'Gerçeğe' ikinci kanıt

Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'ün, 'Olayla ilgili delillerden sadece biri' dediği Adli Tıp Kurumu raporuna, ikinci bir delil eklendi.
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi

ANKARA - Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'ün, 'Olayla ilgili delillerden sadece biri' dediği Adli Tıp Kurumu raporuna, ikinci bir delil eklendi. Mahkûmların jandarmaya ateş açtığı yönündeki resmi savunmayı çürüten Adli Tıp raporundaki tespitlerin, Eyüp Başsavcılığı'nca da paylaşıldığı ortaya çıktı. Başsavcılığın 19 Ocak tarihli 'keşif tutanağı'nda, silahlı atışların tümünün idare binasından koğuşlara yönelik yapıldığı, tersi yönde ateş edildiğine ilişkin bulguya rastlanmadığı belirtildi.
Bayrampaşa Kapalı Cezaevi'nde 19 Aralık'taki operasyonda 12 tutuklu-hükümlü yaşamını yitirmişti. Cezaevi operasyonuyla ilgili hükümet kanadından yapılan 'Mahkûmlar birbirini vurdu, kendilerini yaktı, güvenlik kuvvetlerine saatlerce silahla karşılık verdi' açıklaması, Adli Tıp Kurumu'nun,
'içeriden dışarıya dönük hiç atış izine rastlanmadığı, tüm atışların dışarıdan içeriye yapıldığı, kullanılan gaz bombalarının ölümlerde etkili olduğu' yönündeki raporuyla tartışmalı hale gelmişti.
Raporu da dayanak
'Savcılık keşif tutanağı' Adli Tıp raporunda 'raporun hazırlanışı sırasında incelenen belgeler' arasında sayılıyor. Adli Tıp raporunun sekizinci sayfasında yer alan ilgili bölümde şöyle deniliyor:
"C Blok maltası boyunca tespit edilen tüm mermi çekirdeği deliklerini oluşturan atışların, 19.01. 2001 tarihli keşif tutanağında da belirtildiği üzere, maltanın sonu olan 19. koğuş yönüne doğru yapılmış olduğu, tersi yöne doğru yapılmış atış veya atışlara ait herhangi bulgu saptanmadığı..."
Bu arada 'aşırı güç kullanmak'la eleştirilen güvenlik kuvvetlerinin cezaevi operasyonunun hemen ardından hazırladığı sekiz sayfalık tutanakta ise jandarmanın, tutuklu ve hükümlüleri, 'terörist' mi, 'tutuklu-hükümlü' mü görmesi konusunda kafasının hayli karışık olduğu görülüyor.
'Terörist hükümlüler'
Yasalara göre, yargılanıp hüküm giymemişler için 'terör suçundan tutuklu' denilmesi, cezaları kesinleşenler yönünden ise ancak 'terör suçundan hükümlü' sıfatı kullanılması gerekiyor. İstanbul Başsavcısı ile cezaevi savcısının bile altına imza atmaktan imtina ettiği tutanakta, 46 yerde 'terörist, bayan terörist' sıfatı kullanılmış, 'terör suçlusu tutuklu-hükümlü' sıfatı yalnızca 23 kez kullanılmış. Tutanakta, ayrıca jandarma sekiz ayrı yerde de 'DHKP veya TİKKO örgütü mensubu tutuklu ve hükümlü' ifadesini kullanmış.
Güvenlik güçlerinin, mahkûmlara yaklaşımının ipuçlarını veren tutanakta, PKK davalarından mahkûmlarla ilgili nitelemeler ise farklı. Tutanakta 'PKK'lı teröristler' ifadesi yok. Jandarma, ölüm orucuna katılmayan ve direniş göstermeyen bu gruptakilerle ilgili, 'PKK mensubu tutuklu ve hükümlüler' ifadesini kullanmayı yeğlemiş.