Gecikme bu kez BDP'den kaynaklandı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dün TBMM’ye girişinde gazetecilerin soruları üzerine İmralı’ya gidecek BDP heyetine ilişkin Adalet Bakanlığı’na yazılı bir başvuru yapılmadığını belirterek, “Yazılı müracaat geldikten sonra gönderilecek isimler belli olur” dedi. Radikal’in üst düzey bir yetkiliden edindiği bilgiye göre, Adalet Bakanlığı da dün gün boyu BDP’lilerin başvurusunu bekledi, ancak BDP’den herhangi bir başvuru gelmedi. Bakanlık yetkililerine göre isimler konusunda da hiçbir sorun yaşanmadı. Bir hükümet yetkilisi, Ahmet Türk’ün başından beri süreç içinde olduğunu ve DTK’nın eşbaşkanı olduğunu belirterek gidecek isimler arasında Türk’ün de bulunacağını söyledi. Aynı yetkili, Selahattin Demirtaş’ın BDP’yi, Pervin Buldan’ın da BDP’nin TBMM’deki grubunu temsil edeceğini vurgulayarak, “İstedikleri kurumsal temsiliyet bu üç isimle yerine geliyor” dedi.
BDP’li Buldan da isimler konusunda bir sorun olmadığını, ancak Demirtaş, Ankara dışında olduğu için dün başvuru yapamadıklarını söyledi. Buldan, Demirtaş’ın partinin yetkili kurullarıyla toplantı yapmasından sonra isimlerin netleşeceğini ve ardından başvuru yapılabileceğini bildirdi. Demirtaş’ın Ankara’ya gelmesinin ardından bugün BDP yönetiminin toplanması ve ardından da Türk, Demirtaş ve Buldan’ın isimlerinin olduğu listeyle Adalet Bakanlığı’na başvurması bekleniyor.

Heyet bir an önce gelsin
Bu arada İmralı’da önceki gün ağabeyi Abdullah Öcalan’la görüşen Mehmet Öcalan, Dicle Haber Ajansı’na (DİHA) konuştu. Örgüte yakın internet sitelerinde yer alan haberlere göre, Öcalan’ kardeşine ‘sorunun çözümünün en önemli ayaklarından birinin Kandil ve Avrupa’da olduğunu’ söyledi ve “Zaten hareketi yürütenler onlardır. Kuş ile onlara haber gönderemem” dedi. Mehmet Öcalan’ın aktardığına göre ağabeyi şunları söyledi: “İstihbarat ile görüştüm. Belki buraya gelen insanlar samimidir. Her şeyi benim omuzlarıma atıyorlar. Ben burada bir mahkûmum. Üzerime düşenleri onların eliyle hükümete gönderdim. Bu yol çözüm yoludur. Bir an önce heyet gelsin, danışalım. Kürt sorunu nasıl çözülecek, bu projeyi de kısmen devlete, hükümete verdik. Süreç bizim tarafımızdan tıkatılmaz. Süreç tıkatılırsa, Kürt de Türk de zarar görür.”