Gemi sahibi: Sarı humma tehlikesi var, doktor istiyoruz

Gemi sahibi: Sarı humma tehlikesi var, doktor istiyoruz
Gemi sahibi: Sarı humma tehlikesi var, doktor istiyoruz

Mürettebat odalarını göçmenlere verdi, makine dairesi de Afrikalılarla doldu.

İSTANBUL - İnsanlık dramının yaşandığı geminin armatörü Barış Erdoğdu, Radikal’in sorularını yanıtlarken, “Sağlık koşulları her geçen gün zorlaşıyor. Aç kalmamak için kumanyayı bile zorla aldık. Onları tehdit ederek aldı. ‘kumanya göndermezseniz karasularına gireceğimizi’ söyledik. Önce dikkate almadılar ancak gemiye talimat verdik. gemi ilerlemeye başlayınca kumanya gönderdiler” dedi.
Erdoğdu, kazazedeleri bottan kurtardıkları gün havanın altı derece olduğunu ve ihtiyaç duydukları battaniyelerin ancak iki gün sonra kendilerine gönderildiğini söyledi. Erdoğdu; gemiye dün 250 tane battaniye, 21 kutu dilim ekmek, 11 marmelat, 50 koli su, iki kutu hijyenik ped ile 250 adet iç çamaşırı gönderildiğini söyledi.  13 Türk mürettebat, 143 mültecinin bulunduğu Pınar-E gemisini iki İtalyan savaş gemisinin ablukaya aldığını vurgulayan Erdoğdu, kaptanhaber.com adlı internet sitesine de şunları anlattı:
“Gemiyi 25 milden 21 mile kadar yaklaştırdık. Savaş gemilerine rağmen bunu yaptık. Bunu yapmasaydık bize kumanya ve su vermiyorlardı. Yaptığımız bu manevra sonrası savaş gemileri su vermeyi kabul etti. Gemide su kalmamıştı. Bunun için savaş gemilerinden 35 ton su istedik. Gemimize yaklaşan İtalyan savaş gemisi su vermeye çalıştı ancak operasyon başarılı olamadı. Bunun üzerine diğer kumanyalar ve 50 koli su geldi. Bu da ancak iki  gün yeter. Sonra yine susuzlar.
İtalya mültecileri kabul etmemesine gerekçe olarak bulundukları yerin Malta’ya daha yakın olduğunu gösterdi. Bu konuda İtalya haksız. İlk bulduğumuz yerde İtalyan adası Lampedusa’ya 41 mil, geminin gittiği liman Sfax’a 110 mil, Malta’ya ise 90 mil mesafe vardı.  Türk makamlarından arayan olmadı.  

Çoğunda hipotermi var
Gemide bulunan 143 mültecinin 129’u Nijerya, beşi Gana, üçü Nijer, dördü Somali, biri Liberya, biri Mozambik uyruklu. 37’si kadın; 42’si 18 yaşın altında. 39 kişi ağır hasta. Bunlardan biri sara hastası, çoğunda da denizde uzun süre kalmadan dolayı hipotermi (vücut ısısının düşmesi) oluşmuş. Üç gün deniz suyu içmişler. Bir kadın öldü. Henüz cesedi alınmadı. İki kadın hastaneye kaldırıldı. 39 ağır hastanın dışındakilerde de  hipotermi gibi rahatsızlıklar var. Ayaklanma durumu söz konusu değil. Kaptana kahraman gözüyle bakıyorlar. Gemiye doktor istiyoruz, tıbbi destek istiyoruz. En riskli hastalık sarı humma. Mürettebat mültecilere odalarını verdi. Kendileri kaptanın odasında nöbetleşe uyuyor.” (Radikal)