Gezi kalsın kışla bitsin

Gezi kalsın kışla bitsin
Gezi kalsın kışla bitsin
Taksim Dayanışması temsilcileri Başbakan Vekili Bülent Arınç'a taleplerini iletti. Referanduma karşı çıkan dayanışma üyeleri, Gezi Parkı'nın aynen korunup kışla projesinin iptalini istedi.

Taksim Dayanışması temsilcileri dün Başbakan Vekili Bülent Arınç’la görüşerek taleplerini iletti. 7 başlıkta toplanan talepler içinde Gezi Parkı’nın ‘park’ olarak kalması, Topçu Kışlası projesinin iptal edilmesi, AKM’nin yıkılmaması yer aldı. Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhcu, somut adımlar beklediklerini belirtirken, “Gezi Parkı için referandum olmaz. Dünyanın gelişmiş demokrasilerinde toplumsal duyarlılık dikkate alınır ve gereği yapılır. Ayrıca bilimsel gerçekler referandum yoluyla değiştirilemez” dedi.
Arınç ile yapılan görüşmenin ardından Taksim Dayanışma Heyeti adına açıklama yapan Eyüp Muhcu, taleplerin barışçı ve demokratik şekilde ortaya konulmasına karşın, şiddet, baskı ve yasakçı uygulamaların sürdüğünü, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ’ın hakarete varan açıklamalar yaptığını söyledi. Taksim Dayanışması olarak hiçbir yurttaşın can güvenliğinin tehdit altında olmadığı, düşüncelerini, demokratik taleplerini özgürce ifade ettiği bir toplumsal iklimin oluşturulması için özverili çaba içerisinde olduklarını dile getiren Muhcu, “Bu çabalarımızı sürdüreceğiz. Ancak burada iktidarın toplum talepleri karşısında somut adım atması önemlidir. Bizler bu süreç içerisinde sadece bir yurttaş, vatandaş, duyarlı kesimler olarak özverili çabalar içindeyiz. Bu çabalarımızı bütün yurttaşlarımızla birlikte demokratik, barışçı yöntemlerle sürdürmeye devam edeceğiz. Bu çabalar iktidarın aldığı kararlar, somut adımlar sonrasına göre şekillenecektir” diye konuştu. 

7 talep iletildi 

Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Tayfur Kahraman da Arınç’a sundukları talepleri paylaştı. Kahraman, Gezi Parkı’nın park olarak kalmasını, Taksim Gezi Parkı’na Topçu Kışlası adı altında ya da başka bir yapılaşma olmayacağına, projenin iptal edildiğine dair resmi bir açıklama yapılmasını, Atatürk Kültür Merkezi’nin yıkılmasına ilişkin girişimlerin durdurulmasını istediklerini söyledi. Kahraman, başta Ankara, İstanbul, Hatay valileri ve emniyet müdürleri olmak üzere halkın en temel demokratik hak kullanımını engellediği, şiddetle bastırma emrini verdiği ileri sürülen sorumluların görevden alınmasını, gaz bombası ve benzeri materyallerin kullanımının yasaklanmasını, olaylarda gözaltına alınanların serbest bırakılmasına yönelik taleplerini de ilettiklerini belirtti.
Kahraman, ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılmasını talep ettiklerini belirterek, şöyle devam etti:
“Yaşananları ‘marjinallikle’ açıklamaya çalışmak görmezlikten gelmek anlamına gelir. Gezi Parkı’na müdahale ile simgeleşen iktidar anlayışının yurttaşlarımızda ‘özel hayatlarına müdahale ve hor görülme’ biçiminde algılandığı ve buna kadını, erkeği, genci, yaşlısı ile büyük bir toplumsal tepki gösterdikleri; ‘biz varız, buradayız ve taleplerimiz var’ biçiminde yanıt verdikleri görülmektedir.” Kahraman, bu tepkinin içeriğinde başta 3. köprü ve HES’ler olmak üzere ekolojik değerlerin talanına itirazların, kadınların bedenleri üzerinde denetim kuran muhafazakâr erkek politikalarına karşı yükselen sesin, başta Türk Hava Yolu işçileri olmak üzere tüm emekçilerin hak gasplarına karşı taleplerinin de yer aldığını söyledi. İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Ali Çerkezoğlu da yaralı sayılarına ilişkin kendilerine gelen gayri resmi rakamları paylaşarak, yaralanmalarda biber gazı fişeklerinin mermi gibi kullanılmasının rol oynadığını, bunun yetkililer tarafından fark edilmesi gerektiğini söyledi. Çerkezoğlu, İstanbul, Ankara ve İzmir’de 2 bin 319, Türkiye ölçeğinde ise 4 bin vatandaşın yaralı olduğunu düşündüklerini ifade etti.

Dayanışmanın 7 talebİ

1)Gezi Parkı, park olarak kalmalıdır.
2)Topçu Kışlası projesi iptal edilmelidir.
3)Atatürk Kültür Merkezinin yıkılmasına ilişkin girişimler durdurulmalıdır.
4)Başta İstanbul, Ankara, Hatay vali ve emniyet müdürleri olmak üzere tüm sorumlular görevden alınmalıdır.
5)Gaz bombası ve benzeri materyallerin kullanılması yasaklanmalıdır.
6)Gözaltına alınanlar serbest bırakılmalı, hiçbir soruşturma açılmamalıdır.
7)İfade özgürlüğünün önündeki engeller kaldırılmalıdır.