scorecardresearch.com

Gezi Parkı direnişçileri taleplerini açıkladı

Gezi Parkı direnişçileri taleplerini açıkladı
Bugün, Başbakanvekili Bülent Arınç'la görüşen 'Gezi Parkı direnişçileri' taleplerini hükümete ve kamuoyuna duyurdu. Eylemcilerin 6 talebinin ilki, Gezi Parkı'nda hiçbir yapılaşma olmayacağının resmen açıklanması.
Haber: ELİF İNCE - elif.ince@radikal.com.tr / Arşivi

Taksim meydanındaki yayalaştırma çalışmaları ve Gezi Parkı'nda Topçu Kışlası ve alışveriş merkezi yapılması için ağaçların kesilmesine karşı başlayan ve polisin sert müdahalelerinin ardından tüm yurda yayılan gösterileri düzenleyen eylemciler taleplerini duyurdu. Bugün Başbakan yardımcısı ve Başbakanvekili Bülent Arınç'la görüşen ve Gezi Parkı direnişinin başından beri sürecin içinde yer alan 'Taksim Dayanışması' adına hazırlanan ve hükümetle kamuoyuna seslenen bildiride, Gezi Parkı'na müdahalenin “özel hayatlara müdahale ve hor görülme” biçiminde algılandığı, gösterilerin de iktidarın bu tutumuna karşı verilmiş büyük bir toplumsal tepki olduğu belirtildi.

Taksim Dayanışması, Gezi Parkı'nda Topçu Kışlası ya da başka bir isimle herhangi bir yapılaşma olmayacağının resmen açıklanmasını, gösterilerdeki şiddetten sorumlu olan yetkililerin yargılanmasını ve gözaltındaki herkesin serbest bırakılarak haklarında hiçbir işlem yapılmamasını da içeren 6 temel talepte bulundu.


‘Taksim Dayanışması’nın Hükümet ve kamuoyuna yönelik talep metni şöyle:

Türkiye Cumhuriyet Hükümeti ve Kamuoyuna
27 Mayıs 2013 tarihinde saat 22.30 sularında Taksim Gezi Parkı'nın fiilen yıkılması girişimi sonrası yaşanılan toplumsal duyarlılık karşısında hükümetin izlediği polis şiddeti nedeniyle başta Taksim İstanbul olmak üzere bütün yurtta, yurttaşlar demokratik tepkilerini ortaya koymaktadır. Öncelikle hayatını kaybeden yurttaşların ailelerinin acılarını paylaşıyor, yaralanan binlerce yurttaşımıza acil şifa dileklerimizi iletmek istiyoruz.

Ne yazık ki, toplumun en temel demokratik ve insan hakkı olan taleplerinin barışçıl ve demokratik şekilde ortaya konmasına karşın iktidar şiddet, baskı ve yasakçı politikalarına devam etmektedir. Tek bir yurttaşımızın burnunun kanamadığı, gerilimlerin ortadan kalkarak demokratik taleplerin dillendirilebildiği bir toplumsal iklime bir an önce kavuşmak için yoğun çaba harcadığımızın bilinmesini isteriz.

Bu nedenlerle; Taksim Dayanışması olarak aşağıdaki taleplerin Hükümet tarafından bir an önce yerine getirilmesi için somut adımların atılmasını bekliyoruz.

- Gezi Parkı, Park olarak kalmalıdır. Taksim Gezi Parkına Topçu Kışlası adı altında ya da başka herhangi bir yapılaşma olmayacağına, projenin iptal edildiğine dair resmi bir açıklamanın yapılmasını,

- Atatürk Kültür Merkezinin yıkılmasına ilişkin girişimlerin durdurulmasını,

- Taksim Gezi Parkı’ndaki yıkıma karşı direnişten başlayarak halkın en temel demokratik hak kullanımını engelleyen, şiddetle bastırma emrini veren, bu emri uygulatan ve uygulayan, binlerce, insanın yaralanmasına, Mehmet Ayvalıtaş ve Abdullah Cömert adlı iki yurttaşımızın hayatını kaybetmesine neden olan sorumlular, başta İstanbul, Ankara , Hatay Valileri ve Emniyet Müdürleri olmak üzere tüm sorumluların görevden alınmasını,

- Gaz bombası ve benzeri materyallerin kullanılmasının yasaklanmasını,

- Ülkenin dört bir yanında direnişe katıldığı için gözaltına alınan yurttaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını, haklarında hiçbir soruşturma açılmayacağına ilişkin açıklama yapılmasını,

- 1 Mayıs alanı olan Taksim ve Kızılay başta olmak üzere Türkiye’deki tüm meydanlarımızda, kamusal alanlarımızda toplantı, gösteri, eylem yasaklarına ve fiili engellemelere son verilmesini; ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılmasını

TALEP EDİYORUZ.

Bunun yanı sıra; 27 Mayıs 2013 saat 22.30'dan bu yana ülkemizin meydanlarında, caddelerinde, sokaklarında ve tüm kamusal alanlarında yükselen tepkilerinin içeriğinin, ruhunun, beklentilerinin, taleplerin yetkililer tarafından fark edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Yaşananları “marjinallikle” açıklamaya çalışmak görmezlikten gelmek anlamına gelir. Gezi Parkına müdahale ile simgeleşen iktidar anlayışının yurttaşlarımızda “özel hayatlarına müdahale ve hor görülme” biçiminde algılandığı ve buna kadını, erkeği, genci, yaşlısı ile büyük bir toplumsal tepki gösterdikleri; “biz varız, buradayız ve taleplerimiz var” biçiminde yanıt verdikleri görülmektedir.

Yükselen bu tepkinin içeriğinin; “başta 3. Köprü ve HES'ler olmak üzere ekolojik değerlerimizin talanına ve güncel olarak Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısına ilişkin itirazların, ülkemize ve bölgemize ilişkin savaş siyasetine karşı duruşun ve barış talebinin, Alevi yurttaşlarımızın hassasiyetlerinin, kentsel dönüşüm mağdurlarının haklı taleplerinin, kadınların bedenleri üzerinde denetim kuran muhafazakar erkek politikalarına karşı yükselen sesin, başta Türk Hava Yolu işçileri olmak üzere tüm emekçilerin hak gasplarına karşı taleplerinin, tüm cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığına karşı mücadelenin, yurttaşların eğitim ve sağlık hakkına ulaşımının önündeki tüm engellerin kaldırılması istemleri” olduğunu iktidar sahiplerine iletmek istiyoruz.

TAKSİM DAYANIŞMASI



http://www.radikal.com.tr/1136367113636730

YORUMLAR
(30 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Eski bir zihniyettir bu. - citizen

İstanbul'a Diyarbakır'dan atanan vali Mutlu'nun.., valiliği sırasında Diyarbakırlılar mutlu muydu. Orada da pek başarılı olduğu söylenemez bay valinin. Doğudakini batıya, batıdakini doğuya atama zihniyeti eskiden askerlikte vardı. Doğulu askerler batıya gönderilirken, batıdakiler de doğuya...Bir işe de yaramazdı.

ali_tezgel'in bıraktığı yerden devam - İtaatsiz

Kente ilişkin böylesine büyük projelerde kent halkı karar sürecinin baş aktörü olmalı. Nihai karar da kent halkı tarafından alınmalı. Bunun mekanizmaları oluşturulmalı. Bugünkü mekanizmalar çok yetersiz. Kaç kişi belediye meclisindeki temsilcilerini tanıyor, o kişilerle günlük bir iletişim içinde? Ayrıca Taksim Meydanı'nın düzenlenmesine ilişkin planları neden başbakan açıklıyor? Bu belediye başkanının işi değil mi? Başbakan bu konuda dış kapının mandalı değil mi? En fazla Çatalca'da evi olan bir İstanbullu olarak fikrini söyleyebilir o kadar. Benden daha fazla yetkisi yok, Taksim Meydanı'nın düzenlenmesi hakkında.

_ - altan

Gezi Parkı direnişini destekliyorum, ancak Taksim dayanışmasının taleplerinde kullandığı dilin, eleştirdiği dil ile aynı tonlar taşıdığını düşünüyorum. Bu ülkede özgürleşmek ve bu ülkenin demokrasi anlayışını geliştirmek istiyor isek,karşılıklı olarak farklı düşüncelerimizi tartışabilmeliyiz.Tartışma kültürü oluşturamazsak, demokrasi anlayışımızı geliştiremeyiz.Gezi parkında günlerdir farklı fikirdeki insanlar direniyor, konuşuyor, tartışıyor.

ortak payda - eburak

Talepler oradaki her kesimden insani tatmin edecektir. Ne darbe cigirtkanligi ne de siyasi cikar guden talepler degildir. Hakli talepleri destekliyorum.

DİRENİŞİ BOŞA DÜŞÜRME GAYRETLERİ VAR - m.rozbilen

Millet adına, halk adına yetki kullanan yürütme erk'inin tasarrufları mutlak ve denetimsiz değildir.Baş denetçi ise halktır.Halk'a rağmen arzu edilmeyen tasarruflar devreye sokulamaz.Demokratik ülkelerdeki teamül budur.Ancak bizde "halk da kim oluyor ben iktidar ve muktedir değilmiyim" anlayışı keyfi uygulamaların devam edeceği anlamına gelmez.Gezi direnişi bir örnek olarak karşımızda duruyor ve haklı taleplerinin yerine getirilmesi isteniyor.Görevden alınmaları istenen kamu görevlileri atanırken halkın itirazı olmamıştır.Ancak son günlerdeki olaylarda gösterdikleri basiretsiz yönetim onların görevden alınmasını gerekli kılmıştır.Bunu kim istiyor? Mutlak takdir sahibi halk istiyor.Hükümet sen de kim oluyorsun deyip buna uymayabilir.Ancak o zaman da sonuçlarına katlanması gerekir.O nedenle hükümet halkı dinleyip istenen kişileri görevden almaları gerekir inancındayım.İkincisi direnişin halk tarafından değil başkalarınca (yabancılar,istihbaratçılar,ulusalcılar,Atatürkçüler,ergenekoncular,STK'una bağlı beyaz kuvvetler v.s.) sahneye konulduğunun ispatına çalışıldığı ve gezi direnişini boşa düşürmek için gayret sarfedildiğini görüyoruz.Direnişe o dedikleri başkaları da karışmış ve kışkırtmış da olabilir.Ama bu direnişin haksızlığını göstermez.Hükümet halkı dinlemeli ve istenmeyen kararlarda ısrarcı olmamalıdır.O zaman başkaları dediğimiz unsurların gayretleri boşa düşürülmüş olur.Unutmayalım aklın yolu birdir.

kopru - lemangolu

bu taleplerin arasinda yapilacak olan yeni koprunun isiminin de degistirimsi de olmasi gerekirdi.kardesce taksim i selamliyorum.

HÜKÜMET DE HATALI SİZ DE HATALISINIZ - Germiyen

Hükümetin yanlışlarının yanında eylemcilerin de yanlışları oldu.Çadırları yakarak müdahale etmek, topluma net bilgi vermemek yanlıştı. Eylemcilere gelince; Vatandaşın malı da en az o ağaçlar kadar dokunulmaz. Vatandaşın ibadethanesine yapılanlar da yanlış...İsteklerimizi de abartmayalım...Şımarıkça hareketler toplumu sizden soğutur...