Geriye baksa çok sevinirdi


Prof. Dr. Kıray'ı öğrencileri uğurladı.

Kendini "Geriye bakan biri değilimdir" diye tanımlayan Prof. Dr. Mübeccel Kıray dün toprağa verildi. Türkiye'de sosyal bilimin kilometre taşlarından biri olan Kıray'ı yetiştirdiği bilim insanları uğurladı.

ANKARA- "Geriye bakan biri değilimdir. Yaşamımda ne oldu ise olduğu gibi kabul ederim. Sonradan irdelemeye falan uğraşmam. Onun için de eskiden yaşadıklarımı hele onlar hakkında özellikle o zamanlar ne düşündüğünü hiç hatırlamam..."
Öğrencileri Funda Atacan, Fuat Ercan, Hatice Kurtuluş ve Mehmet Türkay'ın kaleme aldığı kitapta kendisini bu sözlerle anlatmış Prof. Dr. Mübeccel Belik Kıray. Bu sözleri aynı zamanda kitabın da ismi olmuş: 'Hayatımda hiç arkaya bakmadım.'
Türkiye'de toplumsal değişmeyi ele alma tarzıyla ekol oluşturan, sevdiklerinin 'Beco' diye hitap ettiği Prof. Dr. Kıray, 1923'te İzmir'de doğdu.
1944'te Ankara Üniversitesi'nde felsefe eğitimini tamamladı. 1960'ta doçent, 1966'da da aldığı profesörlük unvanıyla sürdü. 1959 yılından 1973 yılına kadar Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde Sosyal Bilimler Bölümü'nün gelişmesine emek veren Prof. Kıray, 1973 yılında ODTÜ'den ayrılarak London Schools of Economics'e gitti. İngiltere dönüşünde önce İTÜ'de, 1982'den sonra da Marmara Üniversitesi'nde çalışan Kıray, bu arada bir yıl kadar da University of Texas'ta ders verdi.
Çalıştığı süre içerisinde yurtdışında pek çok üniversitede seri konferanslar veren Prof. Kıray, sayısını belki kendisinin bile anımsayamayacağı kadar ödül aldı. Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) şeref üyeliğine seçildiği 1989 yılında emekli oldu ancak çalışmalarına ara vermedi.
Sansaryan'a karanfil
Yaşam serüveni içinde siyaset de hep vardı. Solcu olduğu gerekçesiyle takibat altında oldu hep. Behice Boran'ın referansıyla ABD'ye giden Kıray, burada da kesmedi akademik çalışmalarını. Türkiye'de bütün kapılar yüzüne kapanan Kıray, Amerikan Haberler Bürosu'nda çalıştı. Bu yıllarda TKP Tevkifatı'nda tutuklanarak bir süre Sansaryan'da kaldı kendisi gibi dönemin 200'e yakın solcu aydınıyla.
Bu yıllarla ilgili sık sık anlattığı hoş bir anısı var da Kıray'ın. Eşi Prof. Dr. İbrahim Kıray daha önce çıkar cezaevinden. Sansaryan Han'da tutuklu olan Mübeccel Kıray'a karanfil göndermek ister. Ama karanfil bu, rengi de kırmızı olunca işkillenir yetkililer. Bu olayı İbrahim Kıray anlatıyor: "Ben Beco'ya çiçek gönderdim. Bizim tanışma yıldönümümüzdü ve dedim ki karanfil olsun. Çok naziktiler! Tamam dediler ama karmakarışık bir demet götürdüler, sandılar ki karanfilin bir manası var."



Kıray'ın mirası
Norveç Bergen, Kahire Amerikan, ABD Berkeley ve Zürih Teknik üniversitelerinde seri konferanslar veren Kıray'ın en çok referans verilen eserleri arasında 'Ereğli, Ağır Sanayiden Önce Bir Sahil Kasabası' 'Örgütleşemeyen Kent' yer alıyor. Makaleleri içinde de 'The Family of Migrani Workers', 'Changing Patterns of Patronage' ile 'Survivial Strategies of Expeasants in Cities' en çok atıfta bulunanlar. Kıray'ın diğer eserleri arasında 'Kentleşme Yazıları', 'Seçme Yazılar', 'Toplumsal Yapı Toplumsal Değişme', 'Tüketim Normları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Araştırma' yer alır. 'Hayatımda Hiç Arkaya Bakmadım' ise Kıray'la öğrencilerin yaptığı uzun söyleşinin kitabı.