'Gelişmek' istemeyen şehir

Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer 'yavaş şehir' olmak için yaptıkları başvurunun olumlu karşılandığını söyledi. İlçe halkı yavaş şehir olabilmek için kollarını sıvadı



MEHMET ÖZDOĞAN


İSTANBUL - Türkiye’den de bir ilçe ‘yavaşlamaya’ niyetli... İzmir’in Seferihisar ilçesi. Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, ‘yavaş şehir’ olmak için yaptıkları başvurunun İtalya’da memnuniyetle karşılandığını açıkladı.
90’larda fast food zincirlerine tepki olarak çıkan slow food (yavaş yemek) akımı başta Avrupa olmak üzere, tüm dünyada ilgi uyandırmıştı. 1999 senesinde ise İtalya’nın Greve şehrinde bu akım, yavaş şehir akı halini aldı. İtalyanca Citta (şehir), İngilizce slow (yavaş) kelimelerinin birleşimi ‘citta slow’ geçen 10 yıl içinde hızla yayıldı ve İtalyan bir ekip, başvuran ilçe ve şehirlere sertifika vermeyi kararlaştırdı.

Denetimler sürekli
Bir şehrin ‘citta slow’ unvanını alabilmesi için 60’a yakın kriterin yüzde 50’sini tamamlaması gerekiyor. Denetimler sertifika alındıktan sonra da devam ediyor.
‘Citta Slow’ sertifikasını almaya hak kazanan 100’ü aşkın şehirdeki yüzde 100’ü bulan ‘yavaş turist sayısı artışı’ , belediyelerin ‘yavaşlama’ arzusunu her geçen gün biraz daha tetikliyor.
Buralarda ne egzoz dumanı var, ne de dev fast food zincirlerinin bir şubesi... Alabildiğine gökyüzüne uzanan, görüntü kirliliğinin baş mimarı yapılara rastlayamıyorsunuz. Ağaç kesene ‘adam öldürmüş’ muamelesi yapılıyor. Şehrin bir yerinden bir yerine gidebilmenin en yaygın iki yolu var; yürüyerek veya bisikletle...
Askeri bölgelerin yoğunluğu, arazilerin çoğunun imara kapalı olması nedeniyle turist yoğunluğunun diğer Ege beldelerine nazaran daha az olduğu Seferihisar bu eski dezavantajını yavaş şehir olma yolunda avantaja dönüştürmeye gayret ediyor.
Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, çalışmalarını anlattı: “En çok İtalya’da olmak üzere Avustralya’dan, İsviçre’den, Güney Kore’den 100’e yakın kent var yavaş şehir unvanı alan. Başvuru mektubumuz memnuniyetle karşılandı. Türkiye’den ilk olmanın keyfini yaşıyoruz. Birçok yere de öncü olacağız. Öncelikle yurtiçinden bir turizm hareketi yaşayacağız. Etkinlikler başladı bile... Eski belediyenin binasının her odası bir köye tahsis edilecek. Kendi ürettiklerini satacaklar. Haftada bir gün de kooperatiflerden, köylülerin bahçesinden gelecek ürünleri, kadınların el emekleri açılacak pazarda satılacak. Seferihisar Bodrum veya Çeşme gibi olmayacak. Seferihisar kendi özellikleriyle markalaşacak.”

‘Yavaş şehir’ nedir?
Peki yavaş şehir nedir? Özetle şu:
“Şehirlerin hangi alanlarda önemli ve özel olduklarını düşünmeleri ve bu özelliklerini korumak için strateji geliştirmeleridir. Yerel zanaatları, tatları ve sanatları sadece eskilerin hatırlayabildiği kavramlar olmaktan çıkarmak için bunları çocuklarımızla ve misafirlerimizle paylaşmaktır. İnsanların kendi sağlıklarını ön planda tutmalarıdır. Bunu gerçekleştirmek için, hava, gürültü, ışık ve elektromanyetik kirliliklerin sürekli kontrol edilmesi ve sağlığı tehdit etmeyecek boyutta tutulmasıdır. Çevreye ve insana zararlı olmayan alternatif ve yenilenebilir enerji kaynaklarının teşvik edilmesidir. Teknolojiye karşı çıkmak değildir. Tam tersine belediye hizmetlerinin internet ortamına taşınması ve hemşerilerin bu hizmetlerden yararlanabilmeleri için eğitilmeleridir. Bisikleti, faytonları özendirmek ve gerekli altyapıyı sağlamaktır. Şehrin dokusunun, renginin, müziğinin ve hikâyesinin uyum içinde, şehir sakinlerinin ve ziyaret edenlerin zevk alabilecekleri bir hızda yaşanmasıdır. Geriye gitmek veya eskide yaşamak değildir. Şehrin, değerlerine, esnafına ve halkına sahip çıkması ve bunu gelecek nesillerle paylaşmasıdır.”