'Gazi olayları' davası yeniden

İstanbul'da Gazi Mahallesi'nde 12-13 Mart 1995 tarihlerinde meydana gelen ve dokuz kişinin ölümüyle sonuçlanan olaylarla ilgili olarak iki polis memuruna verilen hapis cezasının Yargıtay'ca bozulması üzerine, kamuoyunda 'Gazi olayları davası' olarak bilinen dava, Trabzon'da yeniden görülmeye başlandı.

İstanbul'da Gazi Mahallesi'nde 12-13 Mart 1995 tarihlerinde meydana gelen ve dokuz kişinin ölümüyle sonuçlanan olaylarla ilgili olarak iki polis memuruna verilen hapis cezasının Yargıtay'ca bozulması üzerine, kamuoyunda 'Gazi olayları davası' olarak bilinen dava, Trabzon'da yeniden görülmeye başlandı. Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden başlayan davanın ilk duruşmasına,
sanık Adem Albayrak ve avukatı İlhami Yelekçi, müdahil avukatları Sevim Akat,
Keleş Öztürk, Faruk Ertekin, Gülezar Tuncer ile Gazi Mahallesi olaylarında çocuklarını kaybeden Gülnaz Topal, Menekşe Poyraz, Şazimet Şimşek, Sebahat Engin, Nuran Doğan katıldılar. Hakkındaki karar bozulan diğer tutuksuz sanık Mehmet Gündoğan ise duruşmaya katılmadı. Mahkemede, müdahil yakınları ve
avukatları adına konuşan avukat Sevim Akat, yargılama sürecinde ve sonucunda birçok eksikliklerin bulunduğunu iddia ederek, şunları söyledi: "Yargıtay'ın, yargılanan 20 polis mumurundan 18'i hakkında verilen beraat kararını onaması, iki polis memuru hakkında verilen mahkumiyet kararını ise bozması, ölüme sebebiyet veren insanların beraat etmesini istediğini göstermektedir. Bu durum toplumda büyük huzursuzluklara neden olacaktır. Yargıtay bu kararıyla adam
öldürmek isteyenleri cesaretlendirmiştir. Adaletin bu insanları cezalandırması gerekir." Mahkeme heyeti duruşmayı, duruşmaya katılmayan müdahillere ve diğer
sanık Mehmet Gündoğan'a talimat yazılarak, Yargıtay'ın bozma ilamına karşı cevaplarının beklenmesi için 4 Ekim 2001 tarihine erteledi. Müdahil avukatları Sevim Akat ve Keleş Öztürk, mahkeme sonrası yaptıkları açıklamada, yargılanan sanıkların daha fazla ceza alması ve daha fazla kişinin yargılanması gerektiğini öne sürerek, şöyle dediler: "Bizce bunun nedeni delillerin
yeterince toplanamamasıydı. Yargıtay'ın bu tür olaylarda çok daha hukuki kararlar vermesi gerekiyor. Bu toplumsal huzur açısından önemlidir. Hukuksal olarak bir yargılamanın yapılmadığını düşünüyoruz. Yapılacak olan yargılamadan bir fayda görmediğimiz için Bundan sonra Gazi Davası'nın yargı sürecine katılmama kararı aldık."