Genelkurmay'da Işık Evleri operasyonu: Astsubay tutuklandı

Genelkurmay'da Işık Evleri operasyonu: Astsubay tutuklandı
Genelkurmay'da Işık Evleri operasyonu: Astsubay tutuklandı

Tümgeneral Rıdvan Ulugüler.

'Kayserililer garnizon komutanı aleyhine kışkırtılıyor'


ANKARA - Genelkurmay Başkanlığı İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Metin Gürak, "Kayseri’de sahte belge düzenlenerek bazı işletmelere gönderildiğini" ifade ederek, "Bölge halkının garnizon komutanı aleyhine kışkırtılarak, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin itibarını zedelemek için kamuoyu oluşturulmaya çalışıldığı tespit edilmiştir" dedi.
Tuğgeneral Gürak, Genelkurmay Başkanlığı Karargahı’ndaki haftalık basın bilgilendirme toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kayseri’deki soruşturma ile ilgili soru üzerine, Tuğgeneral Gürak, "Geçen hafta bazı çevrelerin yürütülmekte olan soruşturmadan çok endişe duyup rahatsız olduklarının anlaşıldığını belirtmiştik" karşılığını verdi.
Garnizon Komutanı’na atfen yapılan iddialarla ilgili olarak konunun incelendiğini bildiren Tuğgeneral Gürak, yapılan incelemede Kayseri Garnizon Komutanlığı’nın Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu ve Yönetmeliği kapsamındaki yetkileri dahilinde, tüm garnizonlarda olduğu gibi Kayseri’de İl Emniyet Müdürlüğü’nden askeri personelin girmesinin sakıncalı olacağı ve olay çıkması muhtemel mahalle, sokak, kafe, kıraathane, internet kafe, pastane, müzik evi, lokanta ve otel gibi yerlerin bildirilmesini talep ettiğini anlattı.
Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü tarafından bildirilen adreslerin komutanlık tarafından personele duyurulduğunu ifade eden Tuğgeneral Gürak, şunları kaydetti:
"Ancak, bu emirde yer alan adreslerin il emniyet müdürlüğünden elde edildiğine ilişkin ifadelerin maksatlı olarak yazıdan çıkarılarak, belgede tahrifat yapılmak suretiyle, garnizon komutanlığının sanki kendi inisiyatifi ile hareket ettiği yönünde sahte belge tanzim edildiği, bu belgenin işletme sahiplerine gönderildiği, bölge halkın garnizon komutanı aleyhine kışkırtılarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nin itibarını zedelemek için kamuoyu oluşturulmaya çalışıldığı tespit edilmiştir.
Diğer yandan, aynı şekilde ’karargah evleri’ kapsamında tutuklu olan bir albaya yardım edilmesi gerektiğine ilişkin ayrı bir sahte belge düzenlenmiş, bunun da Türk Silahlı Kuvvetleri iç yazışmasıyla dağıtımı yapılmış, ancak failleri yakalanmıştır.
Garnizon Komutanı’nın malum soruşturma ile ilişkilendirilmeye çalışıldığı görülmüştür. Konuya ilişkin adli soruşturma Hava Kuvvetleri Askeri Savcılığı’nca yürütülmektedir."

 

 

BİRİ TUTUKLANDI

 

 

Kayseri’de bir süre önce gözaltına alınan ve daha sonra Ankara’ya götürülen 3 astsubaydan İsmail Dağ tutuklanırken, Astsubay Çavuş Orhan Güleç, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Sanık avukatlarından alınan bilgiye göre, resmi evrak üzerinde tahrifat yaptıkları iddiasıyla bir süre önce Kayseri’de gözaltına alınan Astsubay İsmail Dağ ile Astsubay Çavuş Orhan Güleç, önceki gün Ankara’ya Hava Kuvvetleri Komutanlığına götürüldü. Gülhane Askeri Tıp Akademisinde sağlık kontrolünden geçirilen Astsubay İsmail Dağ ile Astsubay Çavuş Orhan Güleç, askeri savcı tarafından dün akşam tutuklanma istemiyle askeri mahkemeye sevk edildi. Askeri Mahkeme, Astsubay İsmail Dağ’ın tutuklanmasına, Astsubay Çavuş Orhan Güleç’in ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasına karar verdi. Kayseri’de bir süre önce gözaltına alınıp daha sonra Ankara’ya gönderilen Astsubay Ali Balta da önceki gün sevk edildiği Askeri Mahkemece tutuklanmıştı.




HABERTÜRK MANŞETE TAŞIDI


Habertürk gazetesi Kayseri’deki Işık Evi operasyonunda gözaltına alınan astsubay Ali Balta’nın askeri savcıya verdiği ifadeleri -‘F tipi’ astsubayın fişleme itirafları- başlığıyla manşetine taşıdı. Sibel Hürtaş'ın haberine göre; Askeri savcılığı harekete geçiren ve "Işık Evleri soruşturması"na götüren sürecin, Kayseri 2. Hava İkmal Komutanı Hava Pilot Tümgeneral Rıdvan Ulugüler adına düzenlenen iki sahte emirle başladığı öğrenildi. Ulugüler, emirleri sadece "yetkili" askerlerin şifreyle kullanabileceği Döküman Yönetim Sistemi (DYS) üzerinden hazırlıyordu. Ancak, bir süre önce kendi imzasıyla bilgisi dışında "sahte emirler" dolaşmaya başladı. Bunun üzerine Ulugüler, incelem başlattı. İnceleme sonucunda Astsubay Ali Balta, Orhan Güleç ve İsmail Dağ, "sahte belge düzenledikleri" gerekçesiyle gözaltına alındı. Olay hemen Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcılığı'na bildirildi.


3 MART'TA SORGU


3 Mart'ta Hava Kuvvetleri Komutanlığı askeri Savcısı ve yardımcıları ile beraber Kayseri 2. Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığı'na gitti. Burada önce Ulugüler ile görüştüler. Ardından 7 Mart'ta Astsubay Ali Balta'ınn ifadesini aldılar. Balta, tanımadığı birinin kendisine flash disk verdiğini, burada yazılan yazıları DYS sistemine başkasına ait şifre ile girerek yüklemesini istediğini ve korktuğu için bunu yaptığı söledi. Daha sonra avukatalrıyala görüşen Balta ifadesini değiştirdi. Edinilen bilgilere göre Balta şunları anlattı;


IŞIK EVLERİNDE YETİŞMİŞ

Denizli'de lisedeyken bir yıl kadar Işık Evleri'ne gitmiştim. Mezun olduktan sonra bir abimiz Kayseri'de Işık Evleri'nden kişilerin bize ulaşacağını söyledi. 2006'da Kayseri'deki birliğime katıldım. Birkaç gün sonra Tarık isimli şahısla tanıştım. Onun evinde de Yusuf'la tanıştım. Tarık daha sonra İsmail Dağ ve Orhan Güleç astsubaylarla yanıma geldi. Bize yardımcı olacağını söyledi.


EV TUTTULAR


İsmail Dağ ve Orhan Güleç ile ev tuttuk. Daha sonra Yusuf, E.Ş. isimli biriyle geldi ve "Bundan sonra ev abiniz E.Ş. olacak" dedi. E.Ş. ev abimiz oldu ve Kırık Testi, Prizma ve Asrın Getirdiği Tereddütler gibi Fethullah Gülen'e ait kitaplar getirerek bize açıklamalarda bulundu.


EVRAK YAPTIRDILAR


28 Şubat 2009'da Yusuf evimize geldi ve bir yazının çıktısını gösterdi. Yazıyı DSY sisteminden göndermemi istedi. Işık Evleri ile ilgimi vurguladı. beni gizliden gizliye tehdit etti. Ben de kabul ettim. 2 Mart'ta Personel Şube Müdürü bana kendi şifresini verdi ve DYS sisteminden, bir evrak göndermemi istedi. Böylece yetkili bir kişinin şifresini öğrenmiş oldum. Öğleden sonra flash belleğin içeriside bulunan belgeyi gönderebilmek içni arkadaşımın çalıştığı amirliğe gittim. Flash belleğin içeresinde bulunan belgeyi gönderebilmek için arkadaşımın çalıştığı amirliğe gittim. Flash belleği bilgisayara taktım. İçerisindeki yazıya DYS numarası aldım ve pek fazla evrak gitmeyen İhale Komisyon Başkanlığı'nı seçerek evrakı oraya gönderdim. Yusuf'la buluşup flash diski geri verdim. Bana "büyük iş başardın" dedi. Olay Çarşamba ortaya çıktı"


ASKERİYEYİ FİŞLEMİŞLER


Balta, bu ifadesinden 4 gün sonra yeniden ifade verdi: "Ev abimiz E.Ş. bazen elinde flash bellekle geliyor, bize komutanlıkta görevli subay ve astsubaylarla ilgili sorular soruyordu. Mesela bunlarda bir tanesi Alevi olduğu tahmin edilen kişilerin listesiydi. Bu listenin en başında Albay Cengiz Köylü vardı. Hatta bana Köylü'nün Ergenekon'dan tutuklandığını söyledi. Ergenekon ile ilgili "Bak her şey ortaya çıkıyor, vatan haini bu insanlar" dedi. Y.Ö. binabışın da karargah evleri üyesi olduğunu aralarında abi kardeş ilişkisi olduğunu söyledi.


BİLGİ İSTEDİ

Bizden bu kişiler hakkında bilgi istedi. Bana birkaç isim daha sordu. Bunları takip etmemi ve kendiisne bilgi vermemi istedi. Biz bu listeyi görünce ona bu kadar ayrıntılı listeyi kimden aldığını sorduk. O da bize rütbeli abilerden aldığını söyledi.


EŞCİNSEL LİSTESİ


Bir başka liste ise Kelebek, yani eşcinsel olanların listesiydi. Sonraki listede erotik ürünlerle ilgilenen, kadın düşkünlüğü olan, erotik shoplardan alışveriş yapanların isimleri vardı. Bir de mesai saatlerinde piyango, loto gibi oyun oynayan, borsayı takip eden kişiler varsa isimlerini vermemizi istediler.


SAHTE EMİRLER


Habertürk gazetesinde astsubayların hazırladığı sahte emirler şöyle verildi:
KÖYLÜ’YE DESTEK EMRİ: Rıdvan Ulugüler imzalı ‘Dağıtım kısmına yazılmıştır” başlıklı bir yazı. 5 maddelik yazıda Ergenekon’dan tutuklu Alb. Cengiz Köylü için köylülerden yardım istendiği iddia ediliyordu.
SAKINCALI MEKÂNLAR: Rıdvan Ulugüler askeri personelin girmesinin sakıncalı olduğu yerlerle ilgili bir haber hazırlamıştı. Ulugüler’in hazırladığı emrin dördüncü maddesi bu mekanların ‘İl Emniyet Müdürlüğü ile yapılan koordine’ neticesinde belirlendiği ifade ediliyordu. Astsubaylar, DYS sistemine girerek 4. maddeyi kaldırdı. Böylece askerlerin gidebileceği yer seçiminin keyfi yapıldığı izlenimi verildi.


GAZELERDE BÖYLE HABER OLDU?


Bugün ve Zaman gazetesinde Rıdvan Ulugüler’le ilgili şu haberler çıktı:
BUGÜN: Paşa ‘Kırmızı çizgisi’ni çiğnemiş.. Kayseri’de Ulugüler’in askere ‘gitmeyin’ diye yasakladığı oteli geçtiğimiz hafta ziyaret ettiği ortaya çıktı.
3 astsubaya asit kuyusu tehdidi.. Avukatlar müvekillerinin asit kuyularına atılmakla tehdit edildiğini ileri sürdü.

ZAMAN: Ulugüler’in askeri personele yasakladığı işyerleri listesi kamuoyuna sızınca askeri yetkililerin esnaftan özür dilediği ortaya çıktı. Kışlada hipnoz ve işkence.. Rıdvan Paşa’nın 3 astsubayı gözaltına aldırıp hipnoz ve ilaçla işkence yaptırdığı iddia edildi.


ZAMAN GAZETESİ’NDEN AÇIKLAMA



Zaman gazetesi internet sitesine şu açıklamayı girdi: Habertürk 'F TİPİ' ASTSUBAYIN FİŞLEME İTİRAFLARI manşetiyle bugün tam bir operasyonel habere yer verdi. Haber etiğini dilinden düşürmeyen gazetede Sibel Hürtaş imzalı haberde sızdırma savcılık ifadeleri yer aldı. Ki bu ifadelerin işkence altında ve sanık, asit kuyularıyla korkutularak alındığı avukatları tarafından geçen hafta yapılan basın toplantısında dile getirilmişti. Sanık avukatlarının geçtiğimiz günlerde yaptıkları bu basın toplantıları da Habertürk tarafından göz ardı edildi.

 


Darbe günlüklerinde 'Ciner' vurgusu


Haber geçtiğimiz günlerde medyada "KIŞLADA HİPNOZ VE İLAÇLA İŞKENCE" başlığıyla verildi. Olay asıl hikâyesi ise şöyle: "Kayseri 2. Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığı'nda yaşanan gözaltı skandalının yeni boyutu ortaya çıktı. Garnizon Komutanı Tümgeneral Rıdvan Ulugüler'in talimatıyla kanunsuz bir şekilde 7 gün boyunca gözaltında tutulan astsubaylar Ali Balta, Orhan Güleç ve İsmail Dağ'a sorgu sırasında "sivil bir kişinin hipnoz ve ilaçla işkence" yaptığı iddia edildi.
Avukat Mustafa Dokumacı, Kayseri Barosu'nda düzenlediği basın toplantısında, müvekkili Astsubay Ali Balta ile 10 gün sonra sadece 1 saat görüştüğünü, müvekkilinin kendisine, halen neyle suçlandığını bilmediğini söylediğini kaydetti. Dokumacı, ''Ali Balta'nın ifadelerinin tamamı bize verilmedi. Kendisine neler sorulduğunu öğrenemedik. Ali Balta'nın psikolojik açıdan tükenmiş bir halde olduğunu gördük. Sivil kişiler tarafından sorgulandığını, uykudan uyandırılarak ifadesinin alındığını, verdiği ifadeleri hatırlamadığını bize beyan etti. Bunları yazılı olarak bize verdi. Bunu mahkemede kullanacağım'' dedi."
Yukarıdaki şekliyle medyada yer alan bu olay bugün Habertürk gazetesinde çarpıtılarak manşet yapıldı.
Medyaya yeni adım atan Habertürk gazetesinin daha şimdiden bu tür operasyonal girişimlere çanak tutması Balbay günlüklerinde yer alan darbeci paşaların "Paşam Ciner bizden yana. Biz kuşatmayı yardık." İddialarını akla getiriyor.