Gazetecilerden Taksim'de büyük protesto

Gazetecilerden Taksim'de büyük protesto
Gazetecilerden Taksim'de büyük protesto
Binlerce gazeteci cezaevlerindeki meslektaşlarına destek için Taksim'de bir araya geldi.

Gazetecilere Özgürlük Platformu, cezaevlerindeki gazetecilerin en kısa sürede özgürlüğüne kavuşması, ceza kanunlarında, ceza muhakemesi usul kanunlarında, Terörle Mücadele Kanunu'nda ve basın özgürlüğünü engelleyen diğer yasalarda değişiklik yapılması talebiyle kararlaştırdığı bir dizi etkinlik çerçevesinde Galatasaray Lisesi'nden Taksim Meydanı'na kadar yürüdü. Yürüyüşe aralarında çok sayıda köşe yazarı ve basın emekçisi katıldı. 

Gazeteciler, Nedim Şener ve Ahmet Şık’ın gözaltına alınmasını protesto ederken üzerlerinde “Nedimime, Ahmetime dokunma”, “Bizi içeri değil siz kendinizi dışarı atacaksınız” yazan pankartlar taşıdı.


Gazetecilere İstanbul Barosu başta olmak üzere çok sayıda meslek örgütü ve STK ile bazı siyasi partiler de destek verdi. Gazetecilere Özgürlük Platformu Dönem Başkanı Ercan İpekçi, son dönemlerde en az 98 gazetecinin cezaevi koşullarını görmüş durumda olduğunu ve tutuksuz yargılanan en az 45 gazeteci hakkında verilmiş mahkumiyet kararları bulunduğunu belirterek, “Bütün bunlar dikkate alındığında 150'ye yakın gazeteci yakın dönemde cezaevine girme tehdidi altında bulunuyor” dedi. 

EN AZ 68 GAZETECİ İÇERİDE
 Hiçbir fikir ayrılığı gözetmeden tüm yayın kuruluşları ve gazeteciler için toplandıklarını ifade eden İpekçi, gazetecilerin kendi özlük hakları için değil, halkın haber alma hakkını kullanabilmesi için burada olduklarını söyledi. İpekçi, gazetecilerin yargılanmaktan ve tutuklanmaktan korkmadıklarını vurgulayarak, gazetecilerin halkın sesinin kısılmasından, bilgi edinme hakkının engellenmesinden derin endişe duydukları için sokaklarda haykırdıklarını belirtti. 

Halka gerçekleri anlatan, araştıran, soran, eleştiren, meslek ilkelerine uygun nitelikli yayıncılığın önündeki engellerin kaldırılmasını istediklerini vurgulayan İpekçi, “Yargısız infazlara, hakaretlere, yalan ve iftiralarla değil, doğrulara, gerçeklere, bağımsız ve tarafsız yayıncılığa özgürlük istiyoruz” dedi. İpekçi, gazetecilerin görevlerinin özelliği itibarıyla her zaman devlet baskısına muhatap olduklarını ifade ederek, “O nedenle gazeteciler, mesleki faaliyetlerini özgürce yapabilmeleri için, halkı gerçekleri korkmadan anlatabilmeleri için yasalarla özel olarak korunmalıdır. Gazeteciler, yalnız devlet güçlerinin müdahalesine karşı değil, diğer silahlı örgütlerin ya da çıkar gruplarının tehditlerine karşı da koruma altında olmalıdır” diye konuştu. 

İpekçi, açıklamasına, şöyle devam etti: 

“Gizli ve yasa dışı telefon dinlemeleriyle, ağır ithamlar içeren suçlamalarla, hukuka aykırı arama ve delil toplama faaliyetleriyle, infaza dönüştürülen tutuklamalarla, yargılama sürerken kamuoyu gözünde itibarsızlaştırma niyetiyle yapılan bilgi kirliliğiyle yaratılan korku ortamında ne basın özgürlüğü kalır, ne de halkın gerçekleri öğrenme hakkı.”
Gazetecilerin hala soluk alabildiği dar bir alanın mevcut olduğunu dile getiren İpekçi, ancak bu koşulların devam etmesi halinde nefeslerinin kesileceğini, yazamaz, düşünemez, düşündüğünü ifade edemez hale geleceklerini söyledi. 

2009'DAN BU YANA 30 GAZETECİ CEZAEVİNE GİRDİ
Gazetecilerin mesleki faaliyetlerinin, kamu otoritelerince tartışılır hale getirilmesinin bir müdahale olduğuna işaret eden İpekçi, “Bu müdahaleleri reddediyoruz. Bu manipülasyonun bir parçası olmayacağız. Kanunlara saygılıyız. Ancak meslek ilkelerine uygun gazetecilik faaliyetlerinin, bu kanunlarla engellenmesine karşı yine meslek ilkeleri çerçevesinde direneceğimizi ve susmayacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz” diye konuştu. 


Cezaevlerinde halen 68 basın emekçisinin olduğuna dikkati çeken İpekçi, şunları kaydetti: 

“Sadece 2009 yılından bugüne kadar 30 gazeteci cezaevlerinden tahliye edildi. Ancak haklarındaki davalar devam ediyor. Son dönemlerde en az 98 gazeteci cezaevi koşullarını görmüş durumda. Tutuksuz olarak yargılanan en az 45 gazeteci hakkında verilmiş mahkumiyet kararları var. Bütün bunlar dikkate alındığında 150'ye yakın gazeteci yakın dönemde cezaevine girme tehdidi altında bulunuyor. Ayrıca çok sayıda gazeteci ve medya kuruluşu hakkında açılmış 2 binden fazla dava, 4 binden fazla soruşturma devam etmektedir. Bu durum bu ülkeyi yönetenlerin eseridir. Bu bir utanç tablosudur.” 

İpekçi, konuşmasının sonunda hükümete seslenerek, taleplerini şöyle sıraladı: 

“Gazeteciler cezaevlerine her girdiğinde tam 67 kere haykırdık. 67 gazetecinin yarattığı dalgalanmaya karşı sessiz kaldınız. Ama 68'inci dalga sabırları taşıran son darbeyi vurdu. Bu tepkilere kulak tıkayamazsınız. Halkınızın sesine kulak verin. Halkınızın demokratik taleplerine kulak verin. Cezaevlerindeki tüm gazetecileri özgür bırakın. Ceza kanunlarını, ceza muhakemesi kanunlarını, telefon dinlemelerine olanak vererek haberleşme özgürlüğünü ortadan kaldıran kanunları, internet erişimini engellemeye gerekçe oluşturan kanunları acilen değiştirin. Gazetecileri terörist ve terör örgütü üyesi ilan etmekten vazgeçin.” 

Yürüyüşe ayrıca, CHP milletvekilleri Mehmet Sevigen, Çetin Soysal, CHP Parti Meclisi Üyesi Ercan Karakaş, sanatçı Arif Sağ, aralarında Sedat Ergin, Yılmaz Özdil, Ahmet Hakan, Kanat Atkaya, Uğur Dündar, Tufan Türenç, Oktay Ekşi'nin de bulunduğu çok sayıda gazeteci katıldı. (AA)