Genelkurmay: İhbardaki belge sahte

Genelkurmay'a göre üçüncü ihbar mektubu soruşturma dosyası içinden 'hazırlayanın kendi hedefleri doğrultusunda' üretilmiş. 'Türkiye'yi biçimlendirme planı'yla ilgili belge ise sahte

ANKARA - Genelkurmay Başkanlığı, basına yansıyan üçüncü esrarengiz ihbar mektubunun, Genelkurmay Askeri Savcılığı’nın ‘İrticayla Mücadele Belgesi’ ile ilgili yaptığı soruşturmada Ergenekon savcılarına gönderdiği dosyadan üretildiğini açıkladı. Genelkurmay, 2008’de Taraf gazetesinde çıkan bir haber üzerine Genelkurmay Adli Müşavirliği’nin İkinci Başkan’a hazırladığı iddia edilen raporun sahte olduğunun da daha önce Ergenekon savcılarına bildirildiğini duyurdu.
Taraf’ta 20 Haziran 2008’de yayınlanan ‘Genelkurmay’ın Türkiye’yi biçimlendirme planı’ başlıklı haberde TSK’nın ‘kamuoyunu kendi çizgisine getirmek’ amacıyla bir plan hazırladığı öne sürülüyordu. Aynı gazetede dün yayınlanan haberde ise, Ergenekon sanıklarının avukatı Hüseyin Buzoğlu’nun flash belleğinde ele geçirildiği iddia edilen bir nota yer verildi. Notta dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Ergin Saygun’un Taraf’ın 2008’deki haberinden sonra Genelkurmay Adli Müşavirliği’nden görüş istediği belirtilerek, müşavirliğin “Hükümeti yıkmaya yönelik eylemler TCK 312’ye göre ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılır. Bu evraka konu taslak çalışmaların bir an önce imhası gerekir” görüşünü ilettiği ileri sürüldü. Haberde, bu not üzerine Saygun’un, acilen planla ilgili belgeleri imha ettirdiği anlatıldı.
Genelkurmay ise, üçüncü ihbar mektubu, ekinde yer alan belgeler ve Taraf’taki son haberle ilgili şu açıklamayı yaptı:
“Son günlerde medyada, var olduğu iddia edilen üçüncü bir ihbar mektubu ve mektubun ekinde yer alan CD’de bulunan konulara ilişkin haberler yer almaktadır.
Var olduğu iddia edilen yeni ihbar mektubunun; Genelkurmay Askeri Savcılığı tarafından yapılan ve 24 Haziran 2009 tarihinde görevsizlik kararı verilerek yetkili makamlara gönderilen soruşturma dosyasında yer alan bazı maddi hususlardan da yararlanmak suretiyle, hazırlayanların kendi hedefleri istikametinde düzenlendiği değerlendirilmektedir.
Medyaya yansıyan haberlerden öğrenildiği kadar, ihbar mektubu ekindeki CD’de yer alan hususlardan büyük bir kısmının 2008 ve daha önceki yıllarda medyaya yansıyan haberlerle benzerlik gösterdiği tespit edilmiştir. Kamuoyunun, gereğinden fazla, bu tip haberlerle meşgul edilmesinden üzüntü duyulmakla birlikte, dün olduğu gibi bugün de medyaya yansıyan ve Türk Silahlı Kuvvetlerini ilgilendiren bütün haberler değerlendirilmekte ve gerekli görülen durumlarda gerekli işlemler yapılmaktadır.
17 Kasım 2009 günü (dün) bir gazetede yer alan ve bu konularla ilişki kurulmaya çalışılan Genelkurmay Adli Müşavirliği tarafından hazırlandığı iddia edilen belge ise, sahtedir. Söz konusu bilgi notu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca (CMK 250’nci md. ile yetkili) yapılan soruşturma doğrultusunda bazı şüphelilerde ele geçirildiği belirtilerek, 08 Nisan 2009 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı’na incelenmek üzere gönderilen belgeler arasındadır. Yapılan inceleme neticesinde, ilgili savcılığa 01 Mayıs 2009 tarihinde “Kayıtlarımızda böyle bir belgeye rastlanmamıştır. Askeri yazım teknikleri ve isimler kullanılarak kurgulanmış sahte bir belgedir” ibaresiyle cevap verilmiştir. Sahte belgeyi, kasıtlı olarak gerçek gibi sunan, gazete hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur.
İddia edilen üçüncü ihbar mektubunun 15 Kasım 2009 günü medyada yer almaya başlamasının tesadüf olmadığı ve zamanlamasının da oldukça düşündürücü olduğu ortadadır.
Türk Silahlı Kuvvetleri, kendisine karşı uzun bir süreden beri yürütülmekte olan faaliyetlerin ve bu faaliyetlerin bütün boyutlarının farkındadır. Bugüne kadar yapılan ve bundan sonra yapılacak her türlü saldırı da Türk Silahlı Kuvvetlerinin kararlı duruşunu ve mücadele azmini asla etkilemeyecektir.” (Radikal)