Gençler şiddetin röntgenini çekecek

Gençler şiddetin röntgenini çekecek
Gençler şiddetin röntgenini çekecek

Beyza Zapsu: İnsanların her daim öğrenme ihtiyacı nı fark edebilmesini sağlamaya odaklıyız.

Genç Hayat Vakfı, kapsamlı bir projeyle, gençliğin ve toplumun şiddet algısını 'gençlerle birlikte' değiştirecek...
Haber: MİNE TUDUK - mine.tuduk@radikal.com.tr / Arşivi

Sokakta, evde, okulda, hastanede... Şiddet her yerde. Yerde kanlar içinde yatan bir kadın , cinayetle sonuçlanan bir kavga, dayak yemiş bir çocuk artık neredeyse günlük hayatın bir parçası... Bu, madalyonun bir yüzü. Diğer yüzde ise şiddetin içselleştirilmesi var ve tablo burada da vahim.
Araştırmalara göre gençlerin yüzde 55’i şiddeti ‘olağan bir davranış’ olarak görüyor. Hatta gençlerin büyük bir kısmı anne-baba, öğretmen gibi yetişkinlerin tehdit, küfür, küçük düşürme gibi eylemlerini şiddet olarak bile algılamıyor. Bu gidişat, 2008’den beri 11-18 yaş grubu gençlerin hayata hazırlanmalarına destek olacak çalışmalara imza atan Genç Hayat Vakfı’nı harekete geçirdi. Vakıf, İstanbul Kalkınma Ajansı, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle, ‘Çocukların ve Gençlerin Girişimcilik, Beceri ve Geleceklerini Destekleme Mali Destek Programı’nı başlattı. Projenin amacı ise gençlere ‘şiddete dur’ dedirtmek.
Genç Hayat Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Beyza Zapsu, toplumsal cinsiyet eşitliği ve şiddetsiz iletişim eğitimleri ile İstanbul çapında 4200 liseli gencin ve onlar sayesinde 10.000 kişinin hayatına dokunacaklarını açıklıyor. Zapsu, ‘Gençler İşbaşında: Eşitlik İçeride, Şiddet Dışarıda’ diyerek hayata geçirdikleri projeyle ilgili Radikal’in sorularını yanıtladı.
Türkiye ’de şiddet algısı nasıl? Araştırmalar nasıl bir tablo çiziyor?
2011’de liseli gençler arasında bir profil araştırması yaptık. Amaç gençlerin şiddeti nasıl algıladığına dair fikir edinmekti. Gördük ki yüzde 55’i şiddeti olağan bir davranış görüyor. Çok üzücü bir sonuç.
Bu sadece gençlerin algısı mı? Elbette değil. Resme bütün olarak bakmak gerekiyor. Onları bizler yetiştirdiğimize göre yetişkinlerin de kendini gözden geçirmesi gerekiyor. Günlük hayatta medyaya yansıyan ve çevremizde de her noktada gördüğümüz şiddet ne yazık ki tanımsız bir şekilde devam ediyor.
Bu tanım nasıl yapılabilir? Şiddet, psikolojik olarak da maruz kalınan bir olgu. Yeniden tanımlamak zorundayız. Buradan yola çıkarak toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve şiddetsiz iletişim araçlarını kullanarak bunu dönüştürmeyi hedefleyen çalışmalar oluşturduk.
‘Eşitlik İçeri Şiddet Dışarı’ projesinin kapsamı ne olacak?
İstanbul genelinde 10 ilçe, 30 okul seçildi. 4200 öğrenci, 110 öğretmen, belediye ve çocuk hizmetlerinden 80 çalışan ‘toplumsal cinsiyet eşitliği’ eğitimi alacak. ‘Şiddetsiz iletişim’ kavramının kökünde de empati ve önyargısız yaklaşım olacak.
Bunların hayata yansıması... Öğretmenler aldıkları eğitimi 70’er öğrenciye aktaracak. Sonra öğrenciler interaktif uygulamalarla ilgili bir eğitim alacak. Bu eğitim tamamlandıktan sonra, liseli öğrenciler gönüllü üniversite öğrencileriyle bir araya gelerek kısa film ve poster hazırlayacak. Bu film ve posterler, sosyal medyada ve belediye gençlik merkezlerinde düzenlenecek olan konferanslarda paylaşılacak.