'Geçmişim yeter'

10 Aralık'ta yapılacak İstanbul Üniversi-tesi (İÜ) rektörlük seçimleri yarışına bir aday daha katıldı.
Haber: İBRAHİM GÜNEL / Arşivi

Prof. Dr. Dinçer Uçak
İSTANBUL - İstanbul Tıp Faklütesi'nde doktorluk eğitimini, Cerrahpaşa'da uzmanlığını tamamladı. Cerrahpaşa'da doçent ve profesör oldu. ABD New York Commell Üniversitesi'nin Kardiyoloji Bölümü'nde görev yaptı. İsviçre Zürih Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Bölümü Kateterizasyon ve Anjiyografi Laboratuvarı'nda çalışmalar yaptı. Şu anda Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Bölüm ve Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanlığı'nı birlikte yürütüyor.
***
10 Aralık'ta yapılacak İstanbul Üniversi-tesi (İÜ) rektörlük seçimleri yarışına bir aday daha katıldı. Yönetimin merkeziyetçi ve görünüşte demokrat olduğunu iddia eden Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Bölüm Başkanı ve Kardiyoloji Anabilim Dalı
Başkanı Prof. Dr. Dinçer Uçak, sorularımızı yanıtladı.
Neden aday oldunuz?
Rektörlük görev ve yetkilerini uygulanandan farklı yorumluyorum. Ben merkeziyetçi değil, tam anlamıyla katılımcı yönetimden yanayım.
Sizce İstanbul Üniversitesi'nde demokratik bir yönetim yok mu?
Kesinlikle yok. Birtakım komisyonlar, jüriler oluşturmak, onlara karar aldırmak ve sonra bu alınan kararları görmezden gelmek demokratik değil. Bu ancak görünüşte bir demokrasi.
Rektör Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu, kurulların görüşlerini ve kararları dikkate almıyor mu?
Hayır, kesinlikle dikkate almıyor.
Anabilim dalı başkanı olarak benden bugüne kadar birkaç görüş istendi ama, hiçbir zaman bu görüşlerim doğrultusunda davranılmadı. Bu görüşlerin tersi davranışlar sergilendi.
Eğer rektör seçilirseniz, bu konuda siz neler yapacaksınız?
Yönetimde merkeziyetçi tutumdan elden geldiğince uzak duracak, yetki ve sorumluluğu
paylaşacağım. İta yetkisi çok önemli bir kavram. Yüksek Öğretim Kanunu'nun 29'uncu maddesinin ilk cümlesi bunu şöyle söyler:
'İta amiri rektördür.' Maddeyi bu kadar okursanız, tek yetkili rektör olduğu anlamı çıkar ama, başka türlü yorumlamak amacıyla maddenin tümünü okursanız, 'Rektör gerekli gördüğü konularda, gerekli ölçüde ita hakkını dekanlara, bölüm başkanlarına devredebilir' der.
Eğer gerçek katılımcıysanız, ikinciyi uygularsınız. 'Ben yetkiliyim. Bana, yasa yetki veriyor' derseniz, birinci bölümünü okur ve onu uygularsınız.
Yani yorumlamaya bağlı.
Evet. Yasa şöyle der: 'Rektör, üniversite yönetim kurulunu toplar ve oradan oluşan görüşlerin doğrultusunda karar alır.' Bu kararları yönlendirecek olan bu kurulların kararlarıdır. Geçmişteki uygulama da böyle.
Bir de, 'Seçilirsem, dekanlardan, anabilim dallarından ve oluşturulan jürilerden, yasalar ve yönetmelikler gereği alınan görüşler yok sayılmayacak' diyorsunuz.
Evet, söz veriyorum. Bugünkü profesörlük atamalarında, yasalarda olmayan jüri oluşturuldu. Bu jürilerden geçerek profesör adayları değerlendiriliyor.
Bu atamalarda nasıl bir yasa dışı uygulama söz konusu?
Yani, bir profesörlük kadrosuna atama
söz konusu olduğu zaman, rektörlük tarafından jüri oluşturulur. Bu jürilerde genelikle anabilim dalı başkanları yer alır. Şimdi benim anabilim dalımdan bir doçent profesör olacaktı, eğer kendisi nezaket gösterip bana söylemeseydi, ben bilmeyecektim.
Kendi dalınızdaki bir atamayı yapacak jüride yer almadınız mı?
Hayır. Bana haber bile vermediler.
Bölüm kapatma olayını eleştiriyorsunuz. Siz nasıl bir uygulama yapmayı düşünüyorsunuz?
Bugün acı olan, Cerrahpaşa ve İstanbul Tıp fakültelerinin programlarının aynılaştırılması. Her iki fakülte tek bir sınav sistemi uygulamaya mecbur bırakıldı. Eğer bir sınav ve eğitim sistemi oluşuturulacaksa, bunu Cerrahpaşa ve
İstanbul Tıp kendisi oluşturmalı.
Hangisinin sistemi daha başarılıysa, o ortaya çıkar. Bilimi ileriye götüren yarışmacı ruhtur. ABD'de böyledir.
Neden aday olduğunuzu bu kadar geç açıkladınız? Toplam 2 bin 250 öğretim üyesine adaylık gerekçenizi ulaştırmak bu kadar kısa zamanda zor olmayacak mı?
Örgütlenmiş seçim çalışması yaptığımı söyleyemem. Tek başına olduğumu söyleyebilirim. Eşit olmayan şartlarda bir seçim olacağını biliyorum. Ben sadece broşürümde sesleniyorum. Aday olduğumu duyuruyorum. Benim bütün beklentim, geçmişim. Beni tanıyanların verecekleri hüküm.
Kendimi anlatmak istemiyorum. Benim algılamam şöyle: İÜ Rektörlüğü'ne talip olan kişi eğer kendisini anlatmak isteğini duyuyorsa, geçmişte bir iz bırakmadığı anlamına gelir. Geçmişte yaptıklarım ve sergilediğim kişilik, eğitime yapmış olduğum katkının olumlu bir hava oluşturduğuna inanıyorum. Bütün güvencem bu. Beni bilenlerin bilmeyenlere anlatmasını bekliyorum.