Genelkurmay 'Arınç'ı değil bilgi sızdıran askeri izledik' dedi, kafalar iyice karıştı

Genelkurmay 'Arınç'ı değil bilgi sızdıran askeri izledik' dedi, kafalar iyice karıştı
Genelkurmay 'Arınç'ı değil bilgi sızdıran askeri izledik' dedi, kafalar iyice karıştı
Ankara'da cumartesi akşamı meydana gelen 'Arınç vakası' hakkında kamuya bilgi veren ilk TSK oldu: İki asker, bilgi sızdıran bir askeri izliyordu...





ANKARA - Genelkurmay Başkanlığı, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın evinin yakınlarında polis tarafından gözaltına alınan subayların, Arınç’ı izledikleri yolundaki iddiaları dört gün sonra yalanladı. Genelkurmay, iki askerin Arınç’ı değil yakında oturan ve ‘bilgi sızdırdığı’ iddia edilen ‘bir personeli’ izlemekle ‘görevli’ olduğunu açıkladı. Genelkurmay, basına sızdırılan bilgilerin, olay anında tutulan tutanaklarda bulunmadığını da belirterek başta Arınç, olayla ilgili değerlendirmelerde bulunan hükümet üyelerini ve yapılan yayınları eleştirdi. Ancak bir kurumdan gelen bu ilk ve somut bilgiler içeren açıklama, kafa karışıklığını daha da artırdı.
19 Aralık Cumartesi, Ankara Emniyet Müdürlüğüne bağlı polisler, bir ihbar telefonu üzerine Cumhuriyet Savcısı’nın talimatıyla, Arınç’ın evinin bulunduğu Ankara Çukurambar’da gerçekleştirdiği operasyonda şüpheli iki aracı durdurmuş, araçların içinden biri Albay diğeri de Binbaşı olan iki asker çıkmıştı. Askerlerin bölgede Arınç’ı izledikleri, suikast girişiminde bulunmak için keşif ve dinleme yaptıkları gibi çok sayıda iddia da olayın ortaya çıkmasının ardan basında yer almıştı. İktidar çevrelerinden gelen bazı açıklamalar da iddiaları doğrular gibiydi.

İlk resmi açıklama
Genelkurmay’ın Arınç vakasına dair açıklaması, dün öğleden sonra geldi. Cumhuriyet Savcılığı’nın soruşturmasının sürdüğü belirtilen açıklama şöyle:
Açıklamaya mecbur edildik: Soruşturmaların gizliliği bir hukuk kuralıdır. Ancak, maalesef son zamanlarda yaşanan bazı olaylar, bu hukuk ilkesinin ülkemizde geçerliliğini büyük ölçüde yitirdiğini göstermektedir. Bu olayda da, olaya ilişkin detaylar büyük ölçüde 21 Aralık 2009 tarihinden itibaren medyada yer almaya başlamıştır. Olayın genel hatlarıyla medyada yer almasıyla, olayın sadece bazı makamlarda bulunan detaylarıyla, yorum ve değerlendirmelerle medyada yer alması farklı bir husustur. TSK, her şeye rağmen hukuk kuralları çerçevesinde sorumlu ve soğukkanlı hareket etmeye özen göstermektedir. Ancak gelinen noktada TSK, yürütülen soruşturmanın sağlıkla yürütülmesine zarar vermeden, aşağıdaki bilgileri de kamuoyu ile paylaşmaya mecbur edilmiştir.
Tutanakta yok: 19 Aralık 2009 günü saat 17:10 civarında iki askeri personel, şüphe üzerine yakalanmışlardır. Kaba üst aramaları yapılan personelin, kendilerinin askeri personel olduklarını beyan etmeleri üzerine; Merkez Komutanlığı görevlileri de olay yerine çağrılmıştır. İki personelin üst araması ve iki aracın aranması 23:30’a kadar sürmüş ve aramaların bitiminde, olay yerinde tutanak tutulmuştur.Tutanağa göre; gerek personel gerekse de araçlarda herhangi bir silaha, mühimmata, ses kayıt cihazına, teknik takip teçhizatına ve diğer herhangi bir suç unsuruna rastlanmamıştır. Yine bu tutanakta, adres yazılı bir notun askeri personelin birisinin elinden alındığı ibaresi yer almaktadır.
Evleri de arandı, serbest bırakıldılar: Yakalanan personelin konutlarında, Cumhuriyet Savcısı’nın da katılımıyla, aynı günün gecesi 00:30-04:30 saatleri arasında aramalar gerçekleştirilmiştir. Konutlarda yapılan aramaların sonucunda tanzim edilen tutanaklardan; bu aramalarda da gözle tespit edilen herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı anlaşılmaktadır. Personele ait bilgisayarlarla, çeşitli sayıda elektronik veri depolama araçlarına el konulmuştur. Konut arama işlemi tamamlandıktan sonra personel, Cumhuriyet Savcısı tarafından, başkaca işlem yapılmaksızın serbest bırakıldı.
Casus avındaydılar: Söz konusu askeri personel, uzun süredir devam eden, kastedilen bölgeye yakın bir yerde oturan ve bilgi sızdırdığı iddia edilen bir askeri personel hakkında bilgi toplamak üzere görevlendirilmişti.
Biz onlar gibi yapmayız: TSK’nden kimse, birçok kimsenin yaptığı gibi, yürütülmekte olan bir soruşturma hakkında değerlendirme yapmasını ve kendini yargı yerine koyarak hüküm vermesini beklememelidir. Netice olarak; adres yazılı notun askeri personelin üzerinde bulunmasına ilişkin farklı iddialar olup bu iddiaların hangisinin doğru olduğu, personele ait el konulan bilgisayarlarla, çeşitli sayıda elektronik veri depolama araçlarında suç unsuru oluşturabilecek bir hususun olup olmadığı ve ileri sürülen diğer iddiaların doğru olup olmadığı soruşturma neticesinde ortaya çıkacaktır.

Diğer açıklamalar
Genelkurmay’ın bu açıklamasına dün hükümet sessiz kaldı. Hükümetten daha önce şu değerlendirmeler yapılmıştı.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Star ve Hürriyet gazetelerine verdiği demeçlerde iki subayın yakalandığını, subayların üzerinde beylik silahlarının bulunduğunu, bir subayın su isteyip cebinden kendi adresinin bulunduğu bir kağıdı çıkarıp yutmaya çalıştığını ama polisin atlayarak bunu engellediğini anlattı.
Başbakan Tayyip Erdoğan: Konu yargıya aksetmiştir. Olayla ilgili yaşanan süreç vahim ve düşündürücü. Temenni ederiz ki savcılıkta olan bu süreç, yargı süreci endişeleri yok edecek şekilde çıksın.
Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek: Yargı konuya el koymuştur. Son derece önemlidir. Ancak daha fazla açıklama yapamam. Suçu kim işliyorsa, yargı onun üzerine gider. Suç işleme noktasında da kimsenin bir imtiyazı olamaz. Kim ne yapıyorsa, kanunlar çerçevesinde yapacak. (Radikal)