Genelkurmay: Biz dahil herkes hatalı

Yansıtılmasındaki hatalar
Genelkurmay, İstanbul'da bir tugaydan kaymakamlara giden 'bilgi toplama planı'nda maksadı aşan ifadeler olduğunu belirtti. Açıklamada, gelişmenin
'fişleme' olarak yansıtılmasının yanlış olduğu ifade edildi.
'Komutanın ilgisi yok'
Hatanın, 'bu konudaki eğitiminde kusur bulunan karargâh subayları'nın olduğu söylenen açıklamada, bir eleştiri daha vardı: Yazışmanın Kara Kuvvetleri ile ve kuvvet komutanı orgeneral Yalman'la hiç ilgisi yok.
'Kimse fişlenmemiştir'
Yapıcı eleştirilere teşekkür eden Genelkurmay açıklaması şöyle: Kimse fişlenmemiş, bu görev hiçbir birliğe emredilmemiştir. Halkımız huzur içinde olmalı. TSK'nın iç meselesi olan hatanın gerekleri yapılıyor.

ANKARA - Genelkurmay Başkanlığı, 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı'nın
İstanbul'daki bazı kaymakamlıklara gönderdiği 'bilgi toplama planı' ile ilgili tartışmalar büyüyünce açıklama yaptı ve amacını aşmış istekler konusunda hatanın 'bu konudaki eğitiminde kusuru olan karargah subaylarında' olduğunu duyurdu. Genelkurmay, söz konusu yazışmanın Kara Kuvvetleri Komutanlığı ya da Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman'ın şahsıyla hiçbir ilgisi olmadığını vurguladı.
Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreterliği'nden dün yapılan açıklamada
'basında büyük yankı uyandıran' yazının 'Emniyet asayiş planlarının garnizon komutanlıklarınca geliştirilebilmesi amacıyla ihtiyaç duyulan istihbarat bilgilerinin temini için hazırlandığına ve bir komutanlıkça kaymakamlıklara gönderildiğine dikkat çekildi. Yazının kamuya 'fişleme' olarak sunulduğuna dikkat çekilen açıklamada, "Bunun doğurabileceği yıpratıcı sonuçlar dikkate alınmadan yapılan açıklamalar ve yorumlar endişe verici boyutlara ulaşmış ve bu tarz yaklaşımlarla hangi maksada hizmet edildiği konusunda kamuoyu tereddüde düşürülmüştür" denildi.
'Amaç plan hazırlamak'
Genelkurmay'ın ilk açıklamasının anımsatıldığı açıklamada şöyle denildi:
"Daha önceki açıklamada da ifade edildiği üzere, valiler asayişten sorumlu oldukları illerdeki asayiş olaylarını, emirlerindeki polis ve jandarma kuvvetiyle önleyemezler veya önleyemeyeceklerini anlarlarsa en yakın askeri birlikten yardım isterler ve askeri birlik komutanı, polis ve jandarmayı da emrine alarak duruma el koyar. Bu görev askeri birliklere kanunlarla emredilmiştir. Olayın polis ve jandarmanın baş edemeyeceği bir boyuta ulaştığı anda görev alan komutanın, bu görevi, olay daha da büyümeden başarabilmesi için önceden plan hazırlamasının ve bu planı hazırlayabilmesi için il veya ilçede doğabilecek çeşitli olaylar hakkında bilgi toplamasının, bu bilgilere göre teşkilat, teçhizat, muhabere irtibatları ve eğitim çalışmaları yapmasının zorunluluğu açıktır. Kaldi ki, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ve buna istinaden Genelkurmay Başkanlığı ile İçişleri Bakanlığı arasında yapılmış olan protokol bunu öngörmektedir."
Açıklamada, söz konusu yazının 'fişleme' gibi 'ilgi çekici' ve 'tamamen saptırılmış', 'yanlış ve haksız' bir eylemle hiçbir ilgisi olmadığı vurgulanırken, "Hiç kimse fişlenmemiş ve böyle bir görev hiçbir birliğe emredilmemiştir. Bu bakımdan bütün halkımız huzur içinde olmalıdır" denildi.
'Yalman'ın ilgisi yok'
Konunun, il mülki amirleri ile illerdeki garnizon komutanlıklarının ilgi ve sorumluluğunda olduğunun belirtildiği açıklamada, "Bazı çevrelerce iddia edildiği gibi konunun Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve özellikle Kara Kuvvetleri Komutanı'nın şahsıyla hiçbir ilgisi yoktur. Askeri yazışmalarda baş sayfa tepesindeki birlik tanıtıcı bölümde yer alan birlik isimleri daima kuvvet komutanlığından başlayarak ast birliğe doğru iner" ifadesi kullanıldı.
Bilgilerin, toplama imkân ve yeteneği olan polis ve jandarma unsurlarının mülki amirin emrinde olması nedeniyle kaymakamlıklardan istendiğine dikkat çekilen açıklamada şöyle denildi: "Hal böyle olmakla beraber, bilgilerin askeri birliklerin müdahalesini gerektirecek büyüklük ve mahiyetteki olaylarla ilgili ihtiyaçlara dönük olarak ve yeteri kadar istenmesi gerekirdi. Esasen bölücü, irticai ve yıkıcı faaliyetlere ilişkin istekler, istek formunun hemen hemen tamamını oluşturmaktadır. Sadece üç maddesinde yer alan ve basınca yansıtılan amacını aşmış istekler ise, bu konudaki eğitiminde zafiyet olan karargâh subaylarının kusurudur. Bu mesele TSK'nın bir iç meselesidir. Bu hususun düzeltilmesi için gerekli çalışmalara hemen başlanmıştır. Gereği yapılmış ve yapılmaya devam edilmektedir."
'Bağrımıza basarız'
Genelkurmay açıklamasının son bölümünde ise 'personel eliyle icra edilen' her faaliyette insan kusurundan kaynaklanabilecek olumsuzlukların yaşanabileceğinin bir gerçek olduğu vurgulandı. "Üzücü olan husus ise böyle bir olumsuzluğun bir kurumla özdeşleştirilmesi, genelleştirilmesi, yanlış makam ve kişilerin suçlanması ve yıpratılmasıdır" denilen Genelkurmay açıklaması, "Halkının güven ve huzuru için binlerce can, kol, bacak, göz vermiş şehit ve gazilerin yuvası olan Türk Silahlı Kuvvetleri, bütün haksız ve acı tenkitleri bağrına basar, hafızasına gömer, takdirini aziz milletinin sağ duyusuna emanet eder, yapıcı tenkitleri ile bizlere daha iyilere ulaşma, doğrularımızla sevinme, azmimizi artırma imkânı verenlere ise şükranlarını sunar" ifadesiyle son buldu.