Gezi Parkı'nda, siyasilere kulak veren yok

Gezi Parkı'nda, siyasilere kulak veren yok
Gezi Parkı'nda, siyasilere kulak veren yok
Siyasiler Gezi Parkı'nda pek prim yapmıyor. Parkta birbirini tanımayan insanlar bir araya gelerek birden sloganlara, alkışlara, talepleri sıralamaya başlıyor ve kendi siyasetini yapıyor.
Haber: ELİF İNCE - elif.ince@radikal.com.tr / Arşivi

İSTANBUL - Gezi Parkı'nda 8. gün yavaş yavaş başlıyor. Kimisi hala ağaç altında uyukluyor, kimisi 'açık büfe' kahvaltı ediyor, kimisi de çay bahçesinden bozma revirde dün gece Dolmabahçe'de çıkan çatışmanın yaralarını sarıyor. Bir gönüllü hekim, akşam İTÜ'deki revir ve diğer seyyar sağlık birimlerinde 600 kişiye müdahale edildiğini söylüyor.

Siyasetçilerin 'canlı yayınlanan' açıklamalarıysa parktakilerin gündeminde geri sıralarda... Haberler twitter'dan takip ediliyor ama belli ki parkta olan her şey daha heyecan ve umut verici. Çimlerde uzanmış bir kadın 'vaaz dinlemekten bıktık' diyor, adını da söylemek istemiyor; 'benim değil hepimizin ortak isteği bu, artık kendi sözümüzü söyleme zamanı'..

Parkta bir anda birbirini tanımayan insanlar çember kurup alkışlara, protestolara başlıyor. Parkta yaşananları merak edip ilk kez gelenler de çok. Tanışmayan insanlar bir anda birbiriyle hararetli tartışmalar içine girebiliyor. Bir adam, hayretle çadırlara bakıp "54 yaşındayım böyle bir şey görmedim" diyor. Boynunda poşulu 17 yaşında bir genç "arkadaşlar 12'de 1 dakikalık alkış protestosu var, duyurulur" diye bağırıyor. Herkes alkışa başlıyor, gencin etrafında bir çember oluşuyor. Gruba "şu an siyasiler konuşuyor, Bülent Arınç'ın açıklamaları gündeminizde mi? " diye soruyorum, bir diğer genç hiç duraksamadan "siyasiler konuşuyor mu ki" diyor. Poşulu da "burada farklı bir gündem yok, özgürlüğümüzü elimizden almaya çalışıyorlar, biz de karşı çıkıyoruz." diyor. Bu sefer 'ama farklı görüşler burada bir arada değil mi?' diye soruyorum, 'herkes görüşünü bildirme özgürlüğünde, biz de o yüzden buradayız zaten' diyor. Bir alkış daha kopuyor. '1000 arkadaşımız cezaevinde' diyor, oradan reyhanlı meselesine giriyor, belgelerini paylaşan askerin işkence gördüğünü söylüyor, sonra arkadan bir diğeri 'üniversite sınavı soruları bile çalındı' diyor. Sözü elinde süpürgeli bir adam alarak konuşmaya başlıyor, o da alkışlanıyor. Gruptan birine 'kim konuşuyor' diye sorunca 'çapulcunun teki' cevabını yapıştırıyor. Alkışlar, sloganların ucu kesilmiyor. Kısacası şu an burada halk kendi siyasetini yapıyor!