Genelkurmay: Karargâhevleri soruşturmasında bir yarbayı tutukladık

Genelkurmay: Karargâhevleri soruşturmasında bir yarbayı tutukladık
Genelkurmay: Karargâhevleri soruşturmasında bir yarbayı tutukladık

Yarbay Dönmez?den ele geçirilen krokiler sonucu Zir Vadisi?nde cephanelik bulunmuştu. fotoğraf: serdar özsoy

Radikal'in Genelkurmay'a yönlendirdiği sorulardan bazılarına dün yanıt geldi. Asker ilk kez Karargâhevleri ile ilgili bir tutuklama olduğunu açıkladı
Haber: TOLGA AKINER / Arşivi

Fikret Emek’e askeri savcı  hapis cezası vermiş solda. 
Sauna çetesinin Tatlıses ile ilişkisi gündeme gelmişti.


ANKARA - ‘Sauna’ ve ‘Atabeyler’ operasyonlarında yakalanan dört subayın, askeri mahkemede de yargılanıp mahkûm olduğu ve YAŞ kararlarıyla ordudan atıldığını duyuran Genelkurmay Başkanlığı, Karargahevleri konusunda soruşturmanın sürdüğünü tekrarladı ve yeni bir bilgi verdi: Soruşturma sonucu bir yarbay tutuklandı.
Ergenekon’un 10. dalgasında  cephanelikler bulunurken Radikal, 14 Ocak 2008 günü, ‘Genelkurmay’a sorular’ manşetiyle çıkmıştı. Haberde Ergenekon’un Türk Silahlı Kuvvetleri içinde örgütlenme bağlantısı olarak değerlendirilen Karargâhevleri konusundaki soruşturmanın geldiği aşama konusunda sorular yer almıştı. 

‘Titiz araştırma’
Genelkurmay İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Metin Gürak, dün Genelkurmay Başkanlığı Karargâhı’nda düzenlediği haftalık basın bilgilendirme toplantısında; Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) intikal eden ve TSK’nın tespit ettiği adli olayları titizlikle araştırdığını ve gecikmeden yasal gereğini yaptığını söyledi. Tuğgeneral Gürak, bu kapsamdaki bazı örneklere ilişkin olarak şu bilgileri verdi:

SAUNA ÇETESİ: Olayda, 17 Şubat 2006’da gözaltına alınan bir yüzbaşı (Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda görevli Yüzbaşı Nuri Gökhan Bozkır), Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 20 Şubat 2006’da tutuklanmış, olayla ilgili bilgi ve belgelerin 24 Şubat 2006 tarihli yazıyla gönderilmesini müteakip Genelkurmay Başkanlığı’nca 28 Şubat 2006’da soruşturma emri verilmiştir. Genelkurmay Askeri Savcılığı tarafından 13 Mart 2006 tarihli iddianame ile kamu davası açılmış, yapılan yargılama neticesinde, Genelkurmay Askeri Mahkemesi, sanık hakkında 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına ve TSK’dan çıkarılmasına hükmetmiştir. Ayrıca YAŞ (Yüksek Askeri Şûra) kararı ile de TSK’dan ilişiği kesilmiştir. (Sauna çetesine yapılan operasyonda bürokrat ve siyasetçilere yönelik şantaj kasetlerini ve devlete ait gizli belgeleri elinde bulunduran kişilere ulaşılmıştı. Küre operasyonunda Özel Harekâtçı subaylar da gözlatına alınmıştı.) 

Atabeyler atıldı
ATABEYLER ÇETESİ: Olay kapsamında 4 Haziran 2006 tarihinde tutuklanan üç personel (Yüzbaşı Murat Eren, Astsubay Yasin Yaman, Erkut Taş) hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 10 Temmuz 2006 tarihinde görevsizlik kararı verilerek, soruşturma dosyası Genelkurmay Başkanlığı’na gönderilmiştir. Bu kararın gönderilmesini müteakip 17 Temmuz 2006’da soruşturma emri verilmiştir. Genelkurmay Askeri Savcılığı tarafından 18 Ağustos 2006 tarihli iddianame ile kamu davası açılmıştır. Yapılan yargılama neticesinde, Genelkurmay Askeri Mahkemesi, 29 Mayıs 2007’de, sanıklara 5 yıl 7 ay 15 gün (Yüzbaşı Eren’e), 5’er ay 10’ar gün (astsubaylar Yaman ve Taş’a) hapis cezası verdi. Bu karar Askeri Yargıtay’da temyiz aşamasındadır. Ayrıca anılan personelin YAŞ kararı ile de TSK’dan ilişikleri kesilmiştir. (Atabeyler çetesine Ankara Eryamanlar’da operasyon yapılmıştı. Rütbeli dört asker ve iki polisin gözaltına alındığı evde Başbakan Erdoğan’ın güzergahlarının yer aldığı krokiler ve patlayıcılar bulunmuştu)  

FİKRET EMEK: Emekli Piyade Kıdemli Binbaşı Fikret Emek’in annesinin Eskişehir’de bulunan evinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında, 26 Haziran 2007’de yapılan arama sonunda, çeşitli çapta silah, patlayıcı ve mühimmatın bulunması üzerine, Genelkurmay Başkanlığı’nca, bir gün içerisinde askeri eşyayı gizlemek suçundan 27 Haziran 2007 tarihli soruşturma emri verilmiş, soruşturma neticesinde ise Genelkurmay Askeri Savcılığı’nca 22 Ocak 2008 tarihli iddianame ile askeri ‘eşyayı gizlemek’ten kamu davası açılmıştır. 

Fikret Emek’e hapis
Yapılan yargılama neticesinde Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesi, 25 Aralık 2008’de anılan kişinin 1 yıl 8 ay 25 gün hapis ile cezalandırılmasına karar vermiş, ancak 5271 sayılı CMK’da yapılan değişiklik sonucu hükmün açıklanmasını ertelemiştir. (Ergenekon operasyonu kapsamında gözaltına alınan emekli Binbaşı Fikret Emek’in annesinin evinde cephanelik bulunmuştu) 

KARARGÂHEVLERİ: Olaya ilişkin olarak, alınan istihbari mahiyetteki bilgiler için öncelikle ilgili kuvvet komutanlığınca (Hava Kuvvetleri Komutanlığı) geniş kapsamlı bir idari soruşturma başlatılmış ve gerekli idari tedbirler alınmıştır. İdari soruşturmanın tamamlanmasını müteakip, 31 Mayıs 2008’de adli soruşturma emri verilmiştir. Soruşturma kapsamında bir Yarbay tutuklanmıştır. Soruşturma Hava Kuvvetleri Askeri Savcılığı’nca bütün boyutlarıyla yürütülmektedir. (Subay ve harp okulu öğrencileri ile sivillerin, toplanıp NATO tesislerine eylemler dahil olmak üzere bazı planları konuştukları öne sürülen ‘Karargâhevleri’ İşçi Partisi’nde bulunan MİT raporu ile ortaya çıkmıştı. Genelkurmay MİT tarafından kendisine 2005’te bildirilen iddiaları soruşturduğunu açıklamıştı.)

YARBAYIN CEPHANELİĞİ:?7 Ocak 2009’da Ergenekon soruşturması ile ilgili olarak Yarbay Mustafa Dönmez’in evlerinde yapılan aramalarda, silah ve mühimmat bulunması üzerine Genelkurmay Başkanlığı, şüpheli hakkında 9 Ocak 2009’da askeri yargı görev alanı kapsamında soruşturma emri verdi. Dönmez, 12 Ocak 2009’da saat 10.30’da Ankara Merkez Komutanlığı’na teslim oldu. Askeri savcılıkça sevk edildiği Genelkurmay Askeri Mahkemesi’nce 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun 131. maddesi uyarınca saat 17.00’de tutuklandı. Tutuklama işlemi askeri savcılıkça İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na saat 17.40’ta bildirildi ve şüpheli Mamak Askeri Cezaevi’ne gönderildi.
Askeri savcılık ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı arasındaki koordine neticesinde oluşturulan beş kişilik bilirkişi heyeti ele geçirilen malzemeler üzerinde incelemeleri yapmak üzere görevlendirildi.
Şüpheli, bulunan silah ve mühimmatın askeri malzeme olma ihtimaline istinaden tutuklanmış olup, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında verilen gözaltı veya olabilecek tutuklama kararına bir etkisi bulunmamaktadır. Ceza usul hukuku çerçevesinde bir kişi birden fazla nedenle tutuklanabilir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmada ifadesi istendiğinde alınabilecektir. İstanbul Başsavcılığı’ndan gelen talimat gereği İstanbul’a sevk edilmiştir.

Masumiyet karinesi
Gürak toplantının sonunda ise şöyle konuştu: “İnsan hakları, Anayasa’nın 38. maddesinde yer alan ‘suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimsenin suçlu sayılamayacağı’ hükmü, ‘masumiyet karinesi’, ‘adil yargılanma hakkı’ gibi en temel hukuk ilkelerinin ihlal edildiği görülmektedir. Sorumlu olması beklenen kesimlerin yarattığı bu hassas ortam, kişilere, kurumlara, yargıya ve devlete de büyük zararlar vermektedir.” 

Askeri savcılar Öz’le
Ankara’dan iki askeri savcının, çarşamba günü İstanbul Adliyesi’ne geldiği, Zekeriya Öz’ün de aralarında bulunduğu beş savcı ile tutuklu askerler hakkında iki gün boyunca görüştüğü öğrenildi.
***
Bu sorular halen yanıt bekliyor
Genelkurmay Başkanlığı Basın Bilgilendirme Toplantısı’nda Karârgahevleri soruşturması konusunda bir yarbayın tutuklandığı bilgisi verildi ancak Radikal’in 14 Ocak 2009 günü yayımlanan sayısında sorduğu bazı soruların halen yanıtı yok. Radikal’in sorduğu sorulardan biri ‘Ergenekon soruşturması çerçevesinde Ergenekon zanlısı personelin askeri soruşturmada ayrıca sorgulanıp sorgulanmadığı’ydı. Ancak Tuğgeneral Metin Gürak açıklamalarında bu konuya değinmedi. Bir başka soru ise şöyleydi: “MİT tarafından 2005’te Genelkurmay’a gönderilen ‘karargâhevleri ile ilgili belge Ergenekon operasyonunda İşçi Partisi Genel Merkezi’nde bulunmuştu. Bu belgenin kimler tarafından sızdırıldığı tespit edildi mi?” Bu soru cevapsız kaldı. Gürak’ın açıklamasında “Karargâhevleri şemasında adı geçen personelden aklananlar oldu mu?” sorusunun yanıtı da yoktu. “Yüksek Askeri Şûra kararıyla atılan personel arasında Karargâhevleri zanlısı var mı?” sorusu da şimdilik yanıtsız.