'Gecenin zencileri' gazete muhabirleri

'Gecenin zencileri' ya da 'gece kuşları' lakaplarıyla İstanbul'un karanlığında durup dinlenmeden oradan oraya koştururlar.

'Gecenin zencileri' ya da 'gece kuşları' lakaplarıyla İstanbul'un karanlığında durup dinlenmeden oradan oraya koştururlar. Yangın, kaza, cinayet, yaralama, patlama, kovalamaca gibi nerde haber kokusunu alırlarsa son sürat giderler. Çoğu zaman olay yerine itfaiyeden, ambulanstan ve polisten önce varırlar.
'Sokaktakiler normal değil'
Gece çalışmanın iş açısından birçok avantajı bulunduğunu, ancak psikolojik ve sosyal yönden hiçbir artısı olmadığını söyleyen gazete ve televizyonların gece muhabirlerinin tek aktiviteleri ise Dolmabahçe'de ya da Tophane Tayfun Spor Kulubü'nde çay içip sohbet etmek.
Kanal D Televizyonu'nun sekiz yıllık gece muhabiri İhsan Yıldız'a göre, İstanbul'da geceleri normal insanlar sokağa çıkmıyor: "Gece sokaklarda negatif insanlar var. Eskiden bir habere gittik mi saygı görürdük. Artık en basit bir işte bile kavga çıkıyor. Metropol insanları korkutuyor. Polis arabasının çalındığı bir şehirde güvendeyiz denebilir mi?"
Vatan gazetesi gece muhabiri Bülent Aydoğdu ise eşini görememekten şikâyetçi: "Sabah yarım saat, akşam bir saat görüşebiliyoruz. Bir de haftalık izinde."
Sosyal hayatları sınırlı
Milliyet gazetesi gece muhabiri Mutlu Bozdağ da, sosyal hayatlarının sınırlı olduğunu söylüyor. Bozdağ, "Gecenin keyfi başka, ama herkesin çalıştığı saatte siz uyuyorsunuz. Akşam bir yerde birşey içeyim deme şansınız yok" diyor.