoğlu’nun  evdeki bazı giyisilerinde Karabulut’un kan izlerine rastlanmıştı. Baba halen ‘cinayete iştirak etmek’ten tutuklu. Oğlu Cem Garipoğlu ise ifadesinde babasının olayla ilgisi olmadığını söyleyip, “Ellerimi o panikle kirli sepetindeki babamın giysilerine sildim” dedi.
Doç. Kocasakal: “Babanın ‘suça iştirak’ ettiğinin belirlenebilmesi için, savcının, bunu ispat etmesi gerekiyor. Cem Garipoğlu’nun, ‘babasının gömleğine elini sildiğini’ kanıtlamasına değil, asıl olarak savcının ‘babanın cinayetin içinde olduğunu’ delillerle kanıtlamasına ihtiyaç var. ‘Suça tam iştirak’ varsa, suçun tam cezası alınır. Suça iştirak, yalnızca adam öldürmeyi, bıçaklamayı değil, ‘maktulün cinayet sırasında ellerinin, ayaklarının tutulmasını’ da kapsar.”

Anneme ‘kusmuk’ dedim
* Anne Tülay Garipoğlu  soruşturma kapsamında gözaltına alınıp bırakıldı, sonra da yurtdışına çıktı. Annenin de evdeki kanı temizlemeye yardım ettiği öne sürülüyordu. Cem Garipoğlu ifadesinde, cinayetten sonra eve gelen annesine kan izlerini ‘kusmuk’ diye açıkladığını ve izleri beraber sildiklerini söyledi.
Doç. Kocasakal: “Bu noktada, iki maddeyi ayırmak gerekiyor. ‘Suçluyu kayırmak, tutukluyu bildirmemek’ için belirlenen ceza en fazla bir yıl hapistir. Ancak, alt soy, üst soy kapsamına giren birinci derecedeki aile üyelerinin suçluyu kayırması veya tutukluyu bildirmemesi, Türk Ceza Kanunu’nca cezasız kalır. ‘Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ maddesi ise altı aydan beş yıla kadar hapisle cezalandırılırken, burada konusu geçen ‘annenin kan izlerini kusmuk zannetmesi’ konusu mahkemenin takdiridir.” 

‘Tanımadığım biri götürdü’
* Garipoğlu  ‘tanımadığım biri beni bilmediğim bir yere götürdü’ diyor. Yardım edenleri saklamak istiyor.
Doç. Kocasakal: “Üçüncü kişi, olay yerinden götürdüğü kişinin suç oluşturabilecek bir fiil işlediğini biliyorsa öncelikle 283. Madde’de yer alan ‘kayırma’ ibaresi gereği, eğer ortada ‘delilleri yok etme’ gibi ek ceza getirilebilinecek faktörler yoksa altı ay-beş yıl ceza alabilir.”

‘Münevver eve rızasıyla geldi’
* Garipoğlu ifadesinde Karabulut’un kendi rızasıyla eve geldiğini söylüyor. Ancak bunun aksi de söz konusu olabilir. Genç kız zorla da götürülmüş olabilir.
Doç. Kocasakal: “Hürriyeti engelleme, alınan cinayet cezasına ek olarak bir-beş ceza getirir. Ancak ve yine yaş küçüklüğü kapsamında üçte bir indirilir.”