Genelkurmay beş Ergenekon belgesi için de sahte demişti

Son günlerde 'İrticayla Mücadele Planı' adlı belgenin kendi bünyesinde hazırlanıp hazırlanmadığını araştıran Türk Silahlı Kuvvetleri, daha önce Ergenekon klasörlerine giren beş belge için 'Bize ait değil' demişti



ANKARA - Genelkurmay Askeri Başsavcılığı, Genelkurmay Harekât Başkanlığı’nda hazırlandığı iddia edilen ‘İrticayla Mücadele Planı’ için “Bize ait olmadığı kanaatindeyiz” dedi. Türkiye’de fırtınalar koparan ‘belge’yle ilgili inceleme süreci devam ediyor. Sonuç merakla bekleniyor.
Genelkurmay daha önce de Ergenekon operasyonu sırasında ele geçirilen ve TSK’ya ait olduğu iddia edilen bazı belgeleri incelemiş, TSK’ya ait olmadığı sonucuna varmıştı. Genelkurmay Askeri Savcılığı’ndan yapılan açıklamaya göre ‘Oluşum’ ve ‘Panzehir‘ gibi isimlerle anılan bu belgeler, TSK’ya ait değildi, ancak TSK’nın belge tekniği taklit edilerek hazırlanmışlardı.
* Ergenekon soruşturması sırasında şüphelilerde ele geçirilen bazı belgeler Genelkurmay, MİT ve Emniyet’e soruldu.
* Genelkurmay’a sorulan sorulara, Genelkurmay Adli Müşavirliği ve Genelkurmay Askeri Savcılığı’ndan iki ayrı tarihte iki yanıt geldi. Bu yanıtlar Ergenekon’un ikinci iddianamesine şu açıklamalarla girdi:

‘ORDUDA BİR ERGENEKON OLUŞUMU YOK’: ‘Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturma kapsamında; Genelkurmay Başkanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde böyle bir (Ergenekon) oluşumun bulunup bulunmadığı hususları sorulmuş olup, Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşavirliği’nin 24 Eylül 2007 tarih ve 3050-635-07-O.Ö. sayılı cevabi yazılarında; bir oluşumun Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde bulunmadığı’ belirtilmiştir.

‘TSK’YA AİT OLMAYAN’ BELGELER’: Elde edilen örgütsel doküman ve belgelerde geçen bazı terimlerin bu örgütün sanki devletin içinde bir kurum olduğu yolunda bir izlenim yaptırması sebebiyle elde edilen örgütsel içerikli dokümanlar Genelkurmay Başkanlığı’na gönderilerek sorulmuş olup, Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı’nın 15 Nisan 2008 tarihli cevabi yazılarında;
* ‘29 Ekim 1999 tarihli ‘ERGENEKON OLUŞUM’ isimli belgenin Türk Silahlı Kuvvetlerine ait olmadığı belge içinde Tük Silahlı Kuvvetleri içinde geçen her türlü bilgi ve ifadenin Türk Silahlı Kuvvetleri ile hiçbir ilgisinin olmadığı,
* 1 Mayıs 2000 tarihli ‘PANZEHİR’ başlıklı belgenin Türk Silahlı Kuvvetlerine ait olmadığı, ayrıca söz konusu belgenin Türk Silahlı Kuvvetleri ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığı,
*Kuvvetler Mesaj Formu ve Kara Kuvvetleri Mesaj Formu yazılı evrakın içeriğinin Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilgisinin olmadığı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde mesaj alışverişinde kullanılan mesaj formuna benzetilmeye ve Türk Silahlı Kuvvetlerine ait bir belge gibi gösterilmeye çalışıldığının saptandığı,
* Sevgi ERENEROL’dan elde edilen Derin Ergenekon isimli belgenin Türk Silahlı Kuvvetlerine ait olmadığı, ayrıca söz konusu belge içinde Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilgili geçen her türlü bilgi ve ifadenin Türk Silahlı Kuvvetleri ile hiçbir ilgisinin olmadığı,
* Tuncay GÜNEY’den ele geçen Çakır Paşa’nın Alevi Sevgisi’ (Oktay YILDIRIM’ın flash belleğinde ve İsmail YILDIZ’ın bilgisayarında ele geçirilmiştir), Alevilikle ve Ermenilerle ilgili bazı yazılar, MİT, Hizbullah, Susurluk ile ilgili yazı ve raporlar Türk Silahlı Kuvvetlerine ait olmayıp, belge içinde Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilgili geçen her türlü bilgi ve ifadenin Türk Silahlı Kuvvetleri ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı, belirtilmiştir.

TAKLİTÇİLER VE ESKİ ÜNİFORMALILAR: Söz konusu belgelerin; Türk Silahlı Kuvvetlerine ait belgelerin yazım teknikleri taklit edilerek veya bilgisayar teknikleriyle kurgulanarak oluşturulduğu, son zamanlarda bu tip olaylarla sıklıkla karşılaşıldığı, yapılan adli soruşturmalarda kendisine rütbeli şahıs görüntüsü veren kişilerin çeşitli oluşumlarda ve ticari kuruluşlarda Türk Silahlı Kuvvetleri ile yakın ilişki içinde olduğu yönünde izlenim yaratarak illegal yollarla menfaat temin etmeye çalıştıkları, bunlardan bazılarının geçmişte üniforma giymiş olmalarının Türk Silahlı Kuvvetleri ile halen bir ilişkileri olduğunu göstermeyeceği, bu tip faaliyetlerin gerek kamuoyunda gerekse Türk Silahlı Kuvvetlerinde esefle karşılanacağı’ bildirilmiştir.”

TSK’ya ‘ait olmayan’ bir belge: Panzehir

Panzehir adlı ‘belge’ Veli Küçük ve Ümit Oğuztan adlı Ergenekon şüphelilerinde ele geçirildi. Kapağında PANZEHİR ETNİK/BÖLÜCÜ OPERASYONLARIN TASFİYESİ, KÜRT HAREKETİ VE TÜRK KÜRT KARDEŞLİĞİ, “İSTANBUL /1 MAYIS 2000 gibi ifadeler yeralan 15 sayfalık belgede 21 Yüzyılda en önemli sorunlardan birisinin terör olacağı, bu nedenle terör gruplarının kontrol altında tutulması gerektiği, gereğinde ‘Naylon Terör Gruplar’ oluşturularak terör dünyasına yön verilmesi ve güçlü istihbarat örgütlerinin kurguladığı oyunun içinde mutlaka yer alınması gerektiği görüşleri yeraldı.
Dokümanda ‘Operasyon’ başlığı altında, PKK’nın bitirilmesi için ilginç bir plana yer verildi. Plana göre Abdullah Öcalan’ın tutuklu olmasından faydalanılarak PKK yönetim kadroları tasfiye edilecek, yerine TSK mensuplarından seçilmiş genç, donanımlı ve uygun subayların atanacaktı. Bu operasyon sonucu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni parçalamaya yönelik Kürt hareketine son verilebileceği gibi Kuzey Irak bölgesinde kurulmaya çalışılan kukla Kürt devletinin de önüne geçileceği iddia edilmişti.