Gerçek 'Vizontele'

Türkiye'nin elektrik ulaştırılan en son köylerinden, Erzurum'un İspir ilçesine bağlı Yıldıztepe sekiz ay önce elektrik ve televizyonla tanışınca, ilişkilerden yatma kalkma saatine kadar tüm yaşantı değişti

ERZURUM - Türkiye 'nin elektrik ulaştırılan en son köylerinden, Erzurum'un İspir ilçesine bağlı Yıldıztepe sekiz ay önce elektrik ve televizyonla tanışınca, ilişkilerden yatma kalkma saatine kadar tüm yaşantı değişti.
İspir'e 40 kilometre uzaklıkta, 1500 metre yükseklikte sarp kayalık alanda 30 haneli, 110 nüfuslu Yıldıztepe'ye köylüler, en yakın yola ulaşmak için katır ve at sırtında kayaları aşarak mücadele verdikleri için
'Kadersiz' ismi koydu. En yakın yola 4 kilometre uzakta olan, bu nedenle elektrik ve telefon da bulunmayan 'Kadersiz' halkının uzun yıllar süren mücadelesi sonucu 1988'de yol yapımına başlandı, 13 yıl sonra yolun 3 kilometresi açıldı, son 1 kilometre kaldı.
" TBMM de dahil her yere başvurduk. Köyümüze elektrik geleceği sözünü aldık. Bu arada bize verilen belgelerde, Türkiye'nin elektrik verilecek 75 bin 541 köyünden en sonuncusu olduğumuzu öğrendik" diyen muhtar Selim Kacir, sonunda Eylül 2000'de
elektriğe kavuştuklarını anlattı.
Elektrikten önce ve sonra Yıldıztepeliler, lambanın anahtar düğmesiyle, evde hazır bulundurdukları televizyonun açma düğmesine aynı anda bastı. Ancak bazı köylülerin ilk kez gördüğü beyaz ekran, Yıldıztepe'ye yeni bir yaşam tarzı da getirdi. Sekiz ayda ilişkilerden, konuşmalara ve davranışlara kadar her şey hızla değişti, kimse evden çıkmamaya ve her gün yeni bir şeyler öğrenmeye başladı.
Televizyonda sabah dizilerini kaçırmayan kadınlar, bu arada kendi haklarıyla ilgili konularda da yoğunlaştı. Kadınlar, 'elektrikten sonra', erkeklerle eşit olduklarını ve kendi haklarının da bulunduğunu öğrendi.
Erkekler ise kadınların her gün yeni bir şeyler öğrenmesinden tedirgin. Eş ve kızlarının kendilerine karşı çıkmaya başladığını söylüyorlar.
"Elektrik gelmeden önce meğerse yaşamıyormuşuz" diyen kadınlar ise köydeki değişiklikleri şöyle anlatıyor:
"Televizyon sayesinde köyde günlük yaşam, konuşmalar ve davranışlar değişti. Daha önce köye gelen bir yabancıyla çocuklarımız tek kelime konuşamazdı. Sekiz ayda çocuklar değişti, artık yabancılarla çok rahat konuşuyor, daha önce merak edip sormadıklarını öğrenmeye çalışıyorlar."
Herkes evine kapandı
Eski sosyal hayattan eser kalmadığından yakınan muhtar Selim Kacir, 'televizyondan önce ve sonra' diye ikiye ayırdığı hayatı şöyle anlatıyor:
"Eskiden köy odamız her akşam aynı saatte dolardı. Herkes odada yaşamları, yapılması gerekenler hakkında konuşurdu. Geç saatlere kadar yapılan sohbetlerle herkes eğlenirdi. Artık kimse gelmiyor. Herkes bir an önce işini bitirip evine kapanıyor. Herkesin bütün gün birbirini gördüğü küçücük köyde, artık insanlar ancak iş zamanında karşılaşıyor. İşler aksıyor, geç saatlerde kalkıyorlar. Ancak her şeye rağmen televizyon hayatımıza olumlu gelişmeler getirdi. Televizyonu seviyoruz."


    ETİKETLER:

    TBMM

    ,

    Türkiye