'Gezi' iddianamesi: Camide ne içildiği anlaşılamadı!

'Gezi' iddianamesi: Camide ne içildiği anlaşılamadı!
'Gezi' iddianamesi: Camide ne içildiği anlaşılamadı!
255 sanıklı "Gezi Parkı olayları" iddianamesi mahkemece kabul edildi. Savcılık, 255 şüphelinin 1 ile 11 buçuk yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırılmasını istiyor. İddianamede çokça tartışılan 'camide içki' konusuna da değiniliyor.

İSTANBUL - Taksim Gezi Parkı'ndaki ağaçların kesilmek istenmesine karşı 27 Mayıs'ta başlayan ve 31 Mayıs günü sabaha karşı yaşanan sert polis müdahalesinin ardından büyüyen gösterilerle ilgili olarak hazırlanan iddianame, mahkeme tarafından kabul edildi. İddianamede 7'si yabancı uyruklu 255 sanık bulunuyor. 


1 İLE 11 BUÇUK YIL ARASINDA HAPİS CEZALARI İSTENİYOR
 

Mahkemenin 15 günlük inceleme süresinin bitimine 1 gün kala kabul ettiği iddianamede, sanıkların, "2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet", "görevi yaptırmamak için direnme", "kamu görevini usulsüz üstlenme ve kamu malına zarar verme", "özel kıyafetleri usulsüz kullanma", "suçluyu kayırma", "ibadethaneyi kirletmek suretiyle zarar verme" ve "hırsızlık" suçlarını işledikleri iddia ediliyor.  İstenen hapis cezaları ise 1 yıl ile 11 buçuk yıl arasında. 


CAMİDEKİ ŞÜPHELİNİN 'NE İÇTİĞİ' BELİRLENEMEDİ

İddianamede cami içindeki kamera görüntülerinin çözünürlüğünün düşük olduğu, Foto Film Şubesi'ndeki iyileştirme çabalarına rağmen Bezmi Alem Valide Sultan Camii'nde bulunan sanıklardan E.Ö.'nün elindeki kutudan ne içtiğine yönelik bir tespitin yapılamadığı belirtildi. 


DURUŞMA MAYIS AYININ İLK HAFTASI


İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesi, sanık sayısının fazla olması nedeniyle duruşmanın Mayıs ayının ilk haftasında 5 güne yayılmasına karar verdi. 

İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, başlangıcında ‘Taksim Yayalaştırma Projesi’ kapsamındaki yol çalışmaları sırasında Taksim Gezi Parkı’ndaki bazı ağaçların sökülmesi nedeniyle Taksim Dayanışma Platformu isimli oluşum ile birlikte bazı sivil toplum kuruluşları ve bu arada yasadışı örgütler tarafından eylemler düzenlenmeye başlandığı, ancak ilerleyen süreçte eylemlerin hukuki hak arama yolları dışına çıkarak yasa ve hukuk dışı nitelik kazanmaya, Gezi Parkı’nı işgal, kolluk görevlilerine direnme ve saldırı, çok sayıda kişinin yaralanması, kamu ve özel mallara zarar verme niteliği almaya, toplum huzurunu ve barışını olumsuz yönde etkilemeye başladığı ifade edildi. 


DOKTOR ÜNİFORMASI OLAN KİŞİLER
 

İddianamede 16 Haziran günü Taksim Ramada Otel önünde eylemci bir grubun taşkınlık yaparak kolluk görevlilerine taş attıkları, otelin giriş katında usulsüz ve revir kurdukları anlatıldı. Otele giren kolluk kuvvetlerinin, üzerlerinde doktor üniforması bulunan kişileri yakaladıkları, yapılan araştırmada şüphelilerin temin ettikleri ilaçlarla yaralanan eylemcilere sağlık yardımı yaptıklarının anlaşıldığı, doktorluk mesleğine ait üniformaları yetkileri ve sıfatları olmadan alenen başkalarını yanıltıcı şekilde kullandıklarını, usulsüz olarak kamu görevini üstlendikleri ileri sürüldü. 


CAMİDE 2 GÜN ÜST ÜSTE YAŞANANLAR 

İddianamede, 31 Mayıs günü Gezi Olayları’nın devamında eylemcilerin Dolmabahçe Bezmialem Valide Sultan Camii’ne girmek istedikleri, cami müezzini Fuat Yıldırım'ın grubun içeri girmesine engel olmaya çalıştığı, Yıldırım ve caminin güvenlik görevlisinin kırılan kapının arkasına kalaslar koyarak eylemcilerin içeriye girmesini engelledikleri ifade edildi.
Ertesi gün eylemcilerin, cami kapısının açık olmasından faydalanarak içeri girdikleri , camideki ayakkabılıkları ters çevirerek tezgah gibi kullanmaya çalıştıkları, motosikletli kişilerin camiye sürekli ilaç taşıdıkları, tıbbi atık ve içeride yiyecek içecek artıkları ile içerinin kirletildiği, cami içine zarar verildiği, cami içindeki güvenlik kameraları ile minber kısmında Arapça yazılar bulunan perdelerden bir kısmını çaldıkları, daha sonra polisin yaptığı incelemede, pencere önünde içi boş ezilmiş halde bira kutusu ile müezzin bölümünde boş sigara kutusu, söndürülmüş sigara izmaritleri bulunduğu, eylemcilerin camininin dışına da zarar verdikleri kaydedildi. 


'İBADETHANEYİ KİRLETMEK SURETİYLE ZARAR VERME' SUÇLAMASI 

Şüphelilerden S. Y. ve , E. Y. D.nin cami içinde yaralılara müdahale ederken E.Ö' nün elindeki kutudaki sıvıyı içerken görüldüğü, (güvenlik kamerası kaydı) , D.Y.'nin facebook üzerinden “Arkadaşlar Dolmabahçe’de yoğun saldırı var, oraya ulaşamadığımızdan reviri Dolmabahçe Camii içine kurduk, malzeme ihtiyaçları var, özellikle ilk yardım, ventolin ve talcid, yiyecek içecek getirirseniz de süper olur" şeklinde mesaj yazdığının dikkat çekildiği iddianamede, "4 şüphelinin de dini inanışı benimseyen toplum kesimlerini tahkir etmek maksadı ile ibadethane olan ve herkes için geçerli belirli giriş kuralları bulunan camiye zor durumda kalarak ayakkabılarıyla girdikleri kabul edilse dahi sonrasında ayakkabıları ile gezinmeye devam ettikleri... " denildi.


DHA / Radikal.com.tr