Geleceğin öğretmeninin portresi

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bu hafta 20 bin yeni öğretmen
atadı. Atamalar kimi öğretmen adaylarının yüzünü güldürürken, binlercesinin umutları bir sonraki atama dönemine kaldı. Eğitim-Sen'in araştırmasıysa ataması yapılsa da yapılmasa da öğretmen adaylarının...
Haber: UMAY AKTAŞ SALMAN / Arşivi


Büyütmek için tıklayınız
İSTANBUL - Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bu hafta 20 bin yeni öğretmen
atadı. Atamalar kimi öğretmen adaylarının yüzünü güldürürken, binlercesinin umutları bir sonraki atama dönemine kaldı. Eğitim-Sen'in araştırmasıysa ataması yapılsa da yapılmasa da öğretmen adaylarının kendilerine verilen eğitimi 'yetersiz' bulduğunu ortaya koydu.
Eğitim fakültesinde okuyan gençlerin yüzde 53'üne göre atama sınavları üniversitedeki eğitimin yetersizliğini gösteriyor. Yüzde 50'si üniversitedeki eğitimin lisedekinden çok da farklı olmadığı, yüzde 36'sı da derslerin çok sıkıcı ve verimsiz geçtiği görüşünde.
Öğrencilere göre derslerde kullanılan yöntem ağırlıklı olarak anlatım, sadece yüzde 12.30 oranında beyin fırtınası yapılıyor, eğitimin niteliğini etkileyen faktörler arasında ilk sıralarda ders dışı etkinliklerin, araç gereçlerin yetersizliği, kütüphane ve internet gibi araştırma
amaçlı kaynakların sınırlılığı sıralanıyor.
Eğitim-Sen, öğretmenlik mesleğinin eğitimini mercek altına aldı. Yrd. Doç. Dr. Mehmet Karakuş'un koordinatörlüğünde 23 üniversiteye bağlı eğitim fakültelerinde okuyan 5 bin 603 öğrenci üzerinde yapılan araştırma, eğitim fakültelerinde verilen öğretmenlik eğitimininiçeriğini ve öğretmen adaylarının donanımını ortaya koydu. Araştırmanın çarpıcı sonuçlarından bazıları şöyle:
  • Öğretmen adaylarının yarısından çoğu, yüzde 58'i öğretmenliğin 'kutsal' bir meslek olduğuna inanıyor.
  • Öğretmen adaylarının neredeyse yarısı için öğretmenlik ÖSS'de altıncı ya da daha gerideki tercihi. Yüzde 68'i eğitim fakültesinden başka bir yerde okumak istiyor.
  • Sadece yüzde 13'ü kaliteli ve işlevsel eğitim aldığına inanıyor.
  • Eğitim fakültesindeki gençlerin yüzde 54'ü demokratik, yüzde 39'u milli, yüzde 7'si dini değerlerin yaşamımızda 'daha önemli' olduğunu düşünüyor.
  • Sadece yüzde 28'i eğitimle ilgili bir sendikaya üye olmaya sıcak bakıyor.
  • Yüzde 83'üne göre en önemli ülke sorunu gelir dağılımında adaletsizlik.
  • Eğitimde görülen sorunlar listesinde ilk sırada yüzde 66 ile ders dışı sosyal etkinliklerin yetersizliği, yüzde 58'le araç gereç yetersizliği, yüzde 48'le derslerin yalnızca teorik olması, araştırma kaynaklarının yetersizliği ve nitelikli öğretim elemanı eksikliği var.
  • Öğretmen adaylarına göre derste yüzde 92 oranında anlatım tekniği kullanılıyor, tartışma ortamı sadece yüzde 39, beyin fırtınası yapılıyor diyenler sadece yüzde 12.30, proje yapıldığını söyleyenler ise yüzde 18.80.
  • Öğrencilerin yüzde 24'ü 'Derslere mesleki ve bireysel gelişimden çok sınavlardan geçmek için katılırım' diyor, sadece yüzde 18.70'i çağdaş ve güncel bir eğitim aldıklarını düşünüyor.
  • Öğretmen adayları yılda altı-yedi kitap okuyor. Yüzde 26'sı günde bir-iki saat, yüzde 30'u sadece sınavdan sınava ders çalışıyor. Dörtte üçü (yüzde 73'ü) eğitimle ilgili yayınları takip etmiyor.
  • Yüzde 35'inin bilgisayarı var.